ABD Başkanı Trump, dünyayı gösterişli masalarda ‘Gazze’de ateşkes var’ diye oyalarken İsrail’in soykırımda katlettiği Filistinli sayısı 72 bin 600’e çıktı. Söz vermesine rağmen karadan yardımları engelleyerek imha silahı haline getirdiği açlık ablukasını bir kez daha Akdeniz’e taşıdı. İsrail ordusu Filistinli bebeklere mama hastalara ilaç götürmek için 26 Nisan’da Sicilya’dan demir alan Sumud’a Girit açıklarında savaş gemileri ve dronelerle saldırdı. İletişimini kesen askerler ardından teknelere çıktı.
BARIŞ FİLOSUNA MÜDAHALE KORSANLIK
Uluslararası sularda küresel hukuk bir kez daha çiğnenerek gerçekleşen saldırıda yüzlerce aktivistin Gazze’ye ses/nefes olması engellendi. 21 teknedeki 21’i Türk 180 yardım gönüllüsü alıkonuldu, tonlarca ilaç ve bebek mamasına da el koydu, kurtulan 17 tekne Yunan kara sularına girerken 14 teknenin ise tehlikeli bölgede olduğu bildirildi. Müdahaleye sadece Türkiye, İspanya, İtalya’dan tepki geldi. Ankara barış filosuna müdahaleye ‘Korsanlık’ derken Roma, Tel Aviv ve Atina’dan izahat istedi.
DÜNYA EYLÜLDEKİ SALDIRIYI DA İZLEMİŞTİ
İsrail, Küresel Sumud Filosu’nun Eylül 2025’te gerçekleştirdiği ilk girişimine de saldırmış, uluslararası sulardaki müdahaleyi dünya yine izlemişti. 40 teknedeki 450’den fazla yardım gönüllüsü İsrail başbakanı Netanyahu’nun emriyle alıkonulmuştu.

AKDENİZ KORSANI İSRAİL
Büyük bir insani kriz yaşayan Gazze’ye yardım götüren Küresel Sumud Filosu bir kez daha İsrail’in korsan saldırısıyla karşılaştı. İsrail güçleri uluslararası sularda yasa dışı müdahaleyle 21 gemiyi alıkoydu, 20 Türk aktivist dahil 170’ten fazla kişi gözaltına alındı. Türk Dışişleri müdahaleyi “korsanlık” diyerek kınadı.
İsrail güçleri, Gazze ablukasını kırmak amacıyla Akdeniz’de ilerleyen Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda korsan usulü baskın düzenledi. Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında, Gazze’den 600 deniz mili uzaklıkta gerçekleşen müdahale, barışçıl aktivistleri taşıyan teknelere karşı açık bir hukuk ihlali olarak kayıtlara geçti. İsrail donanması, 58 tekne ve 39 ülkeden 345 katılımcıyı taşıyan filoyu uluslararası sularda kuşatarak 21 gemiye zorla el koydu.
Küresel Sumud Filosu, Gazze’deki insani krize dikkat çekmek ve ablukayı kırmak için 12 Nisan’da Barselona’dan yola çıkmıştı. Filoda Open Arms ve Greenpeace gözlemci gemileri de yer alıyordu. İsrail güçleri hızlı botlarla teknelere yaklaştı, iletişim sistemlerini jammer’larla karıştırdı, bazı teknelere lazer tuttu ve silah yöneltti. Aktivistler, gemilere çıkan askerlerin kendilerini silah zoruyla güverteye topladığını bildirdi. Müdahale sırasında Tam Tam gemisi arızalandı, bazı teknelerin motor ve navigasyon sistemleri tahrip edildi. Hasarlı gemiler açık denizde terk edildiği için aktivistler yaklaşan fırtına nedeniyle büyük risk altında kaldı. Filoya katılan gazeteci Ümmü Gülsüm Durmuş, AA’ya saldırının korkunç detaylarını anlattı. Durmuş’a göre İsrail’in kuşatması Girit Adası’nın batısından Yunan karasularına 54 mil mesafede başladı. “Adeta gemiler kuşatılmıştı. Önce lazer ışıklarıyla tacizler başladı. Daha sonra tekneler botlarla çevrelendi. Dronlar devreye girdi, hatta çok alçaktan uçmaya başladı” diyen Durmuş, internetin jammer’larla kesildiğini, 7 donanma gemisinin müdahalede bulunduğunu belirtti. Filoya “Saf Saf” amiral gemisi ilk alındı, tüm telsiz bağlantıları koptu. Gece karardıkça saldırı yoğunlaştı. Durmuş ve diğer aktivistler manevralar yaparak aradan sıyrıldı ve yollarına devam etti. “Gece belli bir noktada bekledik. Sabahın ilk ışıklarıyla tekrar yolumuza koyulduk. Filo yolculuğuna devam ediyor. Herkes kendisine yeni bir rota çizmiş durumda ancak tabii ki birbirimizle iletişim halindeyiz. Önce güvenli bir yere gideceğiz, daha sonra Gazze için tekrar yola koyulacağız” dedi. Alıkonulanlar arasında filodaki 31 Türk aktivistten 20’si bulunuyor. Türk Dışişleri Bakanlığı olayı sert dille kınadı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanyol mevkidaşı Jose Manuel Albares Bueno ile yaptığı görüşmede müdahalenin uluslararası hukuku ağır şekilde ihlal ettiğini vurguladı. Bakanlık açıklamasında operasyonu “uluslararası sularda korsanlık eylemi” ve “seyrüsefer özgürlüğünün ihlali” olarak nitelendirdi, uluslararası toplumun ortak tutum alması çağrısında bulundu. İtalya Başbakanlığı da İsrail’i “hukuksuz şekilde gözaltına aldığı İtalyanları derhal serbest bırakmaya ve uluslararası hukuka uymaya” çağırdı. Tel Aviv ve Atina’dan acil bilgi talep etti. Bu müdahale, İsrail’in Eylül 2025’teki ilk Sumud Filosu’na yönelik benzer korsanlık operasyonunu akla getiriyor. O dönemde de çok sayıda aktivist alıkonulup İsrail’e götürülmüştü. İsrail tarafı filoyu “provokasyon” olarak nitelendirirken, filo organizatörleri ve Türk yetkililer bunu açık denizlerde yasa dışı korsanlık olarak tanımlıyor. Uluslararası hukuk açısından sivil gemilere uluslararası sularda böyle bir müdahale BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ihlal ediyor.
BM: “SINIR TANIMAYAN APARTHEID”
YUNANİSTAN HUKUKSUZLUĞU SEYRETTİ
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda düzenlediği müdahale sonrası tepkiler büyürken, Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese olayı “sınır tanımayan apartheid” olarak nitelendirdi. Girit açıklarında, Gazze’den yüzlerce mil uzaklıkta gerçekleşen operasyonda 21 gemiye el konulurken, 170’ten fazla kişinin alıkonduğu bildirildi. Olayın, Yunanistan’ın arama-kurtarma sahasına yakın bölgede yaşanması, Atina yönetimine yönelik eleştirileri artırdı. Aktivist grubu “March to Gaza Greece”, İsrail’in müdahalesinin Yunan makamlarının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini öne sürerek, sahil güvenliğin gelişmeleri uzaktan izlediğini iddia etti. Filoda yer alan Yunan aktivist Yasonas Apostolopulos da, yardım çağrılarına rağmen müdahale edilmediğini savundu. Ayrıca “Tam Tam” adlı teknede bulunanların yardım talebine rağmen Yunan sahil güvenliğinin destek vermediği iddiaları gündeme geldi. Aktivistler, bunun yalnızca “kabul edilemez” değil, aynı zamanda uluslararası deniz hukuku açısından ihlal anlamına geldiğini belirtti. Atina’da muhalefet partileri de hükümete çağrıda bulunarak, filonun arama-kurtarma sahasından güvenli geçişinin sağlanmasını istedi.
