Orta Doğu’da şubat ayının sonundan bu yana devam eden topyekûn çatışma atmosferi, İran içindeki can kayıplarının boyutunu netleştiriyor. İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi Arani’nin İran basınına verdiği bilgiler, operasyonların sivil yerleşimler ve stratejik noktalardaki insani etkisini gözler önüne serdi.
"CENAZELERİN YÜZDE 40’I KİMLİKSİZ DURUMDA"
Arani tarafından yapılan açıklamada, saldırıların şiddeti nedeniyle kimlik tespit süreçlerinde ciddi zorluklar yaşandığı vurgulandı:
Hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 40'ının, maruz kalınan saldırı türleri nedeniyle görsel teşhisinin mümkün olmadığı ifade edildi.
Arani, bu engellere rağmen yürütülen yoğun teknik ve DNA tabanlı çalışmalar sonucunda, cenazelerin kimlik tespit süreçlerinin başarıyla tamamlandığını kaydetti.
28 ŞUBAT’TAN BUGÜNE: BÖLGESEL SAVAŞIN İZLERİ
ABD ve İsrail’in "caydırıcı operasyon" gerekçesiyle 28 Şubat’ta başlattığı askeri müdahale, kısa sürede İran’ın birçok eyaletinde altyapı ve can kayıplarına yol açmıştı. Tahran yönetimi, 3 bin kişilik can kaybı verisini "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelerken; hayatını kaybedenler arasında sivil kayıpların oranına dair ayrıntılı raporların uluslararası mekanizmalara sunulacağı belirtiliyor.
