SELİN IŞIK
Kanal İstanbul projesi güzergahındaki Sazlıdere Havzası’ndaki dev konut projeleri, inşaatların karşı havzaya kadar genişlemesiyle birlikte megakentgeri dönülemez bir çevresel ve ekonomik krizle karşı karşıya bırakıyor. Baklalı, Dursunköy ve Hacımaşlı hatlarında hızla ilerleyen betonlaşmanın nüfusu artıracağını belirten uzmanlar, su krizinden altyapı maliyetine, ekolojik yıkımdan olası Marmara depremindeki afet yönetimi zafiyetine kadar yaşanacak felaket senaryolarına dikkat çekti. KARAR’a konuşan İBB yetkilileri “Havzada oluşturulacak yerleşik alan, Avrupa Yakası’nda nüfus artışına yol açacak. İçme suyu temininde ciddi sorunlar yaşanacak. Yeni yerleşim alanlarının İBB’ye oluşturacağı zorunlu altyapı maliyeti, yaklaşık 500 milyar lirayı bulacak. Bu ek yükü karşılayabilecek bir gücümüz yok” dedi.
YARGIYA BAYPAS
Sazlıdere’de mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında, belediye yetki sınırları içinde bulunan ruhsatsız veya kanuna aykırı yapılaşmalara karşı hukuki mücadelenin sürdüğünü kaydeden yetkililer “Sazlıbosna-Hacımaşlı bölgesindeki 713 adet yapı ruhsatının iptali için İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma talepli davalar açıldı. Ancak merkezi idarenin yargı süreçlerini baypas eden hamleleri ile kararların sürüncemede bırakılması denetim yetkisini kısıtlıyor” ifadelerini kullandı. İBB yetkililerinin diğer tespitleri şöyle...
- Sazlıdere Barajı’nın koruma statüsü, Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla kağıt üstünde değiştirildi. Projeyle beraber 13 bin 400 hektar orman alanı ve 136 milyon metrekare verimli arazi, geri dönülemez bir şekilde tahrip edilecek.
- Ortaya çıkacak hafriyat miktarı, oluşturulacak alanda altyapı ve lojistik hazmetme kapasitesini katbekat aşan bir ‘moloz yükü’ haline gelecek.
- Projenin 65 milyar dolarlık bütçesi, kentsel dönüşüm yatırımlarının 16 katı büyüklüğünde. Oysa söz konusu bütçeyle İstanbul’daki 9,5 milyon konut yenilenebilir.
- Muhtemel büyük bir depremde geçiş yollarının zarar görmesiyle 9 milyon insanın tahliyesi ve afet müdahalesi imkansız olacak.
- Güzergâhın sonradan açıklanmasıyla bölgede 30 milyon metrekarelik bir arazi spekülasyonu yaşandı. Araziler el değiştirdi.
HİÇBİR KRİTERE UYMUYOR
İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, Sazlıdere’deki konut projelerinin, İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği’nde belirlenen koruma ve nüfus kriterlerine uymadığını ifade etti. Sazlıdere Barajı, Avrupa Yakası’nın yüzde 14’lük su ihtiyacını karşılıyor. Yapılaşma faaliyetleri, yağış sularının baraja ulaşma miktarını ve havzanın su toplama kapasitesini de olumsuz etkileyecek. Doğal zeminin bozulmasıyla birlikte baraja ulaşan suyun kalitesi bozulacak. Başa, baraj sularından düzenli numune aldıklarını ve su kalitesini izlemek üzere takipte olduklarını sözlerine ekledi.
