Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), iklim kriziyle küresel mücadelede dönüm noktası olarak görülen Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak 2025’te imzaladığı kararname sonrasında bugün, 27 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.
ABD, Paris İklim Anlaşması’ndan resmen çekildi
Kararın yürürlüğe girmesi üzerine değerlendirmede bulunan Uluslararası Af Örgütü İklim Adaleti Program Direktörü Marta Schaaf, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesi, diğer ülkeleri de bu geri adımın peşinden sürükleyebilecek kaygı verici bir emsaldir. Diğer önemli küresel iklim sözleşmelerinden çekilme kararıyla birlikte bu son adım, iklim eylemi konusundaki küresel işbirliği sistemini çökertmeyi amaçlamaktadır. ABD, iklim karşıtı birkaç güçlü aktörden biridir; ancak etkili bir süper güç olarak aldığı bu karar, diğer ülkelerin ve güçlü aktörlerin de fosil yakıt yatırımlarını artırmaları yönündeki baskı ve zorbalık eylemleriyle birlikte özel zarara yol açıyor ve anlaşma kapsamında küresel iklim alanında on yılı aşkın sürede elde edilen gelişimi ortadan kaldırma tehlikesi taşıyor.”
“ABD HÂLÂ HUKUKİ YÜKÜMLÜLÜK ALTINDA”
Schaaf, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesine rağmen iklim değişikliğiyle mücadeleye dair yükümlülüklerinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtti. Uluslararası Adalet Divanı’nın 2025 yılında açıkladığı Tavsiye Görüşü’ne atıfta bulunan Schaaf, şunları söyledi:
“ABD artık Paris Anlaşması’na taraf olmayabilir ancak Uluslararası Adalet Divanı’nın 2025 yılında açıkladığı önemli Tavsiye Görüşü’nün de doğruladığı üzere, hâlâ insanlığı iklim değişikliğinin kötüleşen etkilerine karşı korumak konusunda yasal yükümlülük altındadır.”
“İKLİM SAVUNUCULARI CEPHE HATTINDA”
ABD’de yaşayan iklim savunucularının ve aktivistlerin kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Schaaf, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“ABD’de yaşayan iklim savunucuları ve aktivistler artık, dünyanın her yerindeki ve gelecek nesiller açısından sonuçları olacak bir mücadelenin cephe hattında yer alıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede ivme artışını sağlamaya yönelik küresel dayanışma ve destek bugün her zamankinden önemli. İklim değişikliğinin yol açtığı zararlara tanıklık edenler ve güvenli koşullarda konuşabilecek olanlar konuşmalı. Diğer hükümetler de ABD’nin tüm baskıcı çabalarına karşı durmalı. Şimdi geri çekilmek, bu zemini yıllarca kaybetme riski taşıyor. Ne gezegenin ne de gitgide artan doğal olmayan afetlerden etkilenen insanların bu kadar vakti var.”
NE OLMUŞTU?
Paris İklim Anlaşması, on yılı aşkın süre önce 196 taraf ülke tarafından onaylanan ve küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlamayı hedefleyen, yasal olarak bağlayıcı uluslararası bir anlaşma olarak yürürlüğe girmişti. Ancak küresel sıcaklık artışının bu eşiğe hızla yaklaştığına dikkat çekiliyor.
Bu ayın başlarında ABD yönetimi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ve Yeşil İklim Fonu’ndan çekileceğini duyurdu. Ayrıca Başkan Trump, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik ve temiz enerji alanlarında faaliyet yürüten birçok kuruluşun da aralarında bulunduğu 60’tan fazla uluslararası örgütten, “kaynak israfı, etkisiz veya zararlı” oldukları gerekçesiyle ABD’nin ayrılması çağrısında bulundu.
