İnfialin cazibesi

Kahramanmaraş’ta yaşanan vahşet sonrası oluşan infial, Türkiye’de kamuoyunun, oluşan yoğun ilgiyi kendisine bir fayda sağlama motivasyonu ile ele alanlarının etkisinde olduğunu bir kez daha gösterdi.

Türkiye’de tüm önemli olaylarda olduğu gibi toplumda oluşan infial ve ilgiden, kendi paylarına düşen faydayı elde etmek isteyen kanaat önderleri, sosyal medya fenomenleri, gazeteciler, politikacılar hatta sanatçılar bu infial rüzgârında sörf yaparak, sağduyulu bir tartışmanın önünde yeniden engel oldu.

Çok katmanlı ve farklı nedenleri olduğu açık olan bir faciayı, çözümü aslında bir şekilde toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir hassasiyetle irdelemek gerekirken sığ ve ideolojik hamasete sıkıştırmanın önüne yine kimse geçemedi.

Dünyadaki örneklerini de referans alarak, nesnel bir yaklaşım göstermek isteyenlerin sesi bu kez de duyulmadı. Israrla sürdürülen bu ideolojik tutuculuğun aynı zamanda, hayatlarını kaybeden öğretmen ve çocukların hatırası ile aile yakınlarına yapılmış bir saygısızlık olduğu gerçeği ise umursanmadı.

Konuya vakıf uzmanlar ve öğrencilerle her gün beraber olan öğretmen/pedagogların öncülüğünde, en azında yönlendirmesinde, sürdürülmesi gereken bir tartışma, kamuoyu ilgisinden pay koparma yarışına dönüştü.

Bu türden okul faciaları başta ABD’de ve yer yer Avrupa’da yaşanıyor ve nedenleri hakkında uzmanlar kesin bir sonuca ulaşabilmiş değil. Eğitim sistemi, ihmalkar aile, ekran zorbalığı, bilgisayar oyunları, sosyal medya vs. gibi gerekçeler tek başına çözümleme için yeterli olmuyor. Bu türden katliamları yapan çocukların çoğunluğunun orta sınıf ailelere mensup olması nedeniyle ekonomik nedenlerden de bahsetmek mümkün değil. Her vaka kendisine mahsus özelliklerle o da kısmen açıklanabiliyor. Yine bu türden bir analiz ve kavrayışın ancak uzmanlar öncülüğünde olması, aktarılması gerekiyor.

Gerekli bilimsel ve ahlaki hassasiyeti göstermek yerine, infial dalgalarının üzerinde sörf yaparak, olayın çok daha öfke ve duygusal patlamaya yol açmasına neden olmak, tetikte bekleyen diğer saldırganlar için de tahrik edici bir motivasyon oluyor. ABD ve Avrupa’daki saldırıların tümünde tespit edilen nadir ortak özelliklerden biri de faillerin hayatlarında bir kez dahi olsa, herkese nelere muktedir olabildiklerin gösterme arzusu. İnfiale sorumsuz şekilde dahil olmak, farkında olmadan destek vermek, potansiyel saldırganlar için adeta bir teşvik.

Aslında bunları cehaletimizden yapmıyoruz. Belki o kadar o kadar da kötü niyetli değiliz. Ama hem bireysel hem toplumsal olarak sorunlarla gerçekçi olarak yüzleşmek, acı verse de nesnel tespitler yapma hasletimiz henüz yeterli düzeyde değil.

Olayın hemen ertesinde güvenlik önlemlerinin arttırılması, sosyal medyada tehditler savuran, racon kesen ergenlerin gözaltına alınması, takdire şayan önemli adımlar. Sosyal Medyayı ve interneti hukuk, ilke, etik sınırlarının ötesinde kurtarılmış bölge olarak kullanan ergenlere ve yetişkinlere karşı, sert tedbir ve yaptırımların kalıcı olmasını umut ediyoruz.

Yeraltı ve Eşref Rüya ve Taşacak Bu Deniz gibi, temel ögesi şiddet olan diziler bu hafta yayınlanmadı. Kalıcı olarak bu dizilerin yasaklanması mümkün gözükmüyor. Ancak sadece sözü edilen dizilerde değil, diğer dizilerin pek çoğunda belki de çoğunluğunda, hikayelerin başkahramanları müebbet yada uzun yıllar hapis cezası alabilecek şuçları işliyor ancak yakalanmıyor. Sevdiklerini ve ailesini korumak üzere işlenen suçlar Türk dizilerinde makul bir tepki olarak kabul ediliyor.

Merkez üssü Kahramanmaraş’ta olan 2023 6 Şubat depreminde 53 bin 537 insan ölmüş 107 bin kişi de yaralanmıştı. Bu depremin ilk haftasında kamuoyunda oluşan infiali hatırlayalım. Bugün kimse deprem ertesi edilen büyük lafları, tespitleri ve eleştirileri hatırlamıyor bile. Deprem, o infial döneminde, dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış birçok ‘’kanaat önderinin’ bile umurunda değil artık. Türkiye 1999 yılından beri bir deprem ülkesi olmanın farkında. Ancak deprem konusunda oluşan kamuoyu, ‘’deprem magazini’’ çizgisini hala aşabilmiş değil.

Benzeri bir süreci, ikinci bir katliam yaşanana kadar, bugünkü katliam için de yaşayacağız. Yine bir musibetten müspet neticeler çıkarmak yerine, muhtemelen infialin cazibesine kapılanların hamasetine boyun eğmek zorunda kalacağız.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.