Herkesin kaybettiği savaşta sona doğru

Herkesin kaybettiği savaşta sona doğru

Kendi kurumlarının uyarılarını dinlemeyip İran'a saldıran Trump'ın kumarı bir avuç imtiyazlının dışında herkese kaybettirdi. Yüzlerce sivil katledildi. Enerjiden gıdaya durdurulamayan fiyat artışlarının faturası dünyanın her yanındaki sıradan insanlara kesildi. Kazananı olmayan savaşta üç ay sonra taraflar bir anlaşma aşamasına geldi.

Dört günde bitireceğim’ diyerek İran'a saldıran Trump, üç ay sonra Tahran yönetimiyle 60 günlük geçici bir anlaşma üzerinde uzlaştı. Taslakta Hürmüz Boğazı’nın açılması ve nükleer müzakerelerinin başlatılması gibi başlıkların yer aldığı belirtildi. Trump, önceki gün Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Pakistan, Ürdün, Bahreyn ve BAE liderlerinin katıldığı bir konferans gerçekleştirdi. Bölge liderlerinin Trump'a ateşkes konusunda destek verdiği aktarıldı.

BİR TEK NETANYAHU MEMNUN KALMADI

Trump anlaşmaya büyük ölçüde yaklaştıklarını açıklarken, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan 'Nihai kararı Hamaney verecek' dedi. Körfez ülkeleri ateşkesi 'şartlı' destekledi. AB, Tahran ile Washington arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Ateşkes taslağından memnun olmadığını söyleyen Netanyahu ise İran’a yönelik askeri operasyonları sürdüreceği mesajını verdi. Ancak Trump, bu konuda Netanyahu ile yaptığı görüşmenin olumlu geçtiğini açıkladı.

2505krt01a-tum.jpg

ÜÇ AYLIK SAVAŞIN BİR KAZANANI YOK

Trump’ın “dört günde bitireceğim” diyerek başlattığı İran savaşı, üç ay sonra 60 günlük geçici anlaşma arayışına sıkıştı. Hürmüz’ün açılması ve nükleer müzakerelerin başlaması masada; ancak ne ABD ne İran ne de Körfez kazandı. Savaşın faturası sivillere, enerji ve gıda fiyatları üzerinden de tüm insanlığa çıktı. Netanyahu dışında herkes ateşkese şartlı destek veriyor.

ABD ile İran arasında üç ayı geride bırakan savaşta masaya gelen taslak, bir zafer belgesinden çok herkesin ödediği faturanın itirafı oldu. Donald Trump’ın kendi kurumlarından gelen uyarıları dinlemeden giriştiği askeri kumar, sahada beklediği hızlı sonucu üretmedi. Yüzlerce sivilin öldüğü, enerji ve gıda fiyatlarının dalga dalga yükseldiği savaşta kazanç, ancak dar bir imtiyazlı çevrenin hanesine yazıldı. Geri kalanlar içinse sonuç aynı: daha pahalı hayat, daha kırılgan bölge ve barış diye sunulan geçici bir hasar kontrolü.

TRUMP’IN ÜÇ AYLIK HESABI

Trump, İran’a yönelik saldırıların başında savaşı “dört günde bitireceğini” savunmuştu. Üç ay sonra Washington, Tahran’la 60 günlük geçici bir uzlaşı zemini arıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio “önemli ilerleme” sağlandığını söylerken, Trump anlaşmanın “büyük ölçüde” hazır olduğunu duyurdu. Ancak İran tarafı, yakınlaşmanın nihai uzlaşı anlamına gelmediğini, masada hâlâ “bir iki” kritik pürüz bulunduğunu vurguluyor. Tahran’a göre son karar, ülkenin en üst siyasi-dini makamında verilecek.

HÜRMÜZ VE NÜKLEER PAZARLIK

Sızan taslaklara göre anlaşmanın merkezinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının kaldırılması ve Tahran’ın petrol satışına bazı muafiyetler verilmesi var. Buna karşılık İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlatılması, uranyum stokları ve zenginleştirme başlıklarının 60 günlük süreçte ele alınması öngörülüyor. Washington “İran asla nükleer silaha sahip olamaz” çizgisini korurken, Tahran nükleer dosyada henüz bağlayıcı bir teslimiyet taahhüdü vermediğini bildiriyor. Bu tablo, nihai barıştan çok ertelenmiş bir kriz görüntüsü veriyor.

BÖLGE LİDERLERİNDEN ATEŞKESE DESTEK

Trump’ın Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Pakistan, Ürdün, Bahreyn ve BAE liderleriyle yaptığı görüşme, savaşın artık yalnızca Washington ile Tahran arasında tutulamayacak kadar büyüdüğünü gösterdi. Bölge ülkeleri ateşkese destek veriyor; ancak bu destek şartsız değil. Körfez başkentleri için asıl mesele, Hürmüz’ün yeniden mayın, abluka ve geçiş pazarlığıyla dünya ekonomisini rehin alacak bir kriz alanına dönüşmemesi. Katar, Umman ve Pakistan diplomasiyi ayakta tutarken; Suudi Arabistan ve BAE, İran’ın deniz yollarını ve vekil güçlerini yeniden baskı aracına çevirmemesi için güvence istiyor.

NETANYAHU RAHATSIZ

Taslağa en sert itiraz İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan geldi. Netanyahu’nun ateşkesten memnun olmadığı ve İran’a yönelik askeri operasyonların süreceği mesajını verdiği aktarılıyor. Trump ise Netanyahu ile yaptığı görüşmenin “olumlu” geçtiğini söyleyerek İsrail cephesindeki gerilimi kontrol altında tutmaya çalışıyor. Ancak bu tablo, anlaşmanın en zayıf halkasını da ortaya koyuyor: Tahran ile Washington masada yakınlaşsa bile İsrail’in sahadaki adımları yeni bir tırmanmayı tetikleyebilir.

KÖRFEZ VE DÜNYA DA KAYBETTİ

Üç aylık savaşın faturası yalnızca İran kentlerine ya da Amerikan bütçesine yazılmadı. Körfez’de petrol ve LNG taşımacılığı aksadı, sigorta maliyetleri yükseldi, yatırım iştahı zayıfladı. Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, Avrupa’dan Asya’ya kadar enerji piyasalarını sarstı. Yakıt fiyatlarındaki artış kısa sürede gıdaya, ulaşıma ve faturaya yansıdı. Cepheden binlerce kilometre uzaktaki sıradan insanlar bile Trump’ın savaş kumarının bedelini markette, pompada ve elektrik faturasında ödedi.

İSRAİL’DEN ‘ANLAŞMA BENİ BAĞLAMAZ’ ÇIKIŞI

ABD ile İran arasında anlaşma ihtimali güçlenirken İsrail cephesinden kritik bir itiraz geldi. İsrail basınına göre Başbakan Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’la yaptığı telefon görüşmesinde, Washington ile Tahran anlaşsa bile İsrail’in “tüm alanlarda tehditlere karşı tam hareket özgürlüğünü” koruyacağını söyledi. Haberlere göre Netanyahu, özellikle Lübnan maddesi ve nükleer müzakerelerin 60 gün sonrasına bırakılması konusunda çekincelerini Trump’a iletti. İsrail güvenlik çevreleri, İran’ın bu süreçte zaman kazanmaya çalıştığını ve 60 gün sonra yeniden uzlaşmaz bir çizgiye dönebileceğini savunuyor. Netanyahu’nun, Lübnan’daki ateşkes ile İran dosyası arasında bağ kurulmasına da karşı çıktığı belirtildi. İsrail devlet televizyonu KAN, mutabakat taslağında Lübnan’ın da yer aldığına ilişkin bilgilerin Tel Aviv’de rahatsızlık yarattığını aktardı. Trump’ın ise İran’ın nükleer programının sona erdirilmesi ve zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması şartlarında ısrar edeceği öne sürüldü. İran Sözcüsü İsmail Bekayi ise görüşmeler için “Anlaşmaya hem çok uzak hem de çok yakınız” dedi.

İNİŞLİ-ÇIKIŞLI SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

ABD-İran savaşında diplomasi kapısı 8 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla açıldı. İki haftalık ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması şartıyla ilan edildi; Lübnan’ın dosyaya dahil edilip edilmediği ise ilk günden tartışma yarattı. 11 Nisan’da JD Vance ve Abbas Arakçi’nin de yer aldığı heyetler İslamabad’da 21 saat görüştü ancak nükleer dosya, Hürmüz ve abluka başlıklarında uzlaşma çıkmadı. Bunun üzerine Trump 12 Nisan’da İran limanlarına deniz ablukası ilan etti; Tahran da Hürmüz üzerindeki baskıyı sürdürdü. 21 Nisan’da ateşkes süresiz uzatıldı. 5 Mayıs’ta Rubio, ABD-İsrail saldırı dalgası “Epic Fury”nin bittiğini duyurdu. 8 Mayıs’ta Hürmüz’de ABD destroyerleriyle İran unsurları arasında yaşanan çatışma, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. 10 Mayıs’ta İran’ın ablukayı kaldırma ve tüm cephelerde savaşı bitirme önerisi Washington tarafından reddedildi. 15 Mayıs’ta Trump, İran’ın nükleer programında 20 yıllık askıya alma fikrine açık olduğunu söyledi. 18 Mayıs’ta Körfez ülkelerinin talebiyle yeni saldırı durduruldu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN