ABD siyasetinde yakın zamana kadar sarsılmaz bir ittifak olarak görülen Donald Trump ve Tucker Carlson ilişkisindeki çatlak daha da derinleşti. Wall Street Journal'a özel bir röportaj veren eski Fox News sunucusu Tucker Carlson, Trump yönetimi altında ABD'nin izlediği dış politikaya isyan etti.
Trump'a kişisel bir husumeti olmadığını belirten Carlson, "Trump'tan nefret etmiyorum. Ancak bu savaştan ve ABD hükümetinin gittiği yönden nefret ediyorum" diyerek ihanete uğramış hissettiğini dile getirdi.
WSJ'nin haberinde, Carlson'ın 3 Ocak'ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlanan ABD operasyonuna şiddetle karşı çıktığı ve 28 Şubat'ta ABD ile İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından "İran savaşının en önde gelen muhalifi" konumuna geldiği vurgulandı.
'SİSTEM TRUMP'TAN DAHA GÜÇLÜ ÇIKTI'
ABD hükümetinin neden kendi vatandaşlarının çıkarları doğrultusunda hareket edemediğini sorgulayan Carlson, sorunun köklerinin çok daha derinlerde olduğunu ifade etti. Bunun Trump ile başlamayan, nesiller boyu süren bir problem olduğunu belirten yorumcu, "Eğer ortada kanıtlanan bir şey varsa, o da sistemin Trump'tan daha güçlü olduğudur" diyerek Washington'daki müesses nizamın gücüne dikkat çekti.
TRUMP'TAN HAKARET YEMİŞTİ: 'DÜŞÜK IQ'LU VE ABARTILMIŞ'
Carlson'ın son zamanlardaki eleştirilerine Başkan Trump'ın yanıtı oldukça sert olmuştu. Bu ayın başlarında Truth Social platformu üzerinden bir mesaj paylaşan Trump, eski müttefikini "düşük IQ'lu", "her zaman yenmesi kolay" ve "fazlasıyla abartılmış" biri olarak nitelendirerek hedef almıştı.
SUİKAST GİRİŞİMİNE 'İLAHİ BİR MÜDAHALE' DEMİŞTİ
Yaşanan bu gerilim, ikilinin geçmişteki yakın ilişkisi göz önüne alındığında büyük bir tezat oluşturuyor. Carlson, yakın zamana kadar Trump'ın medyadaki en önde gelen müttefiklerinden biri olarak kabul ediliyordu. Öyle ki Carlson, 2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Trump'ın seçim kampanyası sırasında uğradığı suikast girişiminden sağ kurtulmasını "ilahi bir müdahale" olarak nitelendirmiş ve Tanrı'nın onu özel bir amaç için koruduğunu öne sürmüştü.
