ECB’den sonra FED’den de faiz artış sinyali

Dünyada yüksek enflasyon trendi devam ederken, merkez bankaları faiz artırarak karşılık veriyor. Avrupa Merkez Bankası Perşembe günü politika faizini 75 baz puan artırarak yüzde 2’ye çıkardı. Küresel piyasalarda ECB’den sonra gözler ABD Merkez Bankası’na çevrildi. FED’in yavaşlamaya gideceği beklentileri güçlenirken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda gelecek haftaki toplantıda ise 75 baz puan faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor.

Küresel pay piyasaları, açıklanan 3. çeyrek bilançoları, enflasyon ve resesyon endişeleri arasında bu hafta Asya borsaları hariç alış ağırlıklı bir seyir izlerken, merkez bankaları faiz artışlarına devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) beklentiler doğrultusunda politika faizini 75 baz puan artırarak yüzde 2’ye çıkardı. Faiz oranı 2009’dan beri en yüksek düzeye yükseldi. İki aydaki toplam faiz artışı 1,5 puanı buldu. Karar sonrası açıklama yapan ECB Başkanı Christine Lagarde, “Birkaç toplantıda faizleri artırmak zorunda kalabiliriz” dedi. Küresel piyasalarda ECB’den sonra gözler ABD Merkez Bankası’na (FED) çevrildi. gelecek hafta gözler başta ABD ve İngiltere merkez bankalarının faiz kararları başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi. ABD’de makroekonomik verilerde görülen yavaşlama, enflasyonda yükseliş eğiliminde sona gelindiğine ilişkin belirtiler ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen şirket karlılıkları yatırımcıların risk iştahını artırdı. FED söz konusu veriler sonrası para politikası adımlarında aralık toplantısı itibarıyla yavaşlamaya gideceğine yönelik beklentiler güçlenirken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda gelecek haftaki toplantıda ise 75 baz puan faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor.

FED’in aralık toplantısına ilişkin beklentiler, yüzde 51 ihtimalle 50 baz puan, yüzde 41 ihtimalle ise 75 baz puanlık faiz artırımı şeklinde fiyatlanıyor. FED’in karar metnindeki ayrıntılar ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamaların piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. ABD’de söz konusu haber akışıyla tahvil faizlerindeki 12 haftalık yükseliş son bulurken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi ile 3 aylık hazine bonosunun getirisi arasındaki fark Şubat 2020’den bu yana ilk kez sıfırın altına indi. Bu durum Fed’in çalışmalarında gelecek dönem için resesyon sinyali olarak kabul ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı bu hafta yüzde 2,6 değer kazanarak 94 dolara çıkarken, altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,8 azalışla 1.645 dolardan tamamladı.

ASYA’DA SULAR DURULMUYOR

Asya borsalarında bu hafta karışık bir seyir izlenirken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikası duruşunu değiştirmedi. Banka, politika faizini yüzde eksi 0,1’de bırakırken, 2022-2024 mali yıllarına ilişkin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Söz konusu kararı oy birliğiyle alan BoJ, sınırsız miktarda devlet tahvili ve yıllık 12 trilyon yen borsa yatırım fonları (ETF) ile yıllık 180 milyar yen Japon gayrimenkul yatırım fonları (J-REIT) alımına devam edeceğini bildirdi.Hafta içinde Çin’de ekonomik gidişata yönelik artan endişelerle dolar/yuan paritesi uluslararası piyasada 7,37’yle rekor kırdı. Çin’de ülkeyi gelecek 5 yılda yönetecek Komünist Parti (ÇKP), 20. Ulusal Kongresi’nin ardından yönetim organlarını belirlerken, büyümenin aksayabileceği ve bölgede tansiyonun artabileceğine yönelik endişeler yuanı dolar karşısında tarihi düşük seviyeye taşıdı.

TÜRKİYE EN DÜŞÜK ASGARİ ÜCRET VEREN İKİNCİ ÜLKE

Derinleşen ekonomik krizle beraber asgari ücret açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Eurostat verilerine göre, 27 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, en düşük asgari ücreti veren sondan ikinci ülke konumunda.

Türkiye’de yüksek enflasyonla beraber açlık ve yoksulluk sınırı hızal artmaya devam ediyor. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) verilerine göre, ekim ayında açlık sınırı 7 bin 425 TL’ye yükselirken, yoksulluk sınırı ise 24 bin 185 liraya çıktı. Böylece, açlık sınırı asgari ücretin 1,925 TL üzerine çıktı. Assgari ücret açlık sınırının bin 925 lira gerisinde kalırken, aynı zamanda ortalam ücrete dönüştü. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerinde yer alan 27 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, Arnavutluk’un ardından en düşük asgari ücreti veren ikinci ülke oldu. BBC Türkçe’den Onur Erem’in haberine göre, Avrupa Birliği’ne (AB) giren gelir düzeyi düşük ülkelerin ortak pazar ve emeğin serbest dolaşımının bir parçası haline gelmesiyle, bu ülkelerde asgari ücretin artmaya başladığını söyledi. Öte yandan Türkiye’deki asgari ücret yalnızca AB üyesi ülkelerin gerisinde kalmadı, Sırbistan ve Karadağ gibi ülkeler de Türkiye’yi geride bıraktı.

Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde endüstri ilişkileri, emek tarihi ve çalışma hukuku üzerine çalışmalar yürüten Prof. Dr. Aziz Çelik, Türkiye’deki asgari ücreti değerlendirdi, AB ülkeleri ile durumu kıyasladı. Prof. Aziz Çelik, Türkiye’de işgücünün yarısından fazlasının asgari ücretle çalıştığına ve böylece işçi sınıfının bir ‘asgari ücretliler topluluğuna’ dönüştüğüne de dikkat çekti. Çelik, “Avrupa ülkelerinde temel ücret belirleyicisi toplu pazarlıklarken Türkiye’de asgari ücret temel ücret belirleyicisi. Bu çok ciddi bir problem. Ben bunu ‘asgari ücret tuzağı’ olarak adlandırıyorum. Asgari ücret bir ortalama ücrete dönüştü” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Tabelada 10 bankada 30: Faiz ferman dinlemiyor

Ekonomi Haberleri