Ermenistan seçimlere giderken…
Ermenistan (minimumda) 101 sandalyeli parlamentosunu, kendisini yönetecek hükümetini ve ülkenin geleceğini belirlemek üzere pazar günü seçime gidiyor. Kamuoyu yoklamaları ve seçim sisteminin şahsına münhasır özellikleri iktidar partisinin ikinci tura kalmadan çoğunluğu elde edeceğine, Paşinyan’ın tekrar başbakan olarak atanacağına işaret ediyor. Bu da Azerbaycan ile kalıcı barışma, Türkiye ile uzlaşma, Batı ile daha çok yakınlaşma anlamına geliyor.
Reuters ve başka pek çok mecrada çıkan haberlerden Rusya’nın malum ve kendince makul nedenlerle bu kalıcı değişimden mutlu olmadığı, seçime farklı biçimlerde müdahale etmeyi planladığı anlaşılıyor. Rusya’da çalışan Ermenilerin oy kullanmasını sağlamak amacıyla ucuz, hatta ücretsiz uçak seferleri düzenlemekten bazı sebze ve meyvelerin Ermenistan’a satışının yasaklanmasına kadar pek çok tedbirin şimdiden alındığı söyleniyor. Büyükelçisi’ni de Erivan’dan danışma gerekçesiyle çektiği biliniyor.
Seçimler kazasız belasız atlatılsa bile belli ki Paşinyan ve ekibinin itidalli hareket etmesi, kendisi ve ülkesi için siyasi öncelikleri iyi belirlemesi, dengeleri doğru okuması, erken bir AB üyelik hayali ya da gereksiz bir NATO yakınlaşmasının hüsranla sonuçlanabileceğini akıldan çıkartmaması gerekiyor. Benzeri tutamayacakları sözleri vermekte beis görmeyen Fransa, Almanya gibi ülkeler için de geçerli.
Unutmayalım ki Ermenistan hem küçük hem de iktisadi açıdan zayıf bir ülke. Güvenliği büyük ölçüde Rusya’nın ipoteği altında. Ekonomik açıdan da Rusya’ya bağımlı. Rusya’nın Gümrü’de mütevazı ebadına ve sınırlı askeri imkanlarına karşın anlamı büyük bir askeri üssü var. Ermenistan’ın Türkiye sınırı da hala Rus askerleri tarafından “korunuyor”. Erivan havaalanı dahi yakın zamana kadar Ruslar tarafından kontrol ediyor, Ermenistan derin devleti onların etkisi altında bulunuyordu.
Ayrıca Ermenistan Rusya’nın kurduğu Kazakistan, Kırgızistan ve Belarus’un da parçası olduğu Avrasya Ekonomik Birliği’nin üyesi. Yani pat diye saf değiştirmesi, Rusya karşısında Batı bloku yanında yer alması kolay değil. Seçim kampanyası olarak etkili olabilecek, AB vaadiyle oy getirebilecek teşebbüslerin aceleci davranışlarla ülkenin istikrarı üstünde olumsuz etkiler yaratacağını hesaba katılmasında yarar sonsuz. Umarım Paşinyan ve ekibi de bunu görüyor, tek bir tarafa bağlanmak yerine çok taraflı politika izlemeyi planlıyordur.
Bence bizim de Ermenistan konusunda dikkatli olmamız, hassas davranmamız, seçim sonrasında ilişkilerimizi çok fazla şarta bağlamadan normalleştirmemiz şart. Türkiye Ermenistan’ın başkalarıyla özel ilişkiler geliştireceğine kendisiyle özel ilişkiler geliştirmesi için siyasi zemin yaratmak ve diplomatik inisiyatifler geliştirmek, bunun kendisi kadar Azerbaycan için de önemli ve değerli olduğunu Bakü’deki muhataplarına anlatmak zorunda.
Ben önümüze çıkma olasılığı yüksek bu tarihi fırsatı heba etmeyelim, Karabağ’da ve işgal ettiği yerlerde zaten hırpaladığımız Ermenistan’ı daha fazla zorlamadan, zor seçimler yapmaya teşvik etmeden Türkiye’nin safına çekelim, hazır Rusya Ukrayna’da yorulmuşken, İran Amerika ve İsrail ile uğraşırken, Amerika çözüm sürecini ve koridor fikrini desteklerken detaylarda kaybolmayalım, Ermenistan Çin’den silah aldı gibi haberlere de kendi gücümüzü düşünüp itibar etmeyelim derim…
