Kadıköy’de basın özgürlüğü protestosu: Gazeteciler yürümek istedi, polis izin vermedi

Kadıköy’de basın özgürlüğü protestosu: Gazeteciler yürümek istedi, polis izin vermedi

BirGün muhabiri İsmail Arı’nın tutukluluğunun 7. gününde, tutuklu gazetecilere destek için Kadıköy Moda’da protesto düzenlendi. Çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve vatandaşın katıldığı eylemde, yağışlı havaya rağmen Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda toplanan grup, rıhtıma yürümek istedi ancak polis engeliyle karşılaştı. Gazeteciler, basın özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekerek tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi.

Kadıköy Moda’da toplanan gazeteciler, tutuklu meslektaşları için eylem yaptı. Polis yürüyüşe izin vermezken, açıklama Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda okundu.

Eyleme TİP Milletvekili Sera Kadıgil, DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğulları, CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile gazeteci ve T24 yazarı Hasan Cemal’in de aralarında bulunduğu çok sayıda gazetecinin yanı sıra yurttaşlar katıldı. Alanda “İsmail’e Merdan’a Alican’a özgürlük”, “Özgür basın susturulamaz”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Baskılar bizi durduramaz” sloganları atıldı.

YAĞIŞA RAĞMEN TOPLANDILAR

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre; gazeteciler, meslektaşlarının tutukluluğunu protesto etmek üzere yağışa rağmen Kadıköy Moda’da bulunan Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda bir araya geldi. Eyleme onlarca gazetecinin yanında DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) gibi gazetecilik meslek örgütlerinden temsilciler de katıldı.

POLİS YÜRÜYÜŞE İZİN VERMEDİ

Gazeteciler toplanmaya başlamadan önce bölgede polis yoğunluğu oluştu. Eylemin yapılacağı bölgede 10’dan fazla polis aracının bulunduğu görüldü. Basın açıklamasına katılan 54 yaşındaki bir yurttaş, polis yoğunluğuna, “Biz burada haber alma hakkımızı savunmaya geldik. Basın açıklaması yapıp insanlar aşağıya kadar yürütecekti. Bu kadar polisi görünce şaşkınlıkla karşılaştık. Bizden çok polis var” sözleriyle tepki gösterdi. Alanda ayrıca “Sarayın kölesi olmayacağız” ve “Faşist AKP işbirlikçi MHP” sloganları da atıldı.

r.jpg

Kadıköy rıhtım meydanına yürüyerek burada basın açıklaması yapmak isteyen gazetecilere polis engel oldu.

BirGün gazetesi yazarı Yaşar Aydın, polis barikatının genişletileceğinin belirtildiğini ancak yürüyüşe izin verilmediğini söyledi. Valilikle yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirten Aydın, “Çetelere, mafyaya açılan yollar gazeteciye kapatıldı” dedi.

Gazeteciler, meslektaşlarına yönelik gözaltı, tutuklama ve adli tedbir uygulamalarına karşı ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, gazeteciliğin ağır baskı altında olduğu belirtilerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, basın özgürlüğü üzerindeki baskıların sona erdirilmesi ve keyfi cezalandırma pratiklerinden vazgeçilmesi çağrısı yapıldı:

"Bugün size ne istatistiklerden ne de haberlerimizden bahsedeceğiz.

Yıllardır yazıyor, anlatıyoruz. Yolsuzluğa, usulsüzlüğe, haksızlığa, kayırmaya, torpile, istismara, çetelere ve daha birçok meseleye ışık tuttuk, halkın bir kuruşu daha çalınmasın, bir günü daha heba olmasın diye çabaladık.

Biz gazeteciler, bugüne kadar elimizden geldiğince derdi olan herkesin derdini dinledik, yazdık; duyurmaya çalıştık.

Şimdi bizim büyük bir derdimiz var ve bu dert aslında sadece bizim değil, memleketin derdi.

Gazetecilik mesleği ağır bir baskı altında.

Medyanın büyük çoğunluğunun iktidar kontrolüne alınmasının ardından, bugün geldiğimiz noktada gazetecilikte ısrar eden bizler, hedef tahtasına oturtuluyoruz.

Teslim olmadığımız, hizaya gelmediğimiz için bize gazeteciliğin bedeli ödetiliyor.

Bu bedeli ödeyen son gazeteci BirGün muhabiri İsmail Arı oldu.

Ailesini bayram ziyaretine gittiği Tokat’tan alelacele gözaltına alınıp Ankara’ya getirilen arkadaşımız, bir gün boyunca sorgulandıktan sonra 22 Mart Pazar gecesi tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildi.
İsmail Arı da Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve diğer birçok meslektaşımız gibi “gazetecilik suçu” nedeniyle demir parmaklıkların ardına gönderildi.

Gazetecileri susturmak için kanunların art niyetli ve zorlama yorumlarla araçsallaştırıldığı günlerden geçiyoruz.

Özellikle “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarının gazeteciliğe yönelen başlıca tehditler olduğuna şahitlik ediyoruz.

Bu suçlamalar bir yandan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan birer silah olarak kullanılırken, diğer yandan da istisnai durumlarda uygulanması gereken adli tedbirler, söz konusu “makbul görülmeyen gazetecilik” olduğunda hiç düşünülmeden devreye alınıyor.

Yıllardır bu mesleği yapan, yeri-yurdu belli olan, vaktinin çoğunu adliye koridorlarında geçiren biz gazeteciler, savcıların talebi ve mahkemelerin kararı doğrultusunda “kaçma şüphesi bulunan şüpheliler” olarak tanımlanıyoruz.

Bugün Türkiye’nin yargı sistemi, son derece ölçülü ve dikkatli şekilde başvurulması gereken tutuklama, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı gibi özgürlüğü kısıtlayıcı adli tedbirleri, mutlak cezalandırma anlayışının keyfi pratiklerine dönüştürmüş durumda.

Bu hukuksuzluklardan payını sadece gazeteciler değil, toplumun tamamı alıyor.

Yargı erki üzerinden yürütülen bu hukuksuzlukları kabul etmiyoruz!

Biz gazeteciyiz; elimizdeki kalemden, dilimizdeki sözden başka bir şeyimiz yok.

Böylesi bir atmosferde yazdığımız herhangi bir cümle nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanabileceğimizi biliyoruz. Okuduğumuz bu açıklamanın içinden bile bizi hedef haline getirecek bir bahane üretilebilir.
Biz, başımıza gelebileceklerin farkındayız. Buna rağmen yazıyoruz, konuşuyoruz. Ve yazmaya da konuşmaya da devam edeceğiz.

Çünkü korkmuyoruz. Çok cesur ve gözü kara olduğumuzdan ya da kahramanlığa soyunduğumuzdan değil…

Korkmuyoruz çünkü gerçeklerin gücüne ve halkın demokrasiye sahip çıkan iradesine inanıyoruz.

Okurumuzun, halkımızın bizi yalnız bırakmayacağını, bize sahip çıkacağını biliyoruz.

Taleplerimiz açık ve nettir:

Tutuklu tüm gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalıdır!
Basın özgürlüğünün üzerindeki baskılar son bulmalıdır!

Hukuku ayaklar altına alan keyfi cezalandırma pratiklerinden derhal vazgeçilmelidir!

Gazeteciliğe özgürlük, ülkeye demokrasi istiyoruz!

Ve bir kez daha haykırıyoruz: Gazetecilik suç değildir!"

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN