Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın üçüncü Enflasyon Raporu’nu, yarın saat 10.30’da kamuoyu ile paylaşacak. Başkan Fatih Karahan, mayıs ayında yılın ikinci Enflasyon Raporu toplantısında, 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 24’e, enflasyon tahminini de yüzde 26’ya revize etmişti. Ekonomist Prof. Dr. Yaşar Uysal, Merkez Bankası’nın, enflasyon tahmin ve hedefinde bir değişiklik yapmasını beklemediğini belirterek, “Çünkü, bu aşamada enflasyon hedefinin rezive edilmesi, hem Banka’ya olan güveni daha da aşındırır, hem ekonomik birimlerin enflasyon beklentilerinin bozulmasına neden olabilir” diye konuştu. Uysal, Merkez Bankası’nın dördüncü Enflasyon Raporu’nu, 12 Kasım 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşacağını kaydederek, “Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda hedef ve tahminlerini yukarı yönlü revize etmeyi daha rasyonel bulacaktır. Sanıyorum, 12 Kasım’da zorunlu bir değişiklik ihtiyacı doğacaktır” dedi.
YÜZDE 30’UN ALTI ZOR
Türkiye’nin, 2026 yılını yüzde 30 ile yüzde 35 aralığında bir enflasyonla kapatabileceğini belirten Uysal, “Düşünün, temmuz ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,78 artarken yıllık yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Eylülde okullar açılacak. Yenilenmiş fiyatlarıyla okul masraf kalemleri (defter, kalem, giysi, servis ücretleri vb.) devreye girecek. Ardından ekim ve kasım aylarında daha pahalı üretimin yapıldığı sera ürünleri ile daha pahalı yeni sezon kışlık giyim ürünleri devreye girecek. Dolayısıyla yüzde 30’un altında bir enflasyon olasılığı son derece düşük görünüyor. Seçimler ister 2027 isterse 2028 yılında yapılsın, bir süre sonra seçim iklimine girilecek. Bu da enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itebilir. İktidar değişsin ya da değişmesin yeni yönetime bırakacağı miras yüksek enflasyon olacak” dedi. Uysal, yüksek enflasyonun vatandaşın, özellikle de 2026 yılı başından beri zam alamamış asgari ücretlilerin alım gücünü zayıflatmaya devam edeceğini, sabit ve dar gelirli kesimlerin geçim derdinin daha da büyüyeceğini vurguladı.
KUR BASKILANIYOR MALİYETLER YÜKSEK
Uysal, enflasyon üzerinde baskı oluşturan bazı unsurlara da dikkati çekerek, “Enflasyon üzerinde talepten çok artan maliyetler önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Yüksek kredi faizleri ve bunun işletmelerde yarattığı maliyet baskısını da unutmamak gerekiyor. Maliyet enflasyonu devam edecek” öngörüsünde bulundu. Uzun süredir kurun baskılandığına değinen Uysal, “Kurlar üzerindeki baskının bir kazaya yol açmamak amacıyla yavaş yavaş gevşetileceği izlenimi oluşuyor. Bu da enflasyonu artıracak bir unsur olarak öne çıkıyor” ifadesini kullandı. Uysal, ABD-İran savaşına bağlı olarak artan petrol ve enerji fiyatlarının da enflasyonu yukarı iteceğini vurguladı. Uysal, seçimler ister 2027 isterse 2028 yılında yapılsın, bir süre sonra seçim iklimine girileceğini bunun da enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itebileceğini vurgulayarak, iktidar değişsin ya da değişmesin yeni yönetime bırakacağı mirasın yüksek enflasyon olacağını söyledi. Yüksek enflasyonun vatandaşın, özellikle de 2026 yılı başından beri zam alamamış asgari ücretlilerin alım gücünü zayıflatmaya devam edeceği, sabit ve dar gelirli kesimlerin geçim derdinin daha da büyüyeceği de dikkat çekilen konular arasında yer aldı.
