Back To Top
Bu bayram millet yine ölecek!

Bu bayram millet yine ölecek!

 - Son Güncelleme: 22.08.2017 Salı 01:58
- A +

Bir uçtan bir uca gitmekte çok mahiriz. Orta yolu bulmak meğerse ne kadar zormuş.

Önümüzde Kurban Bayramı var. Tatil süresi yine 10 gün. Herkes tatil yerlerine koşuyor. Sayın Nihat Zeybekçi “Çalışmamız lazım” çıkışı da boşa gitti.

Zaten bu ülkede çalışmak ve üretmek bir türlü değer görmüyor. Uyguladığımız ekonomik modele “yan gelip yatma” modeli diyorum. Galiba zaman maalesef benim gibileri haklı çıkartıyor.

Keşke çalışmak daha değerli olsaydı. Keşke üretmek daha makbul görülse.

Keşke devlet üreten sanayicilerin ortağı olacağına rantçıların ortağı olsaydı. Vergiyi üretim ve istihdamdan değil de, rant üzerinden daha çok alsaydı.

Ha!

Diyeceksiniz ki, o vakit rant üzerinden çifte vergileme alınmış olur. Zaten rant üzerinden kayıtsız bir paylaşım söz konusu. Bunun yanında bir de resmi vergi çok kaçar.

Ne diyeyim, haklısınız. Şişli Belediyesinde yaşanan vurgun olayı, kayıt dışı rant paylaşımının nerelere vardığını bize gösteriyor.

***

Evet, iki uç noktada dolaşıyoruz demiştik.

Şu trafik meselesini bir türlü halledemiyoruz. Geçen yıllarda vatandaşa kameralı tuzak kurarak milyonlarca liralık vurgun yapıldı. O kadar çok şikayetin Ankara’ya ulaşması kaç yıl aldı biliyor musunuz?

Sayın Süleyman Soylu ve Naci Ağbal bu tuzağı geçen yıl Kurban Bayramında sonlandırdı. Gerçi kendi adıma söyleyeyim, Bakanların açıklamasından sonra da bu cezalar gelmeye devam etti.

Peki, şimdi durum ne?

Hatırlarsanız Ramazan Bayramında gazeteniz KARAR bütün trafik kameralarının kapalı olduğunu manşetten verdi. Emniyet, topu laboratuarı olmayan TSE’ye attı. Ama aynı zamanda eski TEDES tuzaklarına da yeni kurallar getirildi. Mesela artık en can alıcı nokta; hız sınırının yüzde 10 mesafesinde bir başka kamera olmayacaktı.  Hız sınırları eskisi gibi 110 km’den birden 50 km’ye düşürülemeyecekti.

Hatırlarsanız TEDES vurgununda iki nokta çok önemliydi. Hız sınırı birden çok düşürülüyor ve km başına kameralar yarleştiriliyordu. Ben hala neden o tuzakçı firmalara soruşturma açılmadığını da merak ediyorum ya.

***

Şimdi gelelim asıl meseleye.

Yine bayram

Yine uzun tatil

Yine yollar ana-baba günü gibi

Hatta şehir içleri de ralli alanından farklı değil. Hiç fark etmiyor.

Bütün elektronik trafik denetleme kameraları kapalı. Polisleri güneşin altına dikmek fayda etmiyor. Veya yol kenarlarına maket polis araçları kurmak ise ayrı bir komedi.

Şu işi bir türlü beceremedik gitti. Kuralları belirlenmiş, sorumluluklar yüklenilmiş bir sistem ile trafik denetimini yapamıyoruz. Ya vatandaşa tuzak kuruyoruz, ya da her türlü serbestlik arasında dolaşıyoruz. Açığı kapatmak için de trafik polislerini yollara dikiyoruz.

El-alemin arabayı bile sürücüsüz yaptığı bir çağda, biz hala 50 yıl öncesinin yöntemleri ile denetim yapmaya çalışıyoruz. Bir türlü gerçek duruma gelemedik.

İşte yine bir bayram

İnşallah yine binlerce kaza olmaz.

İnşallah yine yüzlerce insan ölmez.

İnşallah bayram yine millete zehir olmaz.

Ne diyelim: Yine bayram geldi; yine yollarda millet ölecek. Kaderimiz bu galiba.

SOKAĞIN ADALETİ

Benim alanım ekonomi. Ama bazı noktalara değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü hepimizi ilgilendiriyor.

Haber akışına bakıyorum. Kavgalar, tecavüzler, yaralamalar,ölümler... Haber sayısı mı çok arttı; yoksa başka bir durum mu var?

FETÖ’nün 15 Temmuz hain girişimi sonrası hapishanelerde yer kalmamıştı. Ve eski adi suçlulara yönelik kısmi bir af olmuştu. Acaba adi suçluların salıverilmesi ile toplumsal suçlarda bir artış mı yaşanıyor? Açıklanmış bir veri yok. Benim ki sadece çıplak gözlem. Ama, adalet kavramını bir de sokak açısından düşünmek gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Aksi halde ülkemizde çok ciddi bir suç işleme özgürlüğü olduğunu söyleyebiliriz. Ama bizim aradığımız özgürlük asla bu olamaz. Rahşan affı sonrasını hatırlayın derim. Umarım birileri bu sesi duyar. Ve sokaklara adalet gelir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 22:39
Allah milletimizi korusun. Trafikte, hayatın her alanında sabırlar versin. Hayatın bütün kurallarına saygılı, yaptırım, ceza ve ödüllerle cehaleti olan ya da kurallara uymayan vatandaşlarımız eğitilerek toplumsal standartlarımız yükseltilmelidir. Bazen trafik cezaları bu konuda etkili olabilir. Bunun için benim önerim doğan her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşına evlilik, komşuluk, toplumsal kurallar, trafik kuralları, sağlık, hukuk eğitim hakları vs içeren bir kitap verilmesi ve 18 yaşında bu kitapla ilgili seminer verilerek vatandaşlık sınavı yapılmasıdır.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 21:13
Ankara da ıstanbul yolunda sadece iki noktada halk deyimiyle 82 radarı var.Bu noktalarda araçlar 80 km düşüyor radarı geçer geçmez Allah ne verdiyse basıyor.Bu yolun her 1 km eds radar konmalı ayrıca tüm trafik lambalarinda eds konularak baskenthe trafik magandaligina son verilmelidir.Kuralları başkentte uygulayamassan hiçbir yerde uygulayanlarin.Trafiğin popilizmi olmaz şehirler arası tüm yıllarda ortalama hız sistemi getirilmelidir.Ankara sivrihisar arası gibi.Sonuçta kesilen ceza devlet kasasına giriyor ve bu cezalarda hayırlı ceza çünkü insanların can güvenliğini sağlıyor .Çocukluktan itibaren kuralları benimsetemiyorsaniz o zaman EDS sistemi yardımıyla zorla trafik kurallarını öğretmek zorundayız .Her sene yaklaşık 8 bin kişinin ölümünü yüzbinlerce yararlanmayı ve yaklaşık 50 milyar liralık maddi zararı ancak böyle onleriz...
karar okuyucusu 22 Ağustos 2017 16:36
İbrahim Bey Merhaba; Kamera tuzakları galiba farklı bir şekilde devam ediyor. 4 yıldır aktif olarak araç kullanıyorum. 3 kez ceza yedim. tamamı park cezası. bankaya gitmem gerekti. bankanın önü bütünüyle kaldırımdı. yani park alanı yok. mecburen kaldırıma park edip işimi hızlıca gördüm. sonuç; kameradan tespit edilen hatalı park cezası. :(. galiba soygun farklı şekillerde devam ediyor.
C.Hüseyin Çağlar 22 Ağustos 2017 13:58
Sevgili yazarımız İbrahim Kahveci Beyefendi... Ulu ülkemiz Türkiye kaliteli, ama biz ne kadar kaliteliyiz?!.. "Yan gelip yatma" modeli demişsiniz, iktisadi durumumuza ve bu yoldaki gidişimize; başka ne denir ki!.. Tembelliğe dayalı bir hayat var ülkemizde ne yazık ki... "... çok ciddi suç işleme özgürlüğü var" demişsiniz, ne acı ki bu da doğru.Telefon eden dolandırıcı,kendine olan güvenle,hükmederek ve emir de vererek şunu söylüyor:"Telefonu kapatmadan 155'i tuşlayın, 155'i arayın!.." Emeklileri, hele de yeni emekli olanları hedef almışlar. Emeklilerin ve hedef seçtikleri yurttaşlarımızın tüm bilgileri ellerinde mevcut.Dolandırıcılık serbest mi, cezası caydırıcı halde değil mi, her ne ise bir rahatlıkla milletimize kan kusturuyorlar.EGM, sürekli uyarı mesajları yazıyor, uyarıyor milleti; ama milletimiz garip, mazlum, üzgün vesair ruh haliyle tuzağa düşüyor.Camilerimize ve tüm kurum ve kuruluşlara duyurular asılıyor EGM'ce: "Bankada para çekerken, tapuya giderken, yanınızda fazla miktar para taşıma hallerinizde yanınızda yakınlarınız olsun." diyor mealen. Ve 17 temmuz tarihli yazınızın başlığa aklıma geliyor: "Bankada paranız ne kadar güvende?" Halimiz, ahvalimiz, gidişimiz iyi değil. "Üçüncü Sayfa Haberleri" ile ilgili olarak, Suriyeli Emani Anneciğimiz hunharca katledildikten sonra, "Üçüncü sayfa yüzümüz" başlıklı bir yazı yazdı Ahmet Taşgetiren ağabeyimiz, belki bakarsınız. Şu dolandırıcılara, "dur" diyen çıkmayacak mı?!.. Çok yaygın, çok dehşet verici!.. Bir ömür çalışılıp elde edilen ve bir ev parası etmeyen emekli hakkına vahşice göz dikip, gaspedebilen bu gaspçılara; bu dolandırıcılara mutlaka 'dur' denilmelidir. Kapkaç yapılıyordu, özellikle İstanbul'da. Bu bir terördü ve o sanırım o kapsama alındı, sona erdi.Annelerimizin,bacılarımızın çantaları alınıyordu,yerlerde sürükleniyordu bu ulu ülkenin Hanımefendileri... Lütfen sizler, hükümetimiz, devletimiz, herkes bu dolandırıcılara meydanın boş olmadığını göstermelidir... Hükümetimize, ilgili bakanlarımıza ve yazarlarımıza bu konuda yazmaya devam edeceğim... Her yurttaşımız bu konuyu, yazabildiği her alanda dile getirsin. Kurdukları işletim sistemine bakar mısınız: Telefonu kapatmadan 155'i arayın!.. Nedir 155?!.. Bize güven veren, emniyetimiz olan numara; malımızı, canımızı, namusumuzu koruyan hat!.. İşletim sistemlerine, dolandırma düzeneklerine bu numarayı dahil etmişler!.. Hükümetimizden gür bir ses; milletimizi bu kan emicilerden koruyacak acil bir adım bekliyoruz; diliyoruz...Selam, sevgi ve hürmetlerimle efendim... Allah'a emanetsiniz...
tepekoylu 22 Ağustos 2017 13:17
her şey gizli kapaklı yapıldığından arka sokaklarda neler oluyor bılemıyoruz..belkıde sokağa salınan gaspçı hırsız tecavüzcü Rahşan affı zamanındanda fazla olabılır..olaylar çok arttı. ortalık hiç bu kadar başıbozuklarla dolu olmamıştı...
Misafir 22 Ağustos 2017 10:19
Ibrahim bey senin alanin ekonomi de degil be kardesim. olsa olsa havaalani olur ilgi alanin. bu rakamlarla oynayip ulkeyi batiranlari cok gorduk. Allah'tan borsanin yukselisini ekonnominin kotu gidisine baglamiyorsun.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 09:46
Cezaevinin anlamı nedir? Cezaevi sadece suçluları cezalandırmak için mi vardır, yoksa bunun yanında suçluların topluma geri dönüşünü sağlamak için mi vardır. Bizim infaz sistemimiz maalesef ikisini de sağlamıyor. Koşullu salıverilme sistemi çok kötüye kullanılıyor ve eksik uygulanıyor. Bu sistemin amacı af değildir. Suçlunun topluma geri dönüşünün, sağlıklı, suç işlemeyen bir birey olmasının sağlanmasına yöneliktir. Ancak bizde bakıyoruz suçluyu salıver gitsin modeli çok güzel uygulanıyor. Her bir suçun belli bir oluşma nedeni vardır. Suç için uygun koşullar varsa bu yerde suç işlenme potansiyeli de fazlasıyla var demektir. Önemli olan bataklığı kurutmaktır. Suç işleyen birine verilecek eğitim, hayat koşullarını değiştirmeye çalışmanın yanında suçun işlenme sebebini anlamak çok büyük önem taşır. Çünkü bir suçun neden işlendiğini anlamadan bir suçun işlenme potansiyelini de ortadan kaldırmak mümkün değildir. Önemli olan suç işlenmeden suçu önlemek, suç için uygun ortam ve koşulların yok edilmesidir. Bir yerde hırsızlık çok oluyorsa sadece suçluyu cezalandırmak sonuç odaklı kısır bir çözümdür. Bu yerde yüksek güvenlikli siteler yapmak da çözüm değildir. Bu suçun ana sebeplerinden birisi toplumdaki gelir adaletsizliğidir. Bu gelir adaletsizliğini yok etmeden bu suçu ortadan kaldırmak da mümkün değildir. Bu demek değildir ki gelir adaletsizliği ortadan kalksa suç işlenmeyecek. Amaç suçun oluşmasını önlemek ve sayısını en aza indirmek olmalıdır.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 09:33
Tragik polisinin iki görevi var: 1) devlet büyükleri için yolu açmak. 2) pusuya yatıp araç çekmek. Araç trafiği tıkamasa bile trafiğe ve otoparkçıya gelir olsun diye çekiliyor ama bunun yanına çift sıralar kavşak içi parklara pek çok yerde göz yumuluyor ( örnek koşuyolu park ve çevresi)
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 09:29
ABD'nin bazı eyaletlerinde uygulandığı şekilde 3 adi suç işleyen (felony) şahsa üçüncüsünde işlediği suç ne olursa olsun müebbet verilmeli.
evin 22 Ağustos 2017 07:09
hırsızlar, tacizciler vs tutuklanmıyor artık. demek ki kadınları taciz etmeyi, hırsızlık yapmayı suç olarak görmüyorlar...muhalif olmayın yeter...
KARAR OKURU 22 Ağustos 2017 06:19
Güzel karseşim niye kendini paralıyorsun ki duyan yok her uzun tatilde yüzlerce insanımız ölüyor bir çok insanımız yaralanıyor ve bilmem kaç liralık maddi zarar. hani rant diyoruz ya bence bu uzun tatillerde oy için, niye çalışalım üretelim ki yatmak varken. Kobiler olarak bizler çok sıkıntıdayız sesimizi duyan yok, dahası üzerimize yüklendikçe yükleniliyor kamu kurumlarına yine yığınak var kapağı devlete at gerisini boş ver. bir ülke üretmeden ileri gitmez, yılın yarısını boş geçiren turizme verilen desdek eğer sanayi üretimine verilseydi ülkenin durumu çok farklı olurdu.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN