İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kırsalında bulunan Masafer Yatta bölgesinden yansıyan görüntüler, İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin günlük yaşamına yönelik müdahalelerini yeniden gündeme taşıdı.
Görüntülerde, bir grup İsrailli yerleşimcinin, futbol oynamaya hazırlanan Filistinli küçücük çocukların bulunduğu köy sahasına girdiği, sahanın ortasına oturarak çocukların oyuna devam etmesini engellediği görüldü. Yerleşimcilerin yüksek sesle İbranice tezahüratlar yaptığı, çocukların ise saha kenarında sessizce beklemek zorunda kaldığı görüldü.
ÇOCUKLARIN OYUN ALANI DA HEDEFTE
Olayın yaşandığı Masafer Yatta, uzun süredir yıkım ve zorla yerinden edilme tehdidiyle gündemde olan bölgelerden biri. İsrail makamları, Masafer Yatta’nın önemli bir bölümünü 1980’lerde “Atış Alanı 918” olarak ilan etti. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne göre bölgedeki Filistinli topluluklar yıllardır tahliye, yıkım ve zorla yerinden edilme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
OCHA’nın daha önce yayımladığı bilgilere göre, Masafer Yatta’daki bazı köylerde evler, geçim kaynakları, su altyapısı ve toplumsal yaşam alanları yıkım tehdidi altında. Bölge, özellikle çocukların da içinde bulunduğu yüzlerce Filistinlinin yerinden edilmesi ihtimali nedeniyle uluslararası insan hakları örgütlerinin gündeminde yer alıyor.
YERLEŞİMCİLERDEN PSİKOLOJİK BASKI
Filistinli çocukların futbol oynamasını engelleyen yerleşimcilerin, çocukları korkutmak ve sahayı kullanmalarını fiilen durdurmak amacıyla hareket ettiği ifade edildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, çocukların herhangi bir karşılık vermeden yerleşimcileri izlediği görüldü.
Bölgeden gelen benzer haberlerde de Masafer Yatta’daki çocukların oyun alanlarının yerleşimciler tarafından hedef alındığı belirtiliyor. Filistinli kaynaklar, daha önce Khirbet Umm al-Kheir’de çocukların futbol oynadığı sahaya silahlı bir yerleşimcinin girdiğini ve çocukları tehdit ettiğini bildirmişti. Aynı sahaya ilişkin yıkım emri bulunduğu da aktarılmıştı.
FİLİSTİNLİLER İÇİN FİZİKİ KARŞILIK AĞIR SONUÇLAR DOĞURABİLİYOR
Bölgede dikkat çeken bir diğer nokta ise Filistinlilerin, ne kadar tahrik edilirlerse edilsinler yerleşimcilere fiziki karşılık vermeleri halinde ağır hukuki sonuçlarla karşılaşabilmesi. İnsan hakları örgütleri, işgal altındaki Batı Şeria’da aynı bölgede yaşayan İsrailli yerleşimciler ile Filistinlilerin farklı hukuk sistemlerine tabi olduğunu belirtiyor.
İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem’e göre Batı Şeria’daki Filistinliler İsrail askeri mahkemelerinde yargılanırken, aynı bölgede yaşayan İsrailli yerleşimciler genellikle İsrail sivil yargı sistemi kapsamında işlem görüyor. B’Tselem, aynı yerde işlenen benzer fiillerde dahi Filistinlilerin askeri mahkemelerde, İsraillilerin ise sivil mahkemelerde yargılandığını belirtiyor.
ACRI’nin değerlendirmesine göre de Batı Şeria’da “tek bölgede iki ayrı hukuk sistemi” uygulanıyor; İsrailli yerleşimciler sivil hukuk, Filistinliler ise askeri hukuk düzeni içinde yargılanıyor. Bu nedenle Filistinlilerin yerleşimcilerle yaşanan gerilimlerde fiziki temasla karşılık vermesi, çoğu zaman güvenlik suçu veya saldırı iddiasıyla cezai sürece dönüşebiliyor.
“ÇOCUKLARIN EN MASUM HAKKI BİLE ENGELLENİYOR”
Masafer Yatta’da yaşanan olay, yalnızca bir futbol maçının engellenmesi olarak değil, yıkım tehdidi altında yaşayan Filistinli çocukların gündelik yaşamlarının da baskı altında olduğunun yeni bir örneği olarak değerlendirildi.
İnsan hakları savunucuları, çocukların oyun oynama hakkının engellenmesinin, bölgede süren yerleşimci baskısının en görünür ve en çarpıcı sonuçlarından biri olduğunu belirtiyor. Batı Şeria’da son dönemde artan yerleşimci şiddeti ve yerinden edilme vakaları da uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alıyor. OCHA, 2023’ten bu yana Batı Şeria’daki çok sayıda Filistinli ailenin yerleşimci saldırıları, tehditler ve erişim kısıtlamaları nedeniyle yerinden edildiğini bildirdi.
Sadece futbol oynamak isteyen çocukların, yetişkin yerleşimciler tarafından sahadan uzak tutulduğu görüntüler, bölgede Filistinlilerin maruz kaldığı baskının çocukların en temel ve masum anlarına kadar uzandığını ortaya koydu.
