Back To Top
İslamcıların demokrasi reddiyesine hakkı var mı?

İslamcıların demokrasi reddiyesine hakkı var mı?

- A +

Günümüz İslam toplumlarında dillendirilen demokrasi karşıtı söylem, genellikle İslam’ın Batı düşüncesinin ürünü olan demokrasiye karşı ayırıcı ve üstün konumunu vurgulama sadedinde gündeme gelmektedir. En keskin tartışmalar da liberal demokrasinin uygulamadaki zaafları üzerinden yürütülmektedir. Ancak bu çerçevede İslam coğrafyaları baz alındığında, bu toplumlarda ilaç için bile olsa işleyen demokrasi örneği olmadığı için mevcut demokratik sistemi hedef tahtasına oturtmanın ahlaki bir tutarlılığı da yoktur. Hele de halen İslam ülkelerini yöneten otoriter yönetimler ve bunların doğurduğu zulüm ve baskı uygulamaları ortadayken...

***

Bu konuyu daha somut bir düzlemde tartışmak için sanırım bazı okur itirazları üzerinden örneklendirmekte yarar var. Mesela bir okur geçtiğimiz günlerdeki yazılarımdan birinde “Hz Peygamber döneminde demokrasi yoktu, çünkü demokrasi modern zamanlara ait bir kavramdır” cümlesine “Peki peygamber dönemindeki yönetim biçimi demokrasiden daha mı kötüydü?” diye itiraz ediyor. Bu bahiste öncelikle şunu net olarak ifade etmeliyim; hiçbir yazımda demokrasiyi İslamileştirmek ya da demokrasiye İslami referanslar bulmak gibi bir niyet içinde olmadım. Ayrıca din, çerçevesi çizilmiş somut bir yönetim modeli tarifi vermemiştir.

Her zaman altını çizdiğimiz gibi din, adaletin, hukukun tesis edilmesini, ahlakı ve vicdanı önceleyen, bireyin haklarını teminat altına alan temel doğruları vazetmiş, bu ilkeler temelinde nasıl bir sistem oluşturulacağı tercihini ise beşeri iradeye bırakmıştır. Dolayısıyla bugün Hz. Peygamber dönemi örneğine bakarken, illa onu demokratik bir sistem olarak tanımlamak zorunda değiliz, ayrıca gerek de yok zaten.

Biliyoruz ki o günün küçük ölçekli site devleti şartlarında Hz. Peygamber adaletin tesis edildiği, Müslüman olmayanlar dahil herkesin hakkını, hukukunu, hürriyetini koruyan bir yönetimi o toplumda hakim kılmıştır.

‘Demokrasi modern zamanlara ait bir kavramdır’ derken, bugünkü anlamıyla kavramsallaşmış modern demokrasiden söz ediyoruz. Gerek Hz. Peygamber dönemindeki, gerekse öncesi ve sonrasındaki yönetim modellerinde eğer adalet ve hukuk işliyor, hürriyetler teminat altına alınıyorsa sistemin adının sultanlık ya da demokrasi olmasının bir önemi yoktur.

Biliyoruz ki, son bir kaç yüzyıldır toplumun bütününü ilgilendiren kararların bizzat toplumun kendisince ya da temsil edilen kurumlar aracılığı ile alınması fikri yaygınlık kazanmış ve bu eğilim demokrasi kavramıyla tanımlanmaya başlanmıştır. Halkın yönetimi manasına gelen demokrasi Yunanca kökenli bir kelimedir. İlk uygulamaları M.Ö. 450-350 yılları arasında Yunan site devletlerinde gerçekleşmiştir.

Demokrasi, M.Ö. 431 yılında Atinalı devlet adamı Perikles tarafından .Halkın tam ve doğrudan katılımı .Kanun önünde eşitlik .Çoğulculuk (farklı eğilim, amaç ve görüşleri kabullenme) .Bireycilik (kişi haklarına saygı) temel ilke olarak formüle edilmiştir.

Ancak belirtmek gerekiyor ki, Atina demokrasisinden bu yana demokrasi düşüncesi ve uygulama biçimlerinde önemli değişiklikler gerçekleşmiştir. Kökleri 16. Yüzyıla kadar uzanan çağdaş demokrasi düşüncesi, tarihsel süreç içinde feodal uygulamalardan doğal hukuk anlayışına, din savaşlarından iktidarları sınırlayan kuvvetler ayrılığı ilkelerine kadar pek çok yeni yaklaşım ve gelişmelerle şekillenmiştir.

***

Kısacası bugün sözünü ettiğimiz demokrasi, uzun tarihsel tecrübeler ve yüzyıllar içinde yaşanan değişimlere paralel olarak tekamül etmiş bir yönetim biçimidir. Elbette demokrasinin mevcut hali de tartışılmaz değildir. Nitekim günümüzde sadece İslam toplumlarında değil, Batı toplumlarında da demokrasinin zaafları tartışılmaktadır. Özellikle liberal demokrasinin vaat ettiği hayallerin gerçekleşmemesi, demokratik dünyada yeni bir popülist dalgayı tetiklemiş bulunmaktadır.

Ancak çağdaş demokrasinin bütün zaaflarına rağmen, İslam dünyasındaki ulemanın ve siyasi elitlerin demokrasi düşmanlığı yapmasının haklı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Adaletin, hukukun olmadığı, insan haklarının yok sayıldığı, özgürlüklerin zalimane yöntemlerle bastırıldığı İslam ülkelerinin hiçbirinin “Demokrasinin en mükemmel örneği İslam’da vardır” gibi bir masalın arkasına saklanarak mevcut demokrasiye laf etme lüksü olamaz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 19:09
95 yıldır, Batının dayattığı sömürü demokrasisine rağmen, ülkemiz dimdik ayaktadır.
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 13:47
Batı tipi demokrasi iflas etmiştir. Gelişmiş Batılı ülkelerin hırsları yüzünden dünyada huzur kalmamıştır. Demokrasi "hırslar" karşısında çaresizdir. İnsanlık için, insanların hırslarını terbiye edecek bir sisteme acil ihtiyaç vardır.
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 13:24
Batı gelişmişliğini demokrasiye değil kapitalizme borçludur. Demokrasi de, özü emperyalizme dayanan kapitalizme "peçetecilik" yapmaktadır...
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 13:12
Demokrasi sosyal bir kavramdır. Yani çatal, bıçak, kaşık gibi eşya cinsinden değildir. Sosyal kavramların esas aldıkları doğruları ve yanlışları vardır. Mesela demokrasi için insan haklarının ön şart olduğu söylenebilir. "İslamcıların demokrasi reddiyesine hakları var mı?" diye sormadan önce, Müslümanların demokrasiye bir kaç soru sorma hakları var. Mesela demokrasi için insan hakları özgürlükler vs. şart olduğu gibi Tanır'nın birliği, Kur'an'ın hükümleri, İslam Hukuku da şart mıdır? Bildiğimiz kadarı ile demokrasinin böyle bir şartı yoktur. Peki İslam'ın kendisi olan Tanrıyı ve buyruğu olan Kur'an'ı şart koşmayan demokrasinin Müslümanlardan kabul göremeye hakkı var mıdır? İslamcıları Çinlilerden daha zavallı gördüğünüz için demokrasi propagandasını İslamcılar üzerinden yapmak daha kolayınıza geliyor. Ama biliniz ki, Adem Aleyhisselamdan bu yana, her dönem, en güçlü olan kesim İslamcılardır. Hiç bir zaman zavallı olmamışlardır. Ölürken bile...
EMG 28 Ekim 2017 00:52
Biz seküler, liberal ve kapitalist bir düzene doğduk. Kamusal alan İslama kapalıdır. Sakal ve başörtüsü serbestleşmiş, Kurban derileri ve dini nikah kurtulmuştur. Bunun dışında hiçbir islami değer, kurum, kural serbest değildir. Sahte mutlaklar serbesttir. Gerçek mutlak İslam ise sadece folklorik ve sembolik olarak serbesttir. Bireysel İslam serbesttir. Sorunların kaynağında bizim kendi zaaflarımızın olduğunu kabullenmememiz vardır. Sorumluluk yükleyen islamı üstlenmedik. Bilinç terbiyesinden yoksunuz. Derinliklerle ilgilenmiyoruz. Biz yüzeyler üzerinde konuşan bir toplumuz. Ontolojik emperyalizme karşı hiçbirşey yapamıyoruz. 15 temmuzda islami bütünlük tamamen yokedilmiş oldu. Ama yokedilmiş islam şuurunun yanında muhteşem camiler inşa edilmeye devam edilmektedir. Büyük camiler için para harcayanlar büyük fikirler için bir kuruş harcamış mıdır? Bize muhafazakâr toplum diyorlar. Hayır. Neyin muhafazası. Kapitalizmle uzlaşanlar asla müslüman olamazlar. Düşünme ihtiyacı hissetmeyen bir toplum olduk. Sorun bizim patolojilerimizdir. İslam toplumları bir klinikte müşahede edilmesi gereken müflis din satıcılarına teslim edilmiştir. Genç kuşaklara hep deniyorki "bir zamanlar.." İçe ve geçmişe kapanmışız. İslam bir seçenek değile getirildik. Ölüme mahkum edilmiş bir bünye. Taa 1500lerde osmanlıda kaputilasyonlara kapı açılıyor.  Taharetin edepleri konusunda yüzlerce kitap yazılıyor. Ama büyük değişimlere karşı hiçbir kitap yazılmıyor. 1700 yılında kıyameti bekleyen bir toplum bu dünya için ne yapardı ki. Bugün bir tane kamusal düşünürümüz yok. Sözde kendilikler var. Karizmatik meşruiyet var sadece. 15 temmuzda ulus devlete dönüştük. Düşüncelerimiz de devletleştirildi. Halbuki şu an onlara hakikatı haykırabilecek entellektüel bir öncüye ihtiyacımız var. Demokrasiye değil.
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 11:33
0
EMG, bu kadar abartma. Biz Müslümanlar, izzzeti, şerefi kafirde aramaya başlayandan beri böyle olduk. Diğer sebeplerin hepsi teferruat.
Ramazan ARSLAN 27 Ekim 2017 23:33
Hani bir yerde meşru bir yönetim varsa,yanlışlarına rağmen ikinci bir imam ve cemaat çıkamazdı?Hani mescid-i dırar yıkılmalıydı?Canı sıkılan kırk kişi bir araya gelse yani parti kursa ,Müslüman bir ülkede halk kırka bölünse bu demokrasi olabilir belki ama Müslümanlık olmaz ki. Rakiplerini eleştirirken,aslında Müslümanlara hakaret etmiş olmuyor mu bu sağcı partiler? Bir an için düşünelim.Saadet partisi,Akparti,Büyük Birlik Partisi Ve diğerleri… Bu Müslümanlar demokrasi sayesinde birbirine düşman olmadılar mı?Bir araya gelsek,tek çatı altında buluşsak, partimizi kapatmak zorunda kalırız diye sürekli karşı tarafa saldırmıyorlar mı? Tamam demokrasi açısından bir sorun yok da İslama ne kadar uygun bu?(Lütfen hakaret etmeden yazın yazacaklarınızı)
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 11:47
0
Siyasi partiler Müslümanları bölüyor diyenler de bölük pörçük.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 20:09
Çin'de demokrasi yok ama yakında dünyanın birinci ekonomik gücü olacak. Sayın yazar böyle bir soruyu Çin için neden sormuyorsunuz? Onlar dünyalık işlerini yoluna soktular onun için mi?.. Siz, Müslümanların geri kalmışlığı üzerinden demokrasi havariliği yapıp duruyorsunuz.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 15:04
Müslümanlar, hıristiyan ülkelerdeki başarıların aslında İslam' da da varoldoğunu savunmakla hayatlarını bitirdiler. Biz çalışmıyoruz, o yüzden başarısızız diyemiyorlar.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 12:30
islam ve demokrasi konusu tartışılırken bu iki konuyla da alakası olmayan gezi zekalılar ve fetö sempatizanlarının herkes den önce konuya giriş yapmalarına şaşırdık mı? asla. beyler, kadınlar biriniz ülkeyi işgal etmeye kalkıştınız, öbürünüz 20 milyon insanın oy verdiği bir siyasetçiyi anti demokratik yollarla alaşağı etmeye . al birini vur ötekine. az uzak durun da bir şeyi doğru düzgün tartışalım.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 16:53
0
Gezizekalılardan kasıt CHP fetöden kasıt malum iyide kardeşim bu memlekette güzel birşey oldu mu müsebbibi akp kötü birşey oldu mu haberim yok kandırıldık Allah affetsin...Ohal eğitim,yargı,vergi aklına ne gelirse bir gecede değişiklik yapmak için mi geldi yoksa güvenlik için mi ?Kendi belediye başkanların dahi anında fetöcü ilan edilirim neme lazım deyip istifa ediyor mu etmiyor mu? Evet yapılan yanlışlar var amma iki yanlış bir doğru etmiyor maalesef .
tepekoylu 27 Ekim 2017 22:28
0
islamdan o yüce değerden ticaretini yapacak kadar anladığınız malumumuzda...demokrasi henüz size yabancı bir kavram..zannettığiniz gibi tramvay otoban yada köprü falan değil...sana ne olduğunu tarif edecem ama senin ona benzer bir şeyle ömründe iştigalin olduğunu zannetmiyorum...yani senin bildiğin gördüğün hiç bir şeye benzemeyen bir şeyi sana nasıl anlatsamki.....
KARAR OKURU 28 Ekim 2017 12:53
1
Tepeköylü, sen demokrasiyi Tanrı gibi bir şey sanıyorsun.. Halbuki son dönemlerde emperyalizmin oyuncağı oldu.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 11:51
Demokrasi sadece yönetim biçimi değil bir yasam biçimidir, ortak karar almayı ifade eder. halkin eğitim , kültür seviyesi, dogru bir sekilde haber alabileceği bağımsız bir basın , ozgur bir üniversite ortami, olgun bir eleştiri kültürü , yapıcı bir muhalefet ve düşünce özgürlüğü olmayan bir ortamda demokrasi eksik kalır. Aslinda bir kısırdöngü...
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 14:18
0
aynen. aslında demokrasi kentlileşmiş toplumların yönetim biçimidir. bizim çoğunluğumuzun kentlileşmişlerden oluşmasına daha en az iki nesil var.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 19:30
1
Bu düşünce Batı medeniyetine mahkum olmanın daniskasıdır. Oysa demokrasinin geldiği son nokta: Terörden beslenen gelişmiş Batı...
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 11:26
Inkarlarinin degeri var midir?
Turgut 27 Ekim 2017 10:38
Demokrasi kelimesi Yunancadır diye demokrasiye bu kadar muhalif olmaya gerek yok; içine bakarsın, muhtevasını incelersin; bakarsın İslam'ın tevhid prensibiyle ters düşen bir yönü var mı diye. Var mı? Ben yıllardır arıyorum bulamadım. Ama başka birşey buldum: Allah'a inancımızdan, İslamiyete bağlılığımızdan zerrece taviz vermeden de demokrasi ile barışık olabiliriz. Demokrasi ve Hukuk Devleti anlayışları milletimizin ve inancımızın tek teminatı olacaklardır; yoksa Allah muhafaza, aşına aşına bir yokoluşa gidiyoruz. Çaresi belli: demokrasiyi şeytanlaştırmak değil, onun mevcutlar içinde en iyisi olduğunu artık kabul edip gereğini yapmaktır. Unutmayalım, demokrasi bizi İslam'dan uzaklaştırmaz; tam tersine, demokrasi bizim zamanla İslam'dan uzaklaşmamızı engeller.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 10:22
Yönetim şekli ne olursa olsun esas olan Hak, Hukuk, Adalettir. Bunlar varsa adı ne olursa olsun bu yönetim iyidir denilebilir. Bugün sözde şeriatla yönetildiği söylenen ülkelerde hangimiz yaşamak ister yada tersinden soralım Demokrasiyle yönetilen Batılı ülkelerde ? Alınganlık gösterenler de şunu iyi anlamalı ki yorumlarda çoğumuzun karşı olduğu şey bizzat İslam değil onun kötü müntesipleri ve kendilerinin İslam'ı temsil ettiğini iddia eden yöneticilerdir. Herkes senin sevdiğin idareciyi sevmek zorunda değildir desteklemekte zorunda da değil Ayrıca birilerini aklını kiraya vermiş şeklinde itham edenler acaba kendi akıllarının kimlerde kirada olduğunun da farkındalar mı bilmiyorum.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 10:10
Zamanın ruhunu kaçırdığınızda, hayatı donduramadığınıza göre düşünceyi dondurmaya kalktığınızda hangi dinden olursanız olun debelenmeye mahkumsunuz. Hem interneti kullanacaksınız hem de değişen dünyaya direneceksiniz. Hac suresi 78. ayette belirtildiği üzere adalet ve zulme karşıtlık noktasında bizlere örneklik oluşturan peygamber ve arkadaşlarının bu örnekliğinin günümüzde yansımasını gerçekleştirmek.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 09:53
Çok fazla akıllı lmaya gerek yok şeffaflık hesap verilebilirlik ve özgür basın
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 11:21
7
Fazla akıllı olmayınca, şeffaflık hesap verirlik gibi değerlerin "demokrasi" ile elde edileceği sanılır. Demokrasi zaten budur vs. diye itiraz edilmesin. Müslümanlık da başka bir şeydir ama Müslümanların hali ortada. Demokrasinin hali ise Müslümanlardan beter. Emperyalizmin oyuncağı olmuş, hak hukuk dağıtacağını sanır...
Sorgulayıcı 27 Ekim 2017 08:52
Sizi tebrik ediyorum. Bu cesareti göstere bilecek muhafazakar ve islamcı sayısı artmazsa korkarım mutluluğu bugünde ve gelecekte değil de geçmişte arayan romantik islamcıların insafına bırakacağız yarınlarımızı.
Seyfettin 27 Ekim 2017 08:08
Anlaşılan o ki;Modern demokrasi senin zihin kodlarını iyi yakalamış.Modernist bir yaklaşım ve zamanın ihtiyaçları bu anlayışı hakim kültürün üstün gelenlerden aktarımı ile taraf bulması kolaylaşmıştır.Siz de öyle. Islama bir siyasi sistem olarak bakmış olsanız bunu göreceksiniz. Hak hukuk adalet Islam'da yokmu ki; anlatırken bile yoruluyorsunuz. Biz kendi medeniyyetimizi kuralım onu anlayalım anlatalım.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 10:55
1
Kendi medeniyetlerini kuran İslam ülkelerinin hal ve durumları meydanda degilmi Seyfettin bey? Hak ve hukuklari o kadar genişki, küçük bir fırsatta batı hukukuna sığınıyorlar !
Hamit akkın 27 Ekim 2017 08:03
. Sure (Mâide Suresi), 8. Ayet Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Bu tek ayet bile sizin aradığınız ! Adalet için yetmez mi ! Yetmez çünkü sizin derdiniz başka.. Özgürlük öylemi ya şu ayet meali DİNDE ZORLAMA YOKTUR. Bundan daha büyük bir özgürlük varmı.. Keza temel insan hakları ALLAH ın af etmediği günahların bir tanesi insan hakları yani kul hakkı değil mi.... Zaten İslâm coğrafyasında yüzyıllardır yaşanan ve hala yaşanmakta olan zülmüm , haksızlık , adaletsizlik, keyfi yönetimler vs.. bir çok olumsuzluğun TEK sebebi KUR'AN ve PEYGAMBER in yolunu terk etmek daha da ileri giderek İSLAM ı kendi heva ve hevesleri için sadece sos ! Olarak kullanılmış ve hala kullanılmakta ! Olduğu gerçeği temel itikat halinde yürürlülükte iken bütün bu yanlışlardan Kurtuluş için tek çarenin demokrasi olduğu söylemeniz anlaşılması mümkün değil ama aslında çok iyi anlaşılıyor ki en iyi ihtimalle siz hala O sosu İSLAM zannediyorsunuz yada.... Kendiniz istediğiniz gibi bir İSLÂM için yeni bir sos ! İçin mutfakta olduğunuz çok net ! Bir başka muhkem ayet meali ALLAH ve PEYGAMBER bir konuda hüküm verdimi, inanmış erkek ve inanmış kadınların söz hakkı yoktur. NOKTA ... Nasıl bu ayetler bu kadar açıkken Müslim olduğunu söyleyen bir kişi KUR'AN ın değimiyle TAĞUTİ bir düzen olan demokrasiyi savunabiliyor... sadece hatırlatmak ve tebliğ... Tebliğ edilmesi gerekenler !
VATANDAS 27 Ekim 2017 10:20
1
Kur'anın hangi ayetinde demokrasi geçiyor ki?
cevat karakalem 27 Ekim 2017 05:40
Sayin Ocaktan, "Demokrasiye Islam'i referanslar bulmak gibi bir amacim yok" demissiniz. Peki son 4-5 yazinizin amaci, anlatmak istedigi nedir o zaman? Lutfen bunu "gercek bir soru" olarak kabul ediniz.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 03:21
Defalarcadır diyorsunuz ki: “Din, çerçevesi çizilmiş somut bir yönetim modeli tarifi vermemiştir.” İslam krallık, sultanlık ya da demokrasi emretmez. Ama yönetim her ne ise onun İslama uygun işler yapmasını emreder. Mesela ister kral olsun, ister seçimerle iş başına gelmiş devlet başkanı olsun, İslam’ın bütün emirlerine uymak zorundadır. Devlet adamı olmak onu ayrıcalıklı yapmaz...
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 11:26
0
İslam’ın bütün emirlerin'i bilen var mı? Kim?
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 17:54
1
@ 11:26, İslam'ın bilinmeyen bir emri yoktur. Basit bir ilmihal ve ahlak kitabı temin edersen orada bunların hepsini görebilirsin. Mesela Ömer Nasuhi Bilmen'in "Büyük İslam İlmihal" yine Ömer Nasuhi Bilmenin "Yüksek İslam Ahlakı" kitapları bu işi öğrenmek için kafidir. Her Müslüman İslam'ın bu emirlerini bilir ama gücü yettiği kadarını yapar. Yapamadıkları yüzünden de dinden çıkmaz. Ama yapamadığı şeyi inkara kalkarsa dinle alakası kalmaz.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 02:50
Mehmet Bey, demokrasi hakkında garip bir takıntınız var. Kendinizi demokrasiyle akraba gibi hissediyorsunuz. Kim demokrasi için bir eleştiri yapsa, kendinizi cevaplamak zorunda hissediyorsunuz. Neden böylesiniz? Müslümanların demokrasi ile ilişkileri üzerine tuhaf başlıklı, tuhaf makaleler yazıyorsunuz. İki sebeple bu mevzuda kısır döngü yaşıyorsunuz. Birincisi günümüzde demokrasi sizin sandığınız gibi çeşitli evrelerden geçip en mükemmel hale gelmiş değil, aksine kapitalizmin gücü karşısında hiç bir işe yaramaz haldedir. İkincisi, Müslümanların büyük bir çoğunluğunun sizin iddia ettiğiniz gibi demokrasi ile bir alıp veremediği yoktur. Müslümanlarla demokrasi arasındaki münasebet, daha ziyade demokrasi adı altında Müslümanlığın sınırlarını çizme gayretinden ibarettir. Müslümanları geri bırakan, demokrasi reddiyesi değil, izzeti ve şerefi kafirde arar olmalarıdır.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 02:33
İyi kötü bir demokrasiyle yönetime gelen bir iktidar ve demokrasinin ne kadar eksik,kötü bir yönetim biçimi olduğunu düşünen bir kesim. Eskiden muhafazakarlar 'Batı'nın iyi yanlarını alalım yaşam tarzını değil ilmini 'derlerdi şimdi toptan bir batı karşıtlığı maalesef... Bir kesimde arabasının camına tuğra yapıştırmakla Osmanlıcı millici olduğunu düşünüyor ki hiç de azımsanmayacak miktarda değil... Madem Batı'nın eğrisine eğri diyorsun da Günümüzde ve öncesinde herşey İslam'a göre mi işliyorda birilerinin herşeyine kefilsin Müslüman. Bir zam haberinde dahi bunun ne kadar gerekli olduğu zaten devletlular savunuyor sen vatandaşsın para senin cebinden çıkacak yok söz söylemeyecek ya hükümetine bu yaklaşımlarla işimiz çok zor ama cezası hepimize çıkıyor çıkacak maalesef ..Fanatik bir yakınım için arkadaşı şöyle derdi Aziz Yıldırım dahi onun kadar fenerli değildir.Şimdi kraldan çok kralcılar var.
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 10:09
5
2.33, Geçmişini hor görmek gibi bir problemin var. Maksadın demokrasiyi savunmaktan çok rcdadı aşağışamak.
ömer faruk 27 Ekim 2017 01:25
Yazìnin sonunda demișsinizki"Demokrasinin en mükemmel örneği İslam’da vardır” gibi bir masalın arkasına saklanarak... islam"da yok öyle mi ?bunu söyleyenler masal söylüyor öylemi? iște geldiğiniz nokta...
KARAR OKURU 27 Ekim 2017 10:14
5
İslamın şartları ortada, demokrasi bunlara uyuyorsa mesele yok. Mesela bu gün demokrasi emperyalizm sömürü şartlarına harfiyen uyuyor. Hatta yardım ediyor...
EMG 27 Ekim 2017 01:05
 Çağımızın ikinci yarısında "İslâm ve demokrasi" tartışmasına katılan düşünürlerimiz farklı değerlendirmeler yapmışlar, tavırlar takınmışlardır: Mevdûdî'ye göre tarihî arka-planı ve felsefî temeli itibariyle demokrasi İslâm ile bağdaşmaz; demokraside mutlak özgür bireyler, ulus-devletin vatandaşları, halkın kayıtsız şartsız hakimiyeti ve ilahî iradeden (dinden) bağımsız yönetim sözkonusudur. İslâm ise her biri Allah'ın yeryüzünde halife kıldığı mü'minlerin, içlerinden en layık olanı seçerek işbaşına getirmelerini, onu denetleyerek ilahî iradeyi gerçekleştirmesini sağlamalarını öngörmektedir. Böyle bir sisteme demokrasi değil, belki "teo-demokrasi" denebilir.  
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN