Türkiye'nin çeşitli illerinde görev yapan yüzlerce Almanca öğretmeni, ikinci yabancı dil öğretiminin güçlendirilmesine yönelik hazırladıkları raporu TBMM ve Milli Eğitim Bakanlığı'na iletti. Öğretmenler, Almancanın liselerde yeniden ortak ders olarak okutulmasını, ortaokuldan liseye kesintisiz devam eden bir eğitim modeli oluşturulmasını ve ders saatlerinin artırılmasını istedi.
ÜÇ TEMEL ÖNERİ SUNULDU
Raporda, Almancanın ortak ders statüsünden çıkarılarak seçmeli ders haline getirilmesinin ikinci yabancı dil eğitiminde sürekliliği zayıflattığı ifade edildi. Bunun öğrencilerin dil öğrenme imkânlarını sınırlandırdığı, eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz etkilediği ve Almanca öğretmenlerinin verimli şekilde değerlendirilememesine yol açtığı belirtildi.
Öğretmenler, çözüm olarak üç temel öneri sundu:
Almancanın liselerde yeniden ortak ders kapsamına alınması,
Ortaokulda başlayan eğitimin lisede de kesintisiz sürdürülmesi,
Ders saatlerinin artırılması.
"ALMANCA STRATEJİK BİR DİL"
Raporda, Almancanın Türkiye'nin ticaret, sanayi, bilim, teknoloji ve yükseköğretim alanlarındaki uluslararası ilişkileri açısından önemli bir konuma sahip olduğu vurgulandı. Almanca öğretmeni bulunan okullarda derslerin mutlaka açılması ve öğrencilerin dört temel dil becerisini geliştirebilecekleri yeterli ders süresinin ayrılması gerektiği ifade edildi.
"ORTAOKULDA BAŞLAYAN EĞİTİM LİSEDE KESİLİYOR"
Cumhuriyet'te yer alan habere göre Almanca öğretmeni Beyhan Arıcı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı Çoklu Yabancı Dil Eğitim Modeli'nin olumlu bir adım olduğunu ancak yalnızca sınırlı sayıdaki ortaokulda uygulanabildiğini belirtti. Arıcı, programa katılım şartlarının birçok okulun sisteme dahil olmasını engellediğini, bu nedenle ikinci yabancı dil eğitiminin ülke genelinde yaygınlaştırılamadığını söyledi.
"BİRÇOK LİSEDE ALMANCA DERSİ AÇILMIYOR"
Arıcı, Almancanın seçmeli ders statüsüne geçmesiyle birlikte derslerin açılmasının okul yönetimlerinin planlamasına ve öğrenci tercihlerine bağlı hale geldiğini belirterek, birçok lisede Almanca dersinin hiç açılmadığını ya da sınırlı sayıda açıldığını ifade etti.
Bu durumun ortaokulda Almanca öğrenen öğrencilerin lisede eğitimlerine devam edememesine neden olduğunu dile getiren Arıcı, bazı Almanca öğretmenlerinin ise norm fazlası durumuna düştüğünü veya farklı alanlarda görevlendirildiğini söyledi.
EĞİTİMDE SÜREKLİLİK VURGUSU
Öğretmenler, ikinci yabancı dil öğretiminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelebilmesi için Almancanın yeniden ortak ders kapsamına alınmasını, ortaokuldan liseye uzanan kesintisiz bir eğitim süreci oluşturulmasını ve ders saatlerinin artırılmasını talep etti. Bu adımların hem öğrencilerin yabancı dil becerilerini geliştireceği hem de mevcut öğretmen kadrolarının daha etkin kullanılmasını sağlayacağı ifade edildi.
