Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı askeri müdahale, dünya başkentlerini hareketlendirdi. Bazı ülkeler operasyona tam destek verirken, pek çok ülke "uluslararası hukuk" vurgusu yaparak gerilimin tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. İşte kıta kıta savaşa gelen ilk tepkiler:
ORTA DOĞU: LÜBNAN'DAN HİZBULLAH'A "MACERA" UYARISI
İsrail’in komşusu Lübnan’da Başbakan Nawaf Salam, operasyon sonrası yaptığı açıklamada doğrudan Hizbullah’a mesaj gönderdi. Ülkenin güvenliğini ve birliğini tehlikeye atacak "maceralara" sürüklenmesini kabul etmeyeceklerini belirten Salam, Lübnan halkının çıkarlarının her şeyin üstünde tutulması çağrısında bulundu. İsrail, daha önce Hizbullah’ın savaşa dahil olması durumunda Lübnan’ın sivil altyapısını ve havaalanını hedef alacağını açıklamıştı.
AVRUPA’DA BÖLÜNME: DESTEK, ENDİŞE VE HUKUK VURGUSU
Avrupa ülkeleri operasyona karşı farklı tutumlar sergiliyor:
Almanya: Başbakan Friedrich Merz, Almanya’nın saldırılara katılmadığını net bir dille ifade etti. İsrail’in güvenliğine olan bağlılıklarını yineleyen Merz, Berlin’in bölgede barıştan yana olduğunu ve İran halkının kendi kaderini tayin etme hakkına inandıklarını belirtti.
İngiltere: Başbakan Keir Starmer, acil durum kabinesi (COBRA) toplantısı kararı aldı. İngiltere, operasyona katılmadığını ancak İran'ın nükleer silah geliştirmesine asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Fransa: Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı. Macron, İran rejiminin nükleer programı konusunda "iyi niyetli müzakerelerden" başka seçeneği kalmadığını ifade etti.
İspanya ve Norveç: İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "tek taraflı askeri harekatı" reddettiklerini açıklarken; Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, saldırının "önleyici saldırı" kriterlerini karşılamadığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.
RUSYA VE UKRAYNA HATTINDA ZIT GÖRÜŞLER
Savaşın küresel yansımaları Moskova ve Kiev hattında keskin bir ayrışmaya neden oldu.
Rusya: Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev, İran ile yapılan tüm geçmiş müzakerelerin bir "örtü operasyonu" olduğunu iddia ederek batılı ülkelerin gerçek bir müzakere niyetinde olmadığını savundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uluslararası toplumu bu "sorumsuz eylemleri" derhal değerlendirmeye çağırdı.
Ukrayna: Kiev yönetimi ise saldırıdan tamamen İran rejimini sorumlu tuttu. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, gerginliğin nedeninin İran rejiminin barışçıl protestoculara yönelik şiddeti ve cezasızlığı olduğunu belirtti. Devlet Başkanı Zelenski, ABD'nin kararlı davranmasının önemine dikkat çekerek savaşın daha fazla büyümemesi gerektiğini söyledi.
KUZEY AMERİKA VE BALKANLAR'DAN TAM DESTEK
Operasyona en net destek mesajları Kanada ve Kosova'dan geldi. Kanada Başbakanı Mark Carney, İran’ın nükleer silah elde etmesini önlemek amacıyla ABD’nin yanında olduklarını açıkladı. Kosova Dışişleri Bakanlığı da benzer şekilde ABD Başkanı Trump’a desteklerini iletti.
AB'DEN DİPLOMATİK HAREKETLİLİK
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bölgedeki gelişmeleri "tehlikeli" olarak nitelendirdi. Kallas, AB vatandaşlarının bölgeden tahliyesi için konsolosluk ağının devrede olduğunu ve gerekli olmayan personelin geri çekildiğini duyurdu.
