Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, Fransa'da Siyonizm karşıtlığını cezalandırmayı kapsayan yasa tasarısını kabul etmenin Filistin halkı ve insan haklarıyla dayanışma içinde olan kişileri güvenlik veya kamu düzeni bahanesiyle susturan baskıcı ortamı daha da kötüleştireceğini bildirdi.
BM raportörleri, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "Yadan Yasa Tasarısı" olarak da bilinen ve "yeni antisemitizm biçimleriyle" mücadele etmeyi amaçlayan yasa tasarısının, ifade özgürlüğünü, ceza davalarındaki hukuki kesinliği ve diğer uluslararası insan haklarını ciddi şekilde zayıflatacağı uyarısı yapıldı.
Tasarının, Fransız yasalarında zaten belirsiz ve aşırı geniş kapsamlı "terörizmi yüceltme" suçunu tehlikeli bir şekilde genişleteceğine de işaret edilen açıklamada, "İfade ve düşünce özgürlüğünün gereksiz yere kısıtlanması, Filistin ve İsrail de dahil olmak üzere meşru kamuoyu tartışmasını ve insan hakları savunuculuğunu da engelleyecek." ifadesi yer aldı.
Açıklamada, Holokost suçlarını "herhangi bir biçimde küçümseyen" veya "aşırı derecede önemsizleştiren" ifadelerin de önerilen yasa tasarısı kapsamında suç teşkil edeceği kaydedildi.
Ceza hukukunun, şiddete teşvik etme amacı taşımadığı ve nesnel olarak bunu yapma olasılığı bulunmadığı sürece güncel veya geçmiş olaylar hakkındaki farklı görüşleri bastırmaması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, "Ceza hukuku, kendi kaderini tayin etme, devlet olma veya siyasi ve bölgesel bağımsızlık hakkındaki tartışmaları da bastırmaması gerekir." değerlendirmeleri yer aldı.
''İSRAİL VE SİYONİZM'E YÖNELİK ELEŞTİRİ, YAHUDİ KARŞITLIĞINI TEŞKİL ETMEZ''
Açıklamada, "Yasa tasarısı, Yahudi karşıtlığının anlamını çarpıtarak ve onu geniş bir yelpazedeki meşru siyasi ifadeyle ilişkilendirerek gerçek Yahudi karşıtı nefret örneklerini önemsizleştirme, bunların tespitini engelleme ve araçsallaştırma algısını körükleme riski taşıyor." uyarısı yapıldı.
Bu yasa tasarısının, savunduğu Yahudi karşıtlığıyla mücadele çabalarına zarar vereceğine de işaret edilen açıklamada, tasarının, terörizme teşvik veya terörizmin yüceltilmesini "Yahudi karşıtlığıyla" karıştırdığı ifade edildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu yasa tasarısı, İsrail'in insan hakları ve uluslararası hukuk ihlalleri de dahil olmak üzere meşru eleştirisini ve Siyonizm'in siyasi doktrinini ve gerçek dünyadaki uygulamasını kısıtlamak için tasarlanmış gibi görünüyor. İsrail ve Siyonizm'e yönelik eleştiri, Yahudi karşıtlığını teşkil etmez. Tasarıyı kabul etmek, Filistin halkı ve insan haklarıyla dayanışma içinde meşru ifade ve insan hakları savunuculuğunun güvenlik veya kamu düzeni bahanesiyle susturulduğu Avrupa genelinde zaten son derece rahatsız edici ve baskıcı bir ortamı daha da kötüleştirecektir."
Açıklamada, BM raportörlerinin bu konuda Fransa hükümeti ile temas halinde olduğuna da değinildi.
Uzmanlar, Fransız yasalarındaki "terörizmi yüceltme" suçunun uluslararası hukukla bağdaşmadığı konusunda defalarca endişelerini dile getirmiş ve hükümeti bunu gözden geçirmeye çağırmıştı.
FRANSA'DAKİ TARTIŞMALI YASA TASARISI
Fransız Milletvekili Caroline Yadan tarafından Kasım 2024'te Meclis'e sunulan tasarı, bir devletin varlığının inkar edilmesinin yanı sıra İsrail'in Nazi rejimine benzetilmesinin cezalandırılmasını öngörüyor.
"Yahudi Karşıtlığının Yeni Türleriyle Mücadele" başlıklı söz konusu tasarı, Meclis'te 16 Nisan'dan itibaren görüşülecek.
Filistin destekçileri ve solcu milletvekilleri ise tasarıya, Yahudi karşıtlığıyla mücadele adı altında Siyonizm karşıtlığını ve İsrail'e yönelik eleştirileri cezalandırmak için kullanılabileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Tasarıya karşı Meclis'in sayfasında başlatılan imza kampanyası 500 bini aşarken, başkent Paris'te 12 Nisan'da tasarı karşıtı gösteri düzenlenmişti.
BM ÖZEL RAPORTÖRLERİ
BM özel raportörleri, "İnsan Hakları Konseyinin özel mekanizmaları" diye tanınan sürecin parçası olarak biliniyor.
BM İnsan Hakları sistemindeki bağımsız özel mekanizmalar, Konsey'in belirli bir ülkenin durumunu veya dünyanın herhangi bir yerindeki tematik sorunları ele alan bağımsız bilgi toplama ve izleme mekanizmaları olarak öne çıkıyor.
Kurumun bünyesinde bulunmayan özel mekanizmaların uzmanları, gönüllülük esasına göre ve bağımsız şekilde çalışmalarını yürütüyor.
