Hollanda Merkez Bankası (DNB), mart-ağustos döneminde gerçekleştirdiği operasyonla altın rezervlerinin dağılımında önemli bir değişikliğe gitti. Yaklaşık 86 ton altın Londra’ya taşınırken, rezervlerin farklı merkezlerde tutulmasına dayanan strateji yeniden düzenlendi.
Hollanda'nın toplam 612,4 ton altınının operasyon öncesinde yaklaşık 313 tonu ABD'nin New York kenti ile Kanada'nın başkenti Ottawa'da bulunuyordu.
DNB, kararın gerekçesini “artan jeopolitik huzursuzluk karşısında Hollanda'nın krizlere karşı hazırlığını güçlendirmek” olarak açıkladı.
TRUMP YÖNETİMİYLE BAĞLANTISI VAR MI?
Yusuf Özkan'ın BBC Türkçe'de yer alan haberine göre transferin, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin gerildiği bir dönemde yapılması, kararın siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
DNB yönetimi daha önce Avrupa'nın ABD'ye olan bağımlılığının azaltılması gerektiği görüşünü dile getirmişti. Banka yetkilileri, özellikle Visa ve Mastercard gibi ABD merkezli şirketlerin Avrupa üzerinde ekonomik baskı aracı olarak kullanılabileceği ihtimaline dikkat çekmişti.
Buna karşın DNB, Londra'ya yapılan altın transferinin Trump yönetimine yönelik doğrudan bir tepki olmadığının altını çiziyor.
Banka sözcüsü, endişenin yalnızca ABD kaynaklı olmadığını belirterek “geniş kapsamlı jeopolitik belirsizliklere” işaret etti. DNB'ye göre amaç, belirli bir senaryoya karşı pozisyon almak değil, olası en kötü koşullara hazırlıklı olmak.
LONDRA NEDEN SEÇİLDİ?
Altının Londra'ya aktarılmasında temel unsurun güvenlikten çok erişilebilirlik ve likidite olduğu belirtiliyor.
Londra, küresel fiziksel altın piyasasının en önemli merkezlerinden biri konumunda. İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında bulunan ve uluslararası piyasalarda kabul gören altın, gerektiğinde daha hızlı şekilde alınıp satılabiliyor.
DNB, New York ve Ottawa'da bulunan altının kriz anında Londra'daki rezervlere kıyasla daha az doğrudan kullanılabilir olduğunu değerlendiriyor.
Dolayısıyla operasyon, Hollanda'nın sahip olduğu altın miktarını değiştirmiyor. Amaç, rezervlerin farklı coğrafyalara dağıtılması ve gerektiğinde daha hızlı kullanılabilmesi.
DNB Başkanı Olaf Sleijpen de operasyonun bu yaklaşım doğrultusunda yapıldığını belirterek, altını kullanmak zorunda kalmayı beklemediklerini ancak ülkenin dayanıklılığını ve krizlere hazırlığını artırmak istediklerini söyledi.
HOLLANDA'NIN ALTINI ARTIK NEREDE?
Operasyon öncesinde Hollanda'nın altın rezervlerinin yüzde 31,3'ü New York'ta, yüzde 19,7'si Ottawa'da, yüzde 18,1'i Londra'da, yüzde 30,8'i ise Hollanda'nın Zeist kentindeki DNB kasalarında tutuluyordu.
Yeni dağılımla birlikte Londra'nın payı yüzde 32,1'e yükseldi. New York ve Ottawa'nın toplam payı ise yüzde 18,5'e geriledi.
Böylece Londra, Hollanda'nın altın rezervleri açısından en büyük saklama merkezi haline geldi.
Toplam 612,4 tonluk rezervin 2025 sonundaki değerinin yaklaşık 72,2 milyar euro olduğu hesaplanıyordu.
ALTININ TAMAMI FİZİKSEL OLARAK TAŞINMADI
Operasyonun tamamı külçelerin Atlantik üzerinden taşınması şeklinde gerçekleşmedi.
Yaklaşık 59 ton altın New York'ta satılırken, karşılığında Londra'da uluslararası piyasa standartlarına uygun altın satın alındı. Böylece fiziksel taşımanın beraberinde getireceği maliyet ve risklerin bir bölümü ortadan kaldırıldı.
Bunun yanında 27 tondan fazla altın ABD ve Kanada'dan Hollanda'nın Zeist kentindeki kasalara getirildi. Aynı miktarda uluslararası standartlara uygun altın da Zeist'ten Londra'ya gönderildi.
DNB, bu yöntemin altınların yeniden eritilmesi ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve operasyonun maliyet ile risklerini düşürdüğünü belirtiyor.
MERKEZ BANKALARI ALTINA YÖNELİYOR
Son yıllarda merkez bankalarının altın rezervlerine stratejik bir güvenlik unsuru olarak daha fazla önem vermesi, Hollanda'nın kararını da daha geniş bir çerçeveye oturtuyor.
Altının herhangi bir ülkenin para birimine veya hükümetine doğrudan bağlı olmaması, ekonomik ve jeopolitik kriz dönemlerinde önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. DNB de altını “nihai güven çıpası” olarak görüyor.
Hollanda daha önce de altın rezervlerinin yerini değiştirmişti. 1990'larda New York'taki rezervlerin bir bölümü Avustralya'ya taşınırken, 2014'te 122,5 ton altın New York'tan Hollanda'ya getirildi.
Almanya da benzer bir politika izleyerek 2013'te başlattığı program kapsamında 300 ton altını New York'tan Frankfurt'a taşıdı. Bununla birlikte Almanya'nın rezervlerinin önemli bir bölümü halen New York'ta tutuluyor.
