[Karar]
IŞIL ÇALIŞKAN - İSTANBUL
İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yılın öne çıkan oyunlarından biri Shakespeare’in yazdığı ‘12. Gece’. Kimliklerin yer değiştirmesi üzerine bir yanlışlıklar komedisi olan oyunun başrollerinde Bennu Yıldırımlar da var. Sahnede Olivia karakterini canlandıran Yıldırımlar, performansıyla bazen izleyenlerin gözlerinin dolmasına neden oluyor bazen ise onlara kahkaha attırıyor. Bu oyunda Yıldırımlar’ın içinden iki farklı karakter çıkıyor. Yıldırımlar, Karar’a konuştu.
BEN ÇEHOV’CUYUMDUR
Yılın en beğenilen oyunlarından birinde rol alıyorsunuz. Sizce neden bu kadar sevildi?
Dinamik bir oyun oynuyoruz. Sahne değişimlerinde çok büyük ara vermiyoruz. Şenlikli, şamatalı ve cümbüşlü bir tarzımız var. Özellikle genç seyircinin ilgisini çok fazla çekiyor. Orta yaştan da insanlar geliyor. Orta yaş grubunun algısı aynı olmuyor. Onlar tipik bir Shakespeare beklerken, daha modern bir Shakespeare uyarlamasıyla karşılaşıyor.
Shakespeare oyununda rol almak size neler hissettiriyor?
Daha önce ‘III. Richard’ oyununda oynadım. ‘Lady Anne’ rolündeydim. Özellikle bir Shakespeare ısrarım yok hayatta. Ben daha çok Çehov’cuyumdur. Shakespeare oyunu oynadığımda da keyif alıyorum, Çehov oynarken de. ‘12. Gece’nin yönetmeni Serdar Biliş, genç bir insan ve güzel düşleri var. Onun düşlerinde yer almak benim için de mutluluk verdi. Ne de olsa tiyatro ve sinema yönetmenin işidir. Yönetmenin her şeyi kurgulaması ve dünyasını oluşturmasıyla ilgili. Ben de bu dünyada yer aldığım için mutluyum.
HEPSİ AYRI AYRI ZOR
Shakespeare’in en sevdiğiniz kadın karakeri kim?
Bunu Çehov üzerine sorsanız tak diye cevap verirdim ama Shakespeare’in en sevdiğim kadın karakteri üzerine düşünmedim. Hepsi ayrı ayrı zor. Aslında oyun oynamak zor. Layıkıyla yapmak açısından... Biraz deli işi ama biz de bu işi seviyoruz, yapıyoruz.
Oyundaki Viola karakterini siz canlandırmak ister miydiniz?
Viola’ya tipim uymuyor. Beni daha kadınsı buluyorlar. Ben kendimi bulmasam da (gülüyor).
Türk toplumunun popüler sanata daha yatkın olduğu iddiası doğru mu sizce?
Toplumu nereye sürüklemek isterseniz o yöne sürüklenir. Özellikle bir yatkınlık olduğunu düşünmüyorum.
Sanat toplumu yönlendiriyor mu sizce?
Sanatla daha çok ilişkisi olan toplumlarda şiddet olaylarının ne kadar az olduğunu görüyorsunuz. Sanat daha da küçük yaşlarda verilirse hayatı algılamak, ona anlam yüklemek açısından başka türlü insanların yetişmesine neden olur.
YANLIŞ ÜLKEDE YANLIŞ MESLEK
Nasıl oyuncu oldunuz?
Denemeyle başladım. Deneme olumlu sonuç verince devam ettim. Hırslı bir yapım yok. Önemli olan kendini bilmek, işini sevmek, sabırla ilerlemeye çalışmak. Yanlış ülkede yanlış meslek (gülüyor).
Yanlış ülke, yanlış meslek söyleminizi biraz açar mısınız?
Son dönem yapılan dizilerle oyunculuk saygı duyulan bir meslek haline geldi ama genel bir kanı vardır ülkemizde hala da devam eden. Çocuklar oyuncu, tiyatrocu olmak istediklerinde aileler, ‘Aç mı kalacaksın? Başka bir meslek seç, bunu hobi olarak yürüt’ diyor. Ama artık çocuğum oyuncu olsun, para kazanır algısı başladı. Biraz altyapısı eksik olarak devam ediyor oyunculuğa bakış açımız. Bu açıdan kendini tamamlamış ülkelerdeki gibi değil. O yüzden yanlış ülke yanlış meslek. Yoksa ülkemi de mesleğimi de seviyorum.
