İngiltere Başbakanı Keir Starmer, BBC Breakfast programında yaptığı açıklamada, cinsel istismar şebekesi kurmakla suçlanan ve cezaevinde ölü bulunan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantıları gündeme gelen eski Prens Andrew Mountbatten-Windsor hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Andrew’un gönüllü olarak polise ifade verip vermemesi gerektiğine ilişkin soruya Starmer, “Bunun kararını polis verir” yanıtını verdi. Starmer, “Kendi soruşturmalarını yürüteceklerdir, ancak sistemimizin temel ilkelerinden biri herkesin yasa önünde eşit olmasıdır ve hiç kimse hukukun üstünde değildir” ifadelerini kullandı.
Başbakan, “Bu ülkemizin çok önemli bir ilkesidir ve diğer herhangi bir durumda olduğu gibi bu durumda da uygulanmalıdır” dedi.
Parlamentoda Andrew’un Epstein ile bağlantılarına ilişkin bir oturum düzenlenmek istenmesi halinde buna engel olmayacağını belirten Starmer, daha önce dile getirdiği görüşünü yineleyerek, “Bilgisi olan herkes ifade vermelidir. Dolayısıyla Andrew ya da başka biri fark etmez; ilgili bilgiye sahip olan herkes ilgili mercilere başvurmalıdır” şeklinde konuştu.
9 POLİS TEŞKİLATI İDDİALARI DEĞERLENDİRİYOR
Birleşik Krallık genelinde 9 ayrı polis teşkilatı, Epstein bağlantılı iddialar hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmaması konusunu değerlendirdiklerini doğruladı.
Metropolitan Polisi (MET), Kraliyet ve Uzman Koruma Birimi (RaSP) üyelerinin, Epstein’ın özel adasını ziyaret ederken eski Prens Andrew’u bilinçli olarak görmezden gelmiş olabileceği yönündeki iddialar hakkında “ilk incelemelerin” başlatıldığını açıkladı.
MET’in açıklamasında, “herhangi bir suistimal tespit edilmediğini ancak gerçekleri ortaya koyabilmek için bu özel iddialara ilişkin ilk incelemelerin başlatıldığını” bildirdi.
ABD’DE YAYIMLANAN BELGELER
ABD Adalet Bakanlığı, 30 Ocak’ta Jeffrey Epstein ile bağlantılı 3,5 milyon sayfa belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin video yayımlamıştı. Belgelerde, eski Prens Andrew’un Singapur, Hong Kong ve Vietnam’a yapılan ziyaretlerle ilgili raporları ve yatırım fırsatlarına dair gizli bilgileri Epstein’a ilettiğinin görüldüğü belirtilmişti.
Belgelere göre Andrew, 30 Kasım 2010’da, o zamanki özel danışmanı Amit Patel tarafından kendisine gönderilen resmi ziyaret raporlarını aldıktan 5 dakika sonra Epstein’a iletti. Ayrıca Afganistan’daki “gizli” olarak tanımlanan yatırım fırsatlarına dair bilgilerin de 24 Aralık 2010’da Epstein’a aktarıldığı kaydedildi.
Belgelerde, Andrew Mountbatten-Windsor olduğuna inanılan “Dük” lakaplı şahsın, Epstein’den 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırılma teklifi aldığı da yer aldı. E-posta yazışmalarında Buckingham Sarayı’nda akşam yemeği planlarının konuşulduğu ve Epstein’in Dük’ü 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırma teklifinde bulunduğu aktarıldı. ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerde ayrıca Andrew’in bir kadınla uygunsuz fotoğraflarının yer aldığı belirtildi.
UNVANLARDAN FERAGAT VE SARAYDAN AYRILIŞ
Prens Andrew, 17 Ekim’de yaptığı açıklamada, Jeffrey Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle York Dükü unvanından feragat ettiğini duyurmuştu.
Andrew açıklamasında, “Benimle ilgili devam eden suçlamaların, Majesteleri ve Kraliyet Ailesi tarafından ortaya konulan çalışmaları gölgelediği sonucuna vardık. Her zaman olduğu üzere, ailem ve ülkeme karşı görevlerimi öncelikli tutma kararlılığındayım. Beş yıl önce kamuoyu önünden çekilme kararımın arkasındayım. Majestelerinin onayıyla şimdi bir adım daha ileri gitmem gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle artık bana verilmiş unvan ve nişanları kullanmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, hakkımdaki suçlamaları şiddetle reddediyorum” demişti.
Açıklamanın ardından Buckingham Sarayı, İngiltere Kralı III. Charles’ın kardeşi Andrew’un prenslik unvanının da geri alındığını bildirmiş ve Windsor Kalesi’ndeki konutundan ayrılmasının talep edildiğini açıklamıştı. Eski prens, 4 Şubat Çarşamba günü Windsor Kalesi’ndeki evinden ayrılmıştı.
