10.08.2020  01:56
SON GÜNCELLEME: 
11.08.2020  03:43

Buzdolabına ödenen para ile artık içi dolmuyor

Buzdolabı ve gıda fiyatlarında 2003-2019 arasında yaşanan fiyat artışındaki fark, vatandaşın geçim sıkıntısını gözler önüne serdi. 7 yıl önce 848 liraya alınan buzdolabı 2019'da 2 bin 220 liraya çıktı. Enflasyon oranına rağmen fiyatı ucuzladı. Ucuzlayan bir buzdolabına ödenen para ile 2003'te 179 kilo zeytin alınırken, 2019'da bu 94 kiloya düştü. Aynı şekilde 420 kilo kuru fasulye 195 kiloya, 942 kilo domates 518 kiloya 764 ekmek 409 ekmeğe düştü. Aynı parayla 7 yıl önce 86 kilo dana eti alınabiliyorken 2019'da bu 49 kiloya geriledi. Özetle vatandaş gıda saklamak için ödediği para ile buzdolabının içini dolduramaz noktaya geldi.

+
-

Zaman içerisinde sanayinin gelişmesi ile ürün fiyatlarının bazılarında bırakın artışını, fiyat düşüşleri bile yaşanıyor.  

Meşhur hikayedir şu telefon aboneliği. 80’lerde ev telefonu için ev fiyatı ile yarışıyor denilirdi. Yıllarca telefon bağlansın diye bekleyenleri hatırlarız. 

Keza yine otomobil sektörünü hatırlayın. Otomobil sahipliği çok önemli bir göstergeydi. Çünkü otomobil fiyatları pahalıydı da ondan. 

Yine 80’lerde yaygınlaşan ancak fiyatı oldukça yüksek olan beyaz eşyayı düşünün. Bunun içine televizyonu da ekleyebiliriz. 

Bir evde televizyon ve buzdolabı bulunması nasıl bir zenginlikti. 

TÜİK’in eski enflasyon verilerini karıştırdım ama burada ürün fiyatları yok tabii. Mesela görece sektörel fiyat değişimlerini söyleyebiliriz. 

1994 yılında 100 lira olan genel fiyatlar on yıl sonra 2004 yılında 9,2 bin liraya yükselmiş. Bu on yıl içinde gıda fiyatları 8,2 bin lira ile genel fiyat yükselişinin gerisinde kalıyor. Ya da şöyle izah edelim: 1994 yılına göre 2004 yılında gıda fiyatlarında yüzde 12,7 oranında daha düşük -bir ucuzluk- oluşmuş. Giyim sektöründe ise ucuzluk yüzde 21,2’ye çıkıyor. Ama mesela ev fiyatları almış başını gitmiş ve yüzde 19,0 reel pahalılık oluşmuş. Yine o yıllarda sağlık, ulaştırma ve eğitim daha pahalı olmuş. 

Bu kıyaslamaları az sonra vereceğim buzdolabı üzerinden beyaz eşya içinde yapacağım. Şimdi burada ürün bazında beyaz eşya yurtiçi satışlarını verelim:

Beyaz eşya ürünlerinde toplam satışlar 2002-2019 yıllarında görüleceği üzere yaklaşık olarak 1,6 kat artış göstermiş. 

Bu artışta iki temel neden göze çarpıyor: 

1-  Aile yapısında büyük değişim yaşandı. Nüfus artış hızının nerede ise bir yarısı oranında daha hane sayısı artıyor. Mesela 2014-2016 arasında nüfus % 2,7 artış gösterirken, hane sayısı %3,7 artıyor. Bu durumu Haziran 2018 seçimlerinde yine gündeme gelen buzdolabı satışlarında “Hazin bir buzdolabı hikayesi” başlıklı yazımda aktarmıştım. Aileler bölünüyor ve daha fazla beyaz eşya talebi oluşuyor. 

2- Asıl neden ise fiyat gelişmeleri. Yukarıda 1994-2004 arası verdiğimiz sektörel fiyat değişimlerini şimdi biraz daha açarak devam edelim. 

2003-2019 yıllarının ortalama fiyatlarından baktığımızda genel fiyat düzeyi 3,2 kat artış gösteriyor. Ama elektrikli ve elektriksiz büyük ev aletlerinin fiyatı sadece 1,6 kat artış gösteriyor. 

Şimdi ürün bazında fiyatlara bakalım. TÜİK enflasyon verisinde ürünlerin fiyatları şu şekildeymiş: 

Burada da beyaz eşya fiyatlarının ortalama 1,6 kat artış gösterdiğini görüyoruz. Bu ne anlama geliyor? Beyaz eşya fiyatları genel fiyat artışlarına göre yüzde 37 oranında ucuzlamıştır. 

Hatta bunu beyaz eşya fiyatları üzerinden orantılarsak beyaz eşya fiyatlarındaki yüzde 58’lik artış olunca ancak genel enflasyon seviyesine ulaşılmış oluyor. 

Ya da şu şekilde izaha çalışalım: 2003 yılında 848 liraya aldığımız beyaz eşyayı 2019 yılında 2 bin 220 liraya alıyoruz. Oysa beyaz eşya fiyatları sadece enflasyon oranı kadar artmış olsaydı 2019 fiyatı 3 bin 507 lira olacaktı. 

3500 lira yerine 2200 liraya aldığımız için çok önemli bir fiyat avantajı yakalanmış oldu. 

Bu fiyat düşüşünün ana nedeninin üretim maliyetlerinin düşmesi ve Türkiye’nin Dünya’nın en büyük 2. beyaz eşya üreticisi konumuna gelmesini söyleyebiliriz. Ölçek yakalanmış ve maliyetler düşmüştür. 

Gelelim asıl hikayemize. 

Buzdolabı ya da beyaz eşya fiyatları düştü, satışları arttı ama ya bu dolabın içi ne oldu? 

Buzdolabında genellikle gıda ürünleri saklanır. Gelin onların fiyatlarına bakalım: 

Zeytin fiyatı 4,0 kat artmış. Bu ne demek? 2003 yılında ortalama bir beyaz eşya için ödenen para ile 179 kilo zeytin alabiliyordunuz. Oysa 2019 yılında aynı beyaz eşya için ödenen para ile sadece 94 kilo zeytin alabiliyorsunuz. 

Fiyatı 4,6 kat artan kuru fasulye mesela. 2003 yılında 420 kilo kuru fasulye alınabilirken, şimdi 195 kilo alınabiliyor. 

Patates ve kuru soğan için ödenen para ise 5,1 kat artış gösteriyor. Manavdan patates veya kuru soğan alan vatandaş 1,6 ton yerine sadece 700 kilo alabilir duruma düştü. 

Ya da domates diyelim. 2003 yılında bir beyaz eşya fiyatı ile 942 kilo domates alabilen vatandaş, şimdi sadece 518 kilo domates alabiliyor. 

Asıl temel beslenme ürünü ekmek ne oldu? 764 ekmek yerine 409 ekmek alınabiliyor. Çünkü beyaz eşya fiyatı 1,6 kat artarken, ekmek fiyatı 3,9 kat artarak 1,11 liradan 5,43 liraya yükseldi. (Ekmek burada kilo fiyatı olarak veriliyor) 

Vatandaş beyaz eşya yerine aynı parayla dana eti alsaydı 2003 yılında 86 kilo alıyordu. Oysa 2019 yılında aynı oranla sadece 49 kilo dana eti alabilir oldu. Kuzu etinde ise bu miktar 93 kilodan 43 kiloya geriledi.

İşin özetini yapalım: 

1994 - 2004 arasında genel fiyat düzeyinin altında seyreden gıda fiyatları 2003-2019 arasında genel fiyat düzeyinin üzerine çıktı. Genel fiyatlar 3,2 kat artarken gıda fiyatları 4,0 kat arttı. Bu da genel olarak gıda fiyatlarına yüzde 20 daha fazla para ödediğimiz anlamına geliyor. (19942004 arasında ise gıda yüzde 12,7 ucuzlamıştı) 

Oysa aynı dönemde buzdolabı özelinde beyaz eşya ürünlerinin  fiyatı yüzde 58 gibi bir düşüşte kalıyor. Ama biz bunu bir de gıda fiyatları üzerinden hesaplarsak nerede ise iki katlık bir fiyat makasının açıldığını anlıyoruz. 

Bir beyaz eşya fiyatı ile 2003 yılında aldığımız gıdanı bugün nerede ise sadece yarısını alabiliyoruz. 

Buzdolabı ucuzladı ama artık sorun dolabın içi oldu. Buzdolabının için doldurmak buzdolabına göre yüzde 90 daha pahalı hale gelmiş ise burada oturup düşünmemiz gerekiyor. 

Dolap mı önemli; gıda mı? 

Hangisi vatandaş açısından daha zaruri? Refahı ne ile ölçeceğiz? Ucuzlayan buzdolabı ile mi; yoksa ateş pahası haline gelen içine koyduğumuz gıda ürünleri ile mi? KARAR sizin. 

DİĞER HABERLER
Yunan komşularımız isteksiz
1 milyon 400 bin lira tazminat ödeyecek
CHP'den belediyelere talimat
Ehliyet ve kimlikler tek kartta
'En babayiğit kişiye' çağrı
'Enis Berberoğlu Meclis'e dönsün' çağrısı
Çocukların umudu hatalı 5 liralara kaldı