Yıkmaya alışanlar yapamazlar

Partilerin seçimine yalnızca seçim kurulları karar verir. Asliye Hukuk veya başka bir alt mahkeme karışamaz. Yüksek mahkemenin kararını kimse değiştiremez. Anayasa böyle diyor. Kanunlar böyle diyor. Bilenler böyle diyor. Buna rağmen bir alt mahkemenin Yüksek Seçim Kurulu’nu, bilinen ve uygulananları yok sayarak Yüksek Seçim Kurulu’nu, yani anayasayı, yani kanunları dikkate almayabileceğini gördük. İsterseniz, sonuçlarına bakarak doğruyu bir kere daha boğduğumuzu da söyleyebilirsiniz.

Mesele şu veya bu parti meselesi değildir. Gücü ele geçirenlere hiçbir kuralın etki edemeyeceği yere gelirseniz, orman kanunlarına rahmet okutur haller yaşanır. Şimdi o yaşanıyor. Bir konuda vesayetten şikâyet edenler, bin türlü vesayete kapı açtılar. Gücü ele geçirince tanınmaz hale geldiler. Konuşacaksak bunları konuşacağız. Kurallara dönmenin yollarını arayacağız. Başka çare yoktur.

“KÖR KAZMA”NIN YIKIM HIRSI

Cehalet, iyi olmayan niyet ve sınırsız ihtiras bir araya geldi. Vurduğu “Kör kazma”nın yıkımı yaşanıyor. Kanaatimce bazı eski sandığımız kavramların ifade ettiği manaların hayatımıza dönmesini sağlamadan doğru yola dönüş olmaz. İz’ân ve insaf onlardandır. Kubbealtı Lügati’nde iz’ânın ilk manası “anlayış, kavrayış ve feraset”tir. İz’anlı dediğinizde, kavrayışlı, anlayışlı birini kastedersiniz. “İnsaf dinin yarısıdır” hikmeti de düzgün insanı veren ölçülerden süzülmüş gerçeği söyler.

İz’ânı, insâfı bırakmak vicdanı söndürmektir. Vicdanın söndüğü yerde, haktan hukuktan, ölçüden-adaletten, düzgün insandan bahsedemez hale gelirsiniz. “Orada mıyız?” Evet demek zor olsa da oradayız.

Din iman pazarlarını, Tanrı adına konuşanları geçin, yitiğimiz bunlardır.

DANIŞMANLIK EDİYORUZ

Partiler, kurumlar, kuruluşlar ve devlet erkini teslim ettiklerimiz değerli-değersiz her fikri duymaya açık olmalılar. Duymak yetmez, iz’anla, insafla, vicdanla yorumlamaya çalışacaklar. Bu bir meziyet gibi görünse de devlet yönetmeye kalkanlar için asgari ölçüdür. Devlet yöneten veya yönetmeye talip olan kendi kampına hapsolamaz. Herkese açık olacaktır.

Yazılanlar, söylenenler partilere bedava danışmanlık hizmetidir. Evet, Erdoğan’a, Özel’e, Dervişoğlu’na ve diğerlerine danışmanlık ediyoruz.

Geçen hafta, Kılıçdaroğlu’nun durumunu mensup olduğunu söylediği Alevîlik kavramlarıyla anlatmaya çalışmıştım. O bir düşkün’dü. Başka yorumlarımla beraber ağır bulanlar oldu. Şimdi onun aparat olduğu düşüncesi dillendiriliyor ki ağırdan ağırdır.

Yaptığı bellidir ve öfkeleri çeken bir figür haline geldiği açıktır. Ak Parti’nin çöküşüne muhalefeti de ortak edecek projeyi devlet gücünü arkasına alarak gideceği yere kadar götürecektir. Bunu yapar da siyaseten öldüğü değişmez. Asıl muhatap Özgür Özel’dir, biz ona bakacağız.

ÖZGÜR ÖZEL’İN ÇIKMAZI

Özgür Özel CHPsinin “açılım” a yakınlığını ve propaganda dilini hep eleştirdik. Atatürk’ün partisiyiz derken Atatürk’le taban tabana zıt anlayışta konakladıklarını, çok yazdım. Başkaları da söylediler. Kös dinlediklerini gördük. Devlet yönetecek bir parti için vahimdir. Şimdi sırası mı diyecekler beni mazur görsünler, tam sırasıdır.

Butlânı, mahkemeleri geçin -oralarda muhtemelen temizdirler- hata varsa bu dediklerim ve benzerleridir. Üzerinde durulacağını umuyorum. Partiler, halka, muhataplarına karşı nobranlık edemez, kör sağır olamazlar.

CHP, Kılıçdaroğlu’nun arınma adıyla kirliliğin zirvesini temsil ettiğini de ancak bu ilkelilikle anlatabilir. KAMP KÖRLÜĞÜNDEN KURTULAN KAZANIR

Madem girdim, devam edeyim: Bozacağınız oyun, yalan-dolan ve sahtelik ise aslında anlatmanız kolay olmalıdır. Olmuyorsa yetersizliğinize bakacaksınız. “Nerede hata ediyoruz?” demeyen çıkış yolu bulamaz. Bu durumda halkı bırakın kendinizi bile savunamazsınız. Kaldı k sizden beklenen yenmektir. Yenmek ileri atılmakla olur. Muhatabından daha iyi görünmekle olur. Onun oyununu bozmakla olur.

Başlayacağınız yer kendinizdir. Tenceresi kaynamaz olmuş vatandaş değişime hazırdır. İktidardakiler çok kötü olduğu halde size tam dönülmüyorsa asıl problem sizdeki temel anlayış kaymasıdır. Mesela, altı oktan biri milliyetçiliği dışlayan sol kliğin darlığıyla yol yürünmez. Halkı harekete geçirmekte zayıf kalıyorsanız buralara bakacaksınız.

Şikâyetle, sızlanmakla bir yere varılmaz. CHP’de yanlış konumlanışı anlayacak kültürde insanlar var. İlim, fikir ve sanat adamları var. Dünü bilen, bugünü gören, yarına neyin kalacağını düşünecekler var. Kazanacak oyun kurulamadıysa yanlışlarda ısrar etmenin manası yoktur.

CHP iktidar seçeneğidir. Ak Parti’nin yıldızı sönerken yıldızı parlamadı. Halka güven veremedi. Buna rağmen halk yönelir gibi olunca müdahaleler, mahkemeler, karıştırmalar başladı. Doğru da başka sebepler yok mu?

Söyledim, CHP Atatürk çizgisinde görünmüyor. Türk diyememekle olmaz. Bilmeden, anlamadan olmaz. Sloganlarla olmaz. Çok yönlü hücumu püskürtebilirlerse, özellikle çözümü zor görünen Kılıçdaroğlu butlânını bâtıllığa gömerlerse yeni yol haritasıyla yürümeyi düşünecekler. Butlan, kamu vicdanında kabul görmedi. Muhalefet ve ezici vatandaş çoğunluğu sakat bir karar olduğunda birleşti. Çok değerlidir. Vakit geçmeden değerlendirirlerse normale dönüş imkânı çabucak doğar.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.