Arnavutluk parlamentosunda dün kabul edilen yeni cinsiyet eşitliği yasası, kadın hakları savunucuları ve Avrupa Birliği tarafından tarihi bir adım olarak övülürken, muhafazakar çevreler ve ana muhalefet partisi Demokrat Parti tarafından karşı çıkıldı.
Balkan Insight’da yer alan habere göre, yeni düzenlemeyle birlikte, cinsiyet eşitliğini güvence altına alma, kadın ve kız çocuklarına yönelik korumaları güçlendirme ve cinsiyet, cinsiyet kimliği veya cinsel özelliklere dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklama hedeflendi. Yasa kapsamında artık cinsiyete dayalı şiddet davalarında ispat yükümlülüğü mağdura değil, failine ait olacak.
Kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilini artırmak için parlamentoda, hükümette, kamu yönetiminde, polis teşkilatında, diplomatik hizmetlerde ve resmi kurumların yönetim kurullarında kadın kotası yüzde 30 ila 50 olarak belirlendi. Ayrıca ücretsiz çocuk veya yaşlı bakımı gibi ev içi emek, ilk kez ekonomik katkı olarak tanındı ve devletin bu katkıyı ölçerek bütçe politikalarına dahil etmesi zorunlu hale getirildi.
MUHALEFET AB’Yİ SUÇLADI
Ana muhalefetteki Demokrat Parti lideri Sali Berişa, yasayı “geleneksel değerlere saldırı” olarak nitelendirerek parlamentoda karşı rey verdi. AB’nin Tiran Büyükelçisi Silvio Gonzato’nun yasaya destek verdiği iddiasında bulunarak, “Sayın büyükelçi hangi AB yönergesinin böyle bir yasayı zorunlu kıldığını açıklasın” dedi.

AB: BÜYÜKELÇİYE YAPILAN SALDIRI KABUL EDİLEMEZ
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, X hesabından yaptığı açıklamada, “Cinsiyet eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele, AB hukukunun ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı. Arnavutluk’un AB üyeliği yolunda bu adımın uyum sürecinin gereği olduğunu vurgulayan Kos, "AB mevzuatına uyum sağlamak, AB katılım sürecinin bir parçasıdır. Bu, AB büyükelçisinin özel bir talebi değildir. Ona yönelik herhangi bir saldırı kabul edilemez" diye belirtti.

‘AİLE YANLISI’ GRUPLAR PROTESTO DÜZENLEDİ
Aynı zamanda “aile yanlısı” gruplar da parlamentonun önünde protesto düzenleyerek yasanın “çoklu cinsiyet tanımlarını teşvik ettiğini ve geleneksel aileyi zedelediğini” ileri sürdü. Dini liderler de benzer şekilde yasanın “yeni cinsiyetleri” meşrulaştırdığını savundu.
Kadın hakları örgütleri ise bu yorumları reddetti ve yasanın ülke için tarihi bir kazanım olduğunu vurguladı. Arnavut Kadın Güçlendirme Ağı’ndan Ines Xhelili, “Bu tarihi bir zaferdir. Bugün Arnavutluk eşitliği seçti. Bu yasayla ülkemiz, eşitliği bir slogan olarak değil, anayasal bir zorunluluk olarak uygulamaya başladı” dedi.
