Back To Top
Kur’an’dan modern bilim devşirme zihniyetine eleştiriler

Kur’an’dan modern bilim devşirme zihniyetine eleştiriler

 - Son Güncelleme: 11.05.2019 Cumartesi 08:50
- A +

KURAMER’in “Kur’an ve Pozitif Bilim” konulu sempozyumu 27 Nisan 2019 tarihinde yoğun bir katılımcı kitlesinin iştirakiyle gerçekleşti. Hem bu sempozyum vesilesiyle hem de birkaç gün önce Bloomberg Tv’de yayımlanan bir programın tanıtım fragmanında “dinin bilimle temellendirilmesi gerektiği” görüşünü savunan birisi olarak takdim edilmem sebebiyle Kur’an ve modern bilim üzerine bir yazı yazmanın yerinde olacağını düşündüm. Kur’an ve pozitif bilim arasında ne tür bir ilişki bulunduğu meselesi son dönem İslam dünyasında pek çok müslüman araştırmacının ilgisini çeken bir konudur. Bu konu çağdaş dönem tefsir geleneğinde de “bilimselci yorum” yönelimi olarak kendine önemli bir yer bulur. Kur’an ve tefsir araştırmalarında “İlmî Tefsir” diye isimlendirilen, ama aslında Maurice Bucaille’nin Türkçeye  “Tevrat, İnciller, Kur’ân-ı Kerim ve Bilim” ismiyle çevrilen La Bible, le Coran et la science adlı eserindeki perspektife atfen “Tefsirde Bucailizm” diye nitelendirilmesi gereken bu yönelim, modern dönem İslam dünyasında daha ziyade popüler düzeyde rağbet gören ve yakın geçmişe kadar yaygınlaşma trendini koruyup belli ölçüde ekolleşen bir yorum anlayışına işaret eder. 

***

Hemen hemen tamamı Batı dünyasına ait bilimsel buluşların en azından çekirdek bilgi olarak muhtelif ayetlerde mevcut olduğunu varsayan Kur’an ve yorum anlayışı ciddi şekilde kritik edilmeye muhtaç görünmektedir. Bu noktada ilk olarak Kur’an’ın betimleyici değil, anlam katıcı bir dil sistemine sahip olduğunu belirtmek gerekir. Kur’an’daki dil ve üsluptaki belirleyici unsur, muhatabın psikolojisi üzerinde etkili olma iradesidir. Bu sebeple, Kur’an âlemdeki herhangi bir varlığa veya olaya atıfta bulunduğunda, o konuyla ilgili bilimsel verileri sayıp dökmemekte, aksine ilk muhatap kitlenin kozmoloji tasavvuruna uygun şekilde Allah’ın sınırsız kudretine ve mükemmel yaratma sanatına iman talep etmektedir. 

Bilim, özellikle modern bilim aslında bir sorun çözme girişimidir; verili bir dünya görüşü içinde problemleri çözmek için geliştirilmiş bir tekniktir. Bilimsel metodun değerden arınmış nesnel gözleme dayandığı iddiası ise düpedüz bir masaldan ibarettir. Bu mesele bir kenara, modern bilimi Kur’an’da arayıp bulmaya yönelik her girişim, kutsal metni bilime vasıta kılar ve bilimi hakikatin ne olup olmadığına karar verecek bir hakem seviyesine çıkarır. Daha açıkçası, Bucailizm Kur’an’ı bilim ile eşitleyerek pozitif bilimi ilâhî bir makama çıkartmakta ve vahyi bilimin doğrulamasına tabi kılmaktadır. Oysa Kur’an’ın modern bilimden gelecek hiçbir tezkiye ve ibraya ihtiyacı yoktur. 

Ne Kur’an bilime ne de bilim Kur’an’a bulaştırılmalı, yani her ikisi de kendi amaç ve işlevlerine uygun biçimde farklı kompartımanlarda konuşlandırılmalıdır. Bu noktada Karl Popper’in “Bilim tarihi doğru olduğu kabul edilen teorilerin yanlışlanmasının tarihidir” sözünü de hatırlatarak özellikle doğa bilimlerinde kesinliğin söz konusu olmadığını, hatta en güvenilir bilgiyi sağlasa dahi kanıtlanamaz durumda olmasından dolayı modern bilimlerin ve içerdikleri verilerin mutlaklık değeri taşımadığını vurgulamak gerekir. Modern bilimin belki de en belirgin özelliği seküler olmasıdır. Bu nitelikteki bir bilimin maddi ihtiyaçları karşılamanın ötesinde derin bir anlam ve işleve sahip olmadığı kesindir. Bunun yanında, anlam ve değer yüklü evreni mekanik bir işleyiş düzeni içinde algılayan ve her zaman için değişime açık olan modern bilimin sunduğu verilerin varlık ve varoluşla ilgili büyük sorulara cevap vermeyi hedefleyen Kur’an ayetleriyle doğrudan ilişkilendirilmesi, o ayetleri bilimin tezkiyesine muhtaçmış gibi gösterir. Üstelik bu yaklaşım ayetlerdeki derin mana ve mesajların vülgerleşmesi gibi bir sonuç da verir. Öte yandan, “Kur’an bilimsel bir mucizedir” varsayımına dayanan bir yorum anlayışının modern insana dini pazarlama gibi bir amaca hizmet ettiği de söylenebilir. Bu pazarlama işine Kur’an’ı bilimsel bir paket içinde sunmanın modern insana daha cazip geleceği düşüncesiyle soyunanların çoğunlukla pozitif bilimler alanında uzmanlık sahibi olmadıkları, bilakis söz konusu alana ilişkin bilgi ve donanımları itibariyle mübtedi konumunda bulundukları özellikle not edilmelidir.  

***

Bilimselci Kur’an okumalarında klasik tefsir mirasını bilinçli olarak göz ardı etme iradesi mevcuttur. Bunun temel sebebi ise hedef kitlenin taleplerini ve beklentilerini karşılamak için kaynak dildeki bir toplumsal-kültürel gerçeğin yerine hedef dilin mevcut tarihselliğine özgü bir toplumsal-kültürel gerçeği ikame etmek, kısaca örtük çeviri ve yorum yöntemiyle Kur’an’ı tam da bugünün dünyasına nazil olmuş gibi gösterme arzusudur. Bizce burada romantik ve ideolojik temelli bir arz-talep olgusundan söz edilebilir. Şöyle ki tefsirler ve meallerin hedef kitlesini oluşturan insanlar, yani büyük ölçüde dinî tecrübeyi duygu yoğunluklu yaşayan müslümanlar Kur’an’ın modern bilim hakkında konuştuğuna inanmaktan büyük mutluluk duymaktadırlar. Hatta birçok insanın din ve dinî değerlere yönelik duyarlılığı bu inanç sayesinde oluşmaktadır. Sonuçta müslüman toplum Kur’an’ın bilim hakkında da konuşmasını arzu etmekte ve bu romantik-ideolojik arzu, pozitivist yöntem çerçevesinde üretilen sözde ilmî tefsirlerle karşılanmakta; fakat bu arada pozitivist yöntem dinî yapıda ciddi hasarlar oluşturmaktadır. Çünkü Kur’an’daki beyanları gündelik bilimsel bilgi ile uyumlu hâle getirebilmek için çoğu kez ayetlerin anlamları ufalanmakta, kutsal metin adeta yeniden yazılmaktadır.   

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hak Yol Kuran Yolu 18 Mayıs 2019 02:31
İyi veya kötü bir niyetle,Kuran'da yer almadığı halde Kuran'a bilimsel mucize eklemek tabiki doğru değil.Ayetlere arap lisanı açısından zorlama hatta imkansız anlamlar vermek de haşa Allah'ın kitabını insanın haddi ve gereği olmadığı halde haklı çıkarmaya çalışmak olur.Ancak eğer modern bilimin kesin bulguları,deneyle ispat edilmiş gerçekler Kuran'da bir sistemle haber veriliyorsa bu mucizeler de insanların imanını arttırır.Kuran her halükarda insanlara Yaratılışın delillerini araştırıp düşünmelerini tavsiye eder.
KARAR OKURU sss 17 Mayıs 2019 16:22
Hocam Popper“Bilim tarihi doğru olduğu kabul edilen teorilerin yanlışlanmasının tarihidir”demis.bu dönemin evren anlayışı yüzyıllar boyu doğru olduğu kabul edilen teorinin yanlışlanması sonucu şuanki son şeklini almış.Popper'a göre o zaman şuanki evren anlayışı da ileride yanlislanabilir.Şunu sormak istiyorum ileride yanlışlanabilme potansiyeli olan bir bilimsel paradigma üzerinden Kur'an'ın, indirildiği dönemin evren anlayışını 'yanlışlığına rağmen' almış olduğunu söylüyorsunuz ya hani siz de aynı şeyi yapmıyor musunuz?zira siz de şuanki
GurbetçiFfm 15 Mayıs 2019 11:59
Hocanın kalemine kuvvet ! Müslüman, tarihten devraldığın ezberini boz, aklın yattığı kadar, ilim, epistemoloji ve metedoloji nedir öğrenmeye çalış. Göreceksin ki, müslüman akıl, hesabını veremediği, kabul edilebilirlik sınırlarının ötesinde, ''eklektik'' bilgi bohçalarından başka fikir üretemediği gibi, dillere pelesenk ettiği bir irfan medeniyetinin ufkunu bile hayal etmekten uzakta. Böyle olduğu içinde, mesela, bütün materyalist vahşiliğine rağmen, kapitalizmin hakim işleyiş mekanizmasına, ''islamcılık'' adına eleştirisiz teslim oluvermekte.
İsimsiz, resimsiz. 13 Mayıs 2019 13:40
Enfes ...
KARAR OKURU 12 Mayıs 2019 16:05
Kur'an hakikatlerinin bilimin onayına sunulması doğru değil.fakat doğruluğu kesin bir şekilde aşikar olmuş bilimsel gelişmelerden de(dünyanın elips şekli,hücre,atom,elektron,proton vs.)kur'an hakikatlerini izah etmede faydalanmanın bir sakıncası olmasa gerek.nihayetinde alem(varlık) Allah'ın ayetlerinden bir ayettir
KARAR OKURU 12 Mayıs 2019 00:05
Kur'anın modern bilimle temellendirilmesi fikrinin yanlïşlığı ortada,fakat dualite fikrine katılmıyorum.zira hakikat tektir.varlık tekvini kanunlardır.bilim de Allah'ın tekvini kanunlarını anlama ve keşfetme çabasıdır.bilim ideolojilerden arındığı ölçüde hakikate yaklaşır.
Abi yanlış anlama ama kuran la bilim bir araya gelemez çünkü bilim gerçek bir gözlemden meydana gelirken büyün dini kitaplar görünmez bir şeye inanır yani elle tutulur bir şey değilki senin Kuran’ın ve tabiki buna incil, Tevrat ve başka dini kitaplar dahil
Hakem! 15 Mayıs 2019 01:54
0
Bilim&Kuran’dan anladığın bir şey yok!Bilim önemli bir meşgale, sadece gözle görüneni değil, görünmeyeni, elle tutulmayanı da aletle gözleyebilir ve etkilerini ölçebilir. Birçok şeyi/maddeyi/eşyayı inceler sistemin NASIL işlediğini izah eder. Eşyanın tabiatı Allah'ın var ettiği prensiplere uyar/asla inkar etmez.Sen muhtemelen zannediyorsan ki görünmezliği ile o Allah,seviyesini düşürerek eşyanın yerini alacak,gözlemle tanınabilir/tanımlanabilir şekilde bilimin/bilim insanının oyuncağı olacak? ”Şirk” nedir bu konuyu bir araştır. Şirkte olmak
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 22:57
Hocam, bu kadar anlaşılması zor yazmayın lütfen. Herkes sizin seviyenizde değil
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 18:28
Hocam azmin ve çabana sağlık ancak içinde yaşadığımız saçmalık ve zulümlere mücadele için ne kadar çok bilgi sahibi olmalıyız.Prf.Dr M. Karataş hocaya Hocam bağışı dolar ile yapsam daha fazla sevap kazanırmıyım diye sorulmuş ve EVET demiş. TL değeri düşen para. Demek ki biz TL ile yaparsak sevabımız düşecek. Yani Allah sevabı para birimlerinin artış azlışına göre mi hesaplıyor!Hac Suresi 37 de sadece ihlas, takva ve samimi niyet ile yapılan adak, bağış, ibadetleri kabul edeceğini beyan etmiş Allah. Allah'ın razılığını dahi kapitalist parem
Abuzer 11 Mayıs 2019 18:15
Kur'an hal ve durumumuzu gözden geçirmemizi isterken bizi inadına Kur'anı'ı gözden geçiriyoruz. Edebi, icazi, ilmi, bilimsel, matematiksel, grametik VS... bakış açısı ile! Yani bizi adam gibi kul, insan, mümin, müslüman olmaya yöneltmek isterken biz onu pazarlamaya çalışıyoruz. Oysa yaşam içinde var olan ilişkiler dünyasında adil, dürüst, saygılı, merhametli ve güzel olanı var etme, bunları kula kul olmadan ve kendimize kimseyi kul etmeden yapmakla mükellefiz. Ne kadar az amel ne kadar çok söz ediyoruz! Oysa gözümüz önünde işlenen adaletsizliği se
Zekeriyya 11 Mayıs 2019 18:11
1-Bir kavle göre, Kitâb-ı Mübîn, Kur'ân'dan ibarettir. Yaş ve kuru herşey içinde bulunduğunu, şu âyet-i kerime beyan ediyor. Öyle mi? Evet, herşey içinde bulunur. Fakat herkes herşeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazan çekirdekleri, bazan nüveleri, bazan icmalleri, bazan düsturları, bazan alâmetleri, ya sarahaten, ya işareten, ya remzen, ya ibhâmen, ya ihtar tarzında bulunurlar. Fakat ihtiyaca göre ve maksad-ı Kur'ân'a münasip bir tarzda ve iktizâ-yı makam münasebetinde, şu tarzların birisiyle ifade ediliyor.
"....Stephen Jay Gould’un NOMA anlayışında durduğumu söyleyeyim. İngilizce’de NOMA, “Non Overlapping Magisteria”, “Örtüşmeyen Müfredatlar” ifadesinin kısaltılmışı. Müellifi Gould mealen şöyle söyler: Din ve bilimin alanları, bir biriyle örtüşmez. Metotları tamamen ayrıdır. Bilime dayanarak din hakkında yorum yapmak da dine dayanarak bilim hakkında hüküm vermek de yanlıştır...."" Prof. Dr. İskender Öksüz- "Bilim dine, din bilime ne söyler?", "Türk müsün Müslüman mı – 4: Din ve bilim" veya "Değerler:Bilim" Başlıklı Yazılar
Ahmet Y. 11 Mayıs 2019 16:25
Mustafa Bey selamlar, bu yazınızla doğrudan ilgisi yok ama Mülk Suresi 16-17’de “gökte olan” ifadesi için bir çok kaynağa baktım malesef çok tatmin edici yorumlar bulamadım. Sizin yaklaşımınıza bir yazınızda değinirseniz çok sevinirim. Teşekkürler, saygılar...
İbrahim Erdoğan 11 Mayıs 2019 14:43
Hocam, Merhum Akif'in: "Doğrudan doğruya kurandan alarak ilhamı; asrın idrakine söyletmeli islamı" Talep ve arzusunda bir problem mi var? Yoksa ben yazınızdaki fikri yanlış mı anlıyorum!..
Muhtefi. .. 11 Mayıs 2019 14:14
''Modern'' etimolojisi.= Fransızca moderne "şimdiki zamana ait, asri" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince modernus "adaba ve usule uygun, ölçülü, zamana göre" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince modus "tarz, usul, ölçü" sözcüğünden türetilmiştir**. ..Daha fazla bilgi için Anadolu İrfan, Hikmet gelenegimizdedir ve Edep,Ahlak, Erkan usullerine bakınız.! yani Modern ve Pozivist demek mesela Adaya düştün Çalı, çırpıdan taş, dal vb ile Ateş yakmak MODERNİTEDİR. Bunlari olumlamak pozitivistliktir. Bunları uygulamak Bilimdir.
Tarık Selim 11 Mayıs 2019 12:38
Karl Popper'i yanlış anlayan kardeşler, Thomas Kuhn ve Paul Feyerabend da okusunlar. O zaman doğru anlaşılır. Temel tez aklın ve positivist bilimin 'mutlak hakikat' iddiasının geçersizliği ve yersizliğidir. Mustafa Hoca da bunu söylüyor, iman ettiğiniz kitabı bilimle temellendirmeye kalkışmayın, bu hem metodolojik olarak yanlıştır, hem de gün gelir yanlışlanır sizin de yüzünüz kızarır diyor. Bkz. İmam Eşari'nin dünyanın düz olduğunu Kur'an'la temellendirmesi.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 12:29
Hocam gene döktürmüş, gönlüne sağlık.
"...bu durumdan kurtulmak için, mevcut din dilinin mitolojik ve psikolojik yapısı, üst bir çatı olarak, kelamîleştirilmelidir. Kelâmı olmayan bir din dili, makûl değildir; makûl olmayan bir din dili ise, kamusal uzayda temsîl edilemez; bireysel seviyede, psikolojik tatmin aracı hâline gelir; toplulukların elinde de, din dilini kullanarak, insanların hak ve hukukunu gasp eden, öte-dünya matematikçisi bir Hasan Sabbah önderliğinde haşhaşî bir ideolojiye dönüştürülür..."-Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu: “'O başka, bu başka!' felsefesi ya da günümüz din dilinin
Müntekid-i Hakiki 11 Mayıs 2019 10:06
"...Türkiye bugün bin yıl önceki ulemanın formüle ettiği din paradigmasıyla yaşıyor. Şunu bilelim ki, bu ulema, o günün akıl çapına sahipti ve her şeyi o çapla ve kendileri için formüle etti. Bin yıl önceki akıl çapının en yükseği bile, 18. asırdan sonra yapılan icatların hiçbirini yapamamış bir akıl çapıdır. Bugünün ilahiyat akıl çapı, bin yıl öncesindekinden geridedir. Daha da kötüsü, Türkiye’nin din anlayışına ilahiyat düzeyi değil, avam düzeyi egemendir...."AKIL ÇAPININ SONUÇLARI"- Prof. Dr. Niyazi Kahveci
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 05:54
Hocam, bilimsel ön kabülleriniz mukayese edilebilecek ve pozitif bilimle ele alacak zemin içermiyor. Bir felsefeciden veya ilahiyatcıdan bilgi alıp kullanmamız sadece bir yorum bilgisidir.
Bilimsel Bakış 11 Mayıs 2019 04:15
Sayın Öztürk; bir bilim adamının sözünü referans verildiğinde bilimsel yaklaşım olmuyor.Pozitif bilim matematikseldir. Mesela; (Geceyi gündüzü, Güneş’i, Ay’ı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da Onun emrine boyun eğmiştir. Bunlarda, akıl edenler için dersler vardır.) [Nahl 12] ayetini almış yabancılar sanki ve dünya da kendiliğinden bir yaşamın olmadığını matematikle ispat etmiş bu video ile....What Is the Probability of Life? ve bir proteinin evrimle olamayacağını ispatlayan matematiksel bu video ile....What is the probability of a f
Bilimsel Bakış 11 Mayıs 2019 04:32
2
Yarıda kesilmiş; What is the probability of a functional protein existing by chance? Bu isimle videolara ulaşabilirsiniz... Lütfen artık Türkiye deki ilahiyatçılar pozitif bilimin, sözel referansların aktarılması olmadığını anlaması gerekiyor.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 04:50
2
Evrim teorisinin nesi matematiksel? Yanlış konuşma.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 04:57
2
İyide yıldızlar güneşin etrafında dönmüyor. Kaldıki güneş bizim galaksimizin merkezi bile değil. Sayamıyacağımız kadar çok galaksi var. Kim kime boyun eğiyor? Kara delikler her şeyi yutuyor.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 09:32
1
Yukarda yazılan videolara baktım. Hayatın ve evrim teorisinde iddia edildiği gibi bir proteinin kendiliğinden oluşma ihtimali mümkün değil. Adamlar matematikle hesaplamış. Pozitif bilim söylüyor. Yanlış olan araştirmamaktır.
......... 11 Mayıs 2019 10:12
3
Bugünün bilimsel verisini Kur'an asırlar öncesinden anlatiyor, bak suradaki ayette diyeceksin..belki on yıllar sonra o bilimsel veri yanlışlanacak.eee ne olacak bu durumda?..
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 10:27
2
Evrim mekanizmasini bilmeden anlamadan, sanki aminoasitler loto cekilisi duzenlenerek diziliyormuscasina istatistik hesabi yapip bu komediyi de ispat diye sunmak ancak konuyu ‘bilmedigini bilmeyenlerin’ yapabilecegi bir eylem. 1987 bbc horizon yapimi dawkins’in blind watchmaker adli belgeselini bulup, soz konusu kisinin inancsizligina takilmadan izleyin, o istatistik hesabinin evrim mekanizmasi ile alakasi dahi olmadigini umarim ki anlarsiniz ve gunun birinde biyerlerde bu argumani dile getirerek kucuk dusmekten kurtulursunuz.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 14:28
2
Kuran ın başka güneş sistemlerini icerdiğini idrak edemeyenler The Privilied Planet videosunu izlesin bilgi fikir örgüsü nden kurtulup bilimle tanışmış olurlar 7 kat gök nedir?
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 15:12
2
Ey dawkinsi kutsayan, istatistiğin matematik ve bilimle ilgisini aklınca küçümseyen adam; senin dünyaya gelme ihtimalin nedir? ve niye senin gelmen gerçekleşti? Dawkins Dillema ları da izle..
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 03:17
Doğa bilimleri mutlaklık değeri taşımıyor o zaman hayatımızı bilime göre yönlendirmeyelim anlamı çıkıyor yazından. Karl Popper’ım özünü anlayamamışsın. Bilimsel teorinin özü yanlışlanabilir olarak ortaya konulmasıdır. Eğer o şekilde formüle edemiyorsan o bilimsel bir teori değildir. Bu dediğimden zaten bunlar bir gün yanlış çıkacak o zaman uygulamayalım anlamı çıkmaz. Hipotezler hemen teori olarak kabul görmez. Kabul edildikten sonra teorilerde yanlışlanana kadar doğru kabul edilir. İşin özü teorinin yanlışlanabilmeye açık formule edilm
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 10:13
0
Yazidan ‘hayatimizi bilime gore yonlendirmeyelim’ anlami falan cikmiyor, aksine ‘doga bilimleri mutlaklik degeri tasimiyor o halde kurani zorlayarak guncel bilimsel bulgulari kurana soyletmeye calismayalim’ anlami cikiyor gayet acikca. Hoca karl popper’i, hume’u anlamis da sen hocanin yazisini anlamamissin.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 03:04
Kur’an yada diğer kutsal kitaplar inananların manevi dünyalarına hitap eder. Maddi dünyayı kutsal kitaplarla açıklamaya kalkarsanız utanırsınız.
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 04:57
0
Mesela enflasyon Kuran’da geçmez
Mesela sizin enflasyondan bahsedeceğiniz de yazmaz...!
Hocam ya, haftada bir yazmanız doyurucu değil. En azından şunu ikiye-üçe çıkarsanız!
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 05:07
10
Bence ayda bir yazsın
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 00:39
Hocanın Karl Popper'dan alıntı yapması çok yerinde olmuş. Bilimin temeli yanlışlanabilir olmasıdır. Yerçekimi bile sadece belli bir skalada, domain'de geçerlidir. Atomaltına indiğinizde yerçekiminden bahsetmek anlamsızlaşır... Bilimsel teoriler hatta kuramlar bile ölçeği küçültüp büyüttüğünüzde, domain'i değiştirdiğinizde değişebilir. Bugün bilimsel olarak doğru kabul edilenler, yarın yanlışlanabilir. Bilim bu şekilde ilerler zaten.
hamza akyol 11 Mayıs 2019 02:39
2
dinde de birçok şey zaman ve mekana bağlıdır. o zaman ve mekanda geçerli olan şeyler, başka bir zaman ve mekanda anlamını ve içeriğini kaybedebilir. yani dinle bilimin farkını bu açıklamıyor. din ile bilimin en temel farkı: birisinin duygu (inanç), diğerinin mantık temelli olmasıdır, yoksa zaman ve mekana göre değişip değişmemesi değil.
hamza akyol 11 Mayıs 2019 02:53
3
din ile bilim ayrımını 'mutlaklık' noktasından açıklamaya çalışan sayın öztürk, kendisiyle çelişmektedir. inancın, sorgudışılık, kanıtdışılık niteliği ile, ayetlerin zaman ve mekana göre değişebilirliğini karıştırıp, kuranı mutlak ilan ediyor. oysa kuran ayetleri, özel bir ana, özel bir olaya, özel bir mekana ve zamana dahildir. bu özelliğe de nüzul sebebi deniliyor.
hamza akyol 11 Mayıs 2019 02:57
2
kuşkusuz, ayetler, nüzul sebeplerinin ötesinde, daha genel, bazıları, bazı yönleriyle evrensel düzeyde özellikler taşıyabilir. ancak her ayetin bu özelliği taşıdığı iddia edilemez.
hamza akyol 11 Mayıs 2019 03:01
3
mesela, miras paylaşımı ile ilgili ayetin evrensel olduğunu söylemek güçtür. ya da kölelikle ilgili ayetin... adalet vurgusu olan, hak vurgusu olan ayetlerin evrenselliği su götürmez.
Karl Popper’ın torunu 11 Mayıs 2019 05:14
2
Öff ya. Popper bir önerinin teori olarak dikkate alınabilmesi için yanlışlanabilir bir şekilde yazılması lazım demiş. Teoriler yarın yanlış çıkacak dememiş
KARAR OKURU 11 Mayıs 2019 11:21
1
05:14 Your understanding of the subject is limited. Bilimsel teoriler ve kuramlar yanlışlanacak. Aksi takdirde dogma haline gelirler. Bilimsel ilerlemenin temeli yanlışlanabilirliktir. Popper'ın görüşlerinin 21.yy itibariyle evrildiği nokta budur. Buradan bilimi boşverelim anlamı çıkmaz, keşfettiğimiz doğa kanunlarının sadece belirli koşullarda geçerli olduğunu bilelim aynı kanunun başka koşullarda yanlışlanacağını bilelim anlamı çıkar. Neyi savunmaya çalıştığını anlıyorum ama yanlış yerdesin.
hamza akyol 11 Mayıs 2019 14:33
0
yazının ayrıntıları hakkında görüşlerimizi yazarken, yazının anafikri konusunu gözden kaçırdık. Sayın öztürkün, herşeyin kuranda zaten önceden bildirildiğine ilişkin teze olan itirazı ise doğru bir itiraz. Zaten herşey kuranda önceden bildirilmiş olsaydı, pekçok buluşu hristiyanlar değil, müslümanlar yapardı.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN