Dolara düşüş ‘vize’si

Dolara düşüş ‘vize’si

Merkez Bankası, bankaların tutmak zorunda olduğu dövizi azaltarak piyasaya dolar sürülmesine kapı açtı. İhracatçı kredilerinde kuru 3.70’de sabitledi. ABD vizelerinde sınırlı hizmete başlanacak olması ise kuru 3.83’e çekti.

HAMİDE HANGÜL / EKONOMİ SERVİSİ

Jeopolitik riskler, enflasyondaki yükseliş ve artan faizin etkisiyle zirve yapan dolara Merkez Bankası müdahalede bulundu. Kur ateşini düşürmek için bankaların tutmak zorunda oldukları döviz miktarını yüzde 60’tan yüzde 55’e indiren Merkez, bu yolla piyasaya 5.3 milyar TL karşılığında döviz sürülmesine kapı açtı. İhracatçıların reeskont kredi geri ödemeleri için de kuru 3,70’de sabitledi. Her iki yolla piyasadaki döviz ihtiyacını kısmaya çalıştı. Bu hamleler sonrasında dolar 3.86 seviyesine kadar geriledi. Zorunlu karşılık hamlesi sonrasında 3.86 seviyesine kadar gerileyen dolardaki düşüş ve TL’nin değer kazanmasına bir destek de ABD vize haberiyle geldi. İngiliz haber ajansı Reuters, Türkiye’deki tüm Amerikan diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerini 7 Ekim’de askıya alan ABD temsilciliklerinin sınırlı hizmete başladığını duyurdu. Bu açıklama sonrasında dolar 3.83’e kadar geriledi. Borsa ise 115 bin 93 puanı görerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Öte yandan dün Merkez Bankası, ekonomik temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumlarını önlemek için iki adım attı.

* Bunlardan ilki, ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlere sağlanan reeskont kredilerinin geri ödemelerinin Türk Lirası cinsinden yapılabilmesine imkan sağlanması oldu.

Banka, 1 Şubat 2018’e kadar vadesi dolacak ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin geri ödemesinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde, Banka tarafından açıklanan kur seviyesinden Türk Lirası cinsinden yapılabilmesi imkanı getirdi.

Buna göre, geri ödemelerde dolar için 3,70, Euro için 4,30, Sterlin için 4,80 seviyesinden geri ödeme tutarı hesaplanacak.

Kredi kullandırım tarihindeki işlem kurunun, belirtilen seviyelerden yüksek olması halinde ise kullandırım tarihindeki işlem kuru esas alınacak. 

Yetkililer, bu imkanın döviz piyasalarına 5 milyar dolar tutarında etki yapmasının beklendiğini ifade ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), açıkladığı ikinci önlemle ise Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) kapsamında döviz imkanına ilişkin üst sınır ile dilim aralıklarında değişiklik yaptı. *Bu kapsamda döviz imkan oranı üst sınırını yüzde 60’tan yüzde 55’e düşürdü ve tüm dilim aralıklarını 5’er puan aşağı çekti.

Bu hamleyle bankaların, ellerinde tutmak zorunda oldukları döviz miktarı düşürüldü.

Böylelikle Merkez, piyasadan 5,3 milyar Türk lirası likidite çekilirken yaklaşık 1,4 milyar dolar tutarında dövizin bankaların kullanımına geçeceğini açıkladı.

Banka’nın, reeskont kredilerinin geri ödeme koşulları ve rezerv opsiyon mekanizması çerçevesinde attığı adımların döviz piyasalarına yaklaşık 6,4 milyar dolar büyüklüğünde etki yapması bekleniyor.

Merkez Bankasının aldığı önlemlerin ardından düşüşe geçen dolar yüzde 0,63 azalışla 3,8630, Euro yüzde 0,60 kayıpla 4,4860 düştü. Vize haberiyle dolar 3,83 seviyesinden kapandı.

Geçen haftanın son işlem gününde yüzde 2,34 değer kazanarak haftayı 3,8876’dan tamamlayan dolar/TL, dün sabah 3,8905 ile 27 Ocak’tan bu yana en yüksek seviyesini görmüştü. 

İHRACATÇI SABİT KUR KARARINDAN MEMNUN

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası kararının ihracatçıların önünün görmesini sağladığını söyledi. İhracatçıların karşılaştıkları sorunların başında kur riskinin geldiğine işaret eden Büyükekşi, özellikle son dönemde piyasada sağlıksız fiyat oluşumlarına şahit olduklarını belirtti. Bu durumun ihracatçıları kur riskine karşı daha hassas hale getirdiğine işaret eden Büyükekşi, şöyle devam etti: “Merkez Bankası tarafından alınan, 1 Şubat 2018 tarihine kadar  vadesi dolacak ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde, ABD doları için 3,7, Euro için 4,3, İngiliz Sterlini için 4,8 kuru kullanılarak Türk lirası olarak yapılabilmesine olanak tanınması ihracatçılar olarak bizleri oldukça mutlu etti. Bu uygulamayı hayata geçiren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına ve ayrıca bizleri bu hususta her daim dinleyip çözüm bulmaya çalışan Hükümetimize 67 bin ihracatçımız adına teşekkür ederim. Bu kararla kurlardaki volatilitenin azalacağına inanıyoruz.”

BU YIL GELEN İKİNCİ MÜDAHALE

Merkez Bankası, 2017 yılının ilk aylarında da benzer şekilde piyasada oluşan aşırı oynaklık ve ekonomik temellerden uzaklaşan sağlıksız fiyat oluşumlarına karşı Türk lirası likiditesini azaltmaya ve döviz likiditesini artırmaya yönelik bir dizi önlemi uygulamaya koymuştu. Bankalararası Para Piyasasından sağlanan Türk lirası likiditenin aşamalı olarak azaltılması, zorunlu karşılık oranlarında indirime gidilmesi, Türk lirası depo karşılığı döviz depo işlemlerine başlanması, piyasaların istikrara kavuşmasında etkili olmuştu.

TL FAİZLERİNİ YÜKSELTEBİLİR

Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, Merkez Bankası’nın bankaların tutmak zorunda oldukları dövizi azaltarak piyasaya döviz girişi sağlamaya çalıştığını söyledi. Erkan, “Burada TL sıkılaştırılıp, bankaların FX olarak tutması gereken dövizi gevşeterek bir müdahalesinden bahsedebiliriz” dedi. Ancak bu durumun TL’nin maliyetini de yükselteceğine işaret eden Erkan, “TL açısından olumlu olsa da faizler tarafında baskı yukarı yönlü devam edecektir. Fonlama maliyetleri de bir miktar bunu yukarı çekecektir” diye konuştu.

MALİYET BASKISI ALTINDAYIZ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayımladı. TL’deki değer kaybı ve emtiadaki gelişmelere bağlı tüketici fiyatları üzerinde üretici kaynaklı maliyet baskılarının güçlü seyrini koruduğu vurgulanan raporda, şu noktalara dikkat çekildi:

* Petrol, girdi fiyatları ve dövizdeki gelişmelerle enerji fiyatları son aylarda yüksek artış eğilimini sürdürdü.

Temel mal enflasyonu, döviz kuru gelişmelerinin yanı sıra beyaz eşya ile mobilya sektöründeki geçici vergi indirimlerinin geri alınmasının etkisiyle yükseldi.

Hizmet grubunda yıllık enflasyon önemli bir değişim göstermedi. Çekirdek göstergeleri, temel mal grubu öncülüğünde yükseldi.

Enflasyonda, döviz kuru ve başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışlar belirleyici oldu.

Yıllık enflasyon imalat sanayisinde yüzde 18,86’ya, alt gruplarında yüzde 14,66 oldu.

Dayanıklı tüketim malı fiyatları, mobilya kaynaklı arttı, dayanıksız tüketim malı fiyatları ise giyim, ayakkabı, tekstil ve süt ürünlerine bağlı olarak yükseldi.

Yıllık enflasyon ulaştırma grubunda artarken diğer alt gruplarda yatay seyretti.

Ulaştırma hizmet fiyatları akaryakıttaki artışlara bağlı aylık yüzde 1,07 yükseldi.

Bu gelişmede, taksi ve dolmuş ücretlerindeki fiyat artışları ön plana çıktı.

Bu dönemde, kira yıllık enflasyonu yüksek seviyesini korudu, lokanta-otel grubu yıllık enflasyonu yatay seyretti.

Alt gruplardan yemek hizmetlerinde enflasyon yükseldi, konaklamada geriledi.

Son 2 ayda güçlü artış kaydeden enerji fiyatları ekimde de yüzde 1,78 ile belirgin bir oranda yükseliş kaydetti.

Döviz, petrol ve girdi fiyatlarına bağlı sırasıyla yüzde 3,15 ve 4,20 artan akaryakıt ve tüp gaz fiyatları, enerji enflasyonundaki yükselişin ana sürükleyicileri oldu.

TL’deki değer kaybı ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı maliyet baskıları güçlü seyrini korudu.

 

 

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN