Küresel enerji koridorlarının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Rusya'nın başkenti Moskova'da düzenlenen 14. Uluslararası Üst Düzey Güvenlik Yetkilileri Konferansı'na katılan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, bölgedeki deniz trafiğinin geleceğine ve ABD ile yürütülen diplomatik süreçlere dair stratejik açıklamalarda bulundu.
İran'ın yarı resmi Tesnim haber ajansında yer alan bilgilere göre Bakıri, Tahran yönetiminin komşusu Umman ile birlikte Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini yeniden düzenleyecek yeni bir mekanizma üzerinde resmi görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KURALLAR TAMAMEN DEĞİŞİYOR
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve yönetimi konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile henüz herhangi bir uzlaşıya varılmadığının altını çizen Ali Bakıri, boğazın kontrolü ve işleyişi noktasında bölge ülkelerinin insiyatif alacağını belirtti.
Bakıri, deniz trafiğine yönelik yürütülen yeni diplomatik hamleyi şu sözlerle aktardı:
"Hürmüz Boğazı'na komşu kıyı ülkeleri olan İran ve Umman, bu stratejik hat üzerinden gerçekleştirilecek geçişler için yeni bir mekanizma belirlemek üzere müzakerelerini sürdürüyor. Şunun bilinmesi gerekir ki, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş koşulları ve ilgili düzenlemeler, İran'a karşı savaş başlamadan önceki döneme kıyasla tamamen farklı bir boyutta olacak."
Bu açıklama, Basra Körfezi ile Umman Denizi'ni birbirine bağlayan ve küresel petrol sevkiyatının kalbi konumunda olan Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş rejiminde köklü ve yeni yapısal değişikliklerin sinyali olarak kayıtlara geçti.
ABD İLE DOLAYLI MÜZAKERELER SÜRÜYOR: URANYUM REZERVİ GÜNDEMDE DEĞİL
Moskova'daki güvenlik konferansında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, Washington yönetimi ile yürütülen perde arkası diplomatik temaslara da açıklık getirdi.
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini doğrulayan Bakıri, buna karşın müzakere masasının sınırlarına dair net mesajlar verdi. İran'ın elinde bulundurduğu zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin geleceğine ilişkin iddialara değinen Bakıri, bu konunun mevcut müzakerelerin ve diyalog sürecinin gündem maddeleri arasında kesinlikle yer almadığını vurguladı.
"HER ŞEYDE ANLAŞMADAN, HİÇBİR ŞEYDE ANLAŞMIŞ SAYILMAYIZ"
İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde benimsediği müzakere ilkelerini hatırlatan Bakıri, ABD ile yürütülen dolaylı diplomatik sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti.
Müzakerelerin mevcut durumu ve nihai hedefine ilişkin konuşan Bakıri, Tahran'ın kırmızı çizgilerini şu kararlı cümleyle özetledi:
"Bizim diplomatik yaklaşımımıza göre, tüm konularda eksiksiz ve kesin bir anlaşmaya varana kadar, aslında hiçbir konuda anlaşmaya varmadığımıza inanıyoruz."
Moskova'da uluslararası güvenlik kurmaylarının bir araya geldiği zirvede yapılan bu açıklamalar, hem Hürmüz Boğazı'ndaki deniz seyrüsefer güvenliği hem de Washington-Tahran hattındaki nükleer ve diplomatik dengeler açısından haftanın en kritik dış politika gelişmesi olarak takip ediliyor.
