İsrail Dışişleri Bakanlığı, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan Küresel Sumud Filosu kapsamında alıkonulan iki aktivistin sınır dışı edilerek serbest bırakıldığını duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Filistin kökenli İspanyol vatandaşı Saif Abu Keshek ile Brezilyalı aktivist Thiago Avila hakkındaki işlemlerin tamamlandığı ve iki ismin ülkeden çıkarıldığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca İsrail’in Gazze’ye yönelik deniz ablukasının “yasal” olduğu savunularak, “İsrail, deniz ablukasının herhangi bir şekilde ihlal edilmesine izin vermeyecektir” ifadelerine yer verildi.
ULUSLARARASI SULARDA MÜDAHALE EDİLMİŞTİ
Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu, ilk olarak 12 Nisan’da Barcelona’dan hareket etmiş, 23 Nisan’da ise Sicilya’ya ulaşmıştı.
Filoya katılan tekneler, “Bahar Misyonu” kapsamında 26 Nisan’da Sicilya’dan ayrılarak Gazze’ye doğru yola çıktı. İsrail ordusu ise 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında, uluslararası sularda seyreden İtalyan bayraklı tekneye müdahalede bulundu.
Müdahalenin ardından çok sayıda aktivist gözaltına alınırken, Saif Abu Keshek ile Thiago Avila serbest bırakılmayarak İsrail’e götürüldü.
AKTİVİSTLERİN İŞKENCE VE TEHDİTLERE MARUZ KALDIĞI İDDİALARI
Aktivistlerin tutuldukları süre boyunca fiziki işkenceye maruz kaldıkları ve ölüm ile hapis tehditleri aldıkları yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Küresel Sumud Filosu destekçileri ve çeşitli dayanışma grupları, aktivistlerin serbest bırakılması için uluslararası çağrılar yapmıştı.
THİAGO AVİLA’DAN “İŞGAL ALTINDAKİ FİLİSTİN’DEN MEKTUP”
Serbest bırakılan aktivistlerden Thiago Avila’nın, tutuklu bulunduğu sırada kaleme aldığı mektup kamuoyuyla paylaşıldı. Avila mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın özgür halklarına,
Hapisteyim ama özgürüm. Beni burada yüz yıl tutmakla tehdit ettiklerinde anlamıyorlar; Mandela ve pek çok ilham verici insan daha iyi bir dünya kurmak için bununla yüzleşmişken, hapiste olmaktan nasıl utanabilirim?
İsrail zindanlarında dokuz bin Filistinli var, bunların neredeyse dört yüzü çocuk. Gandhi, Martin Luther King, Mesih İsa ve Che Guevara gibi pek çok insan dünya daha iyi bir yer olsun diye canlarını vermişken, onların beni öldürme tehditlerinden nasıl korkarım?
Kaçırılmamdan ve yasa dışı tutuklanmamdan bu yana bana yaptıkları şeyler, aynı hapishanelerdeki Filistinlilere yaptıklarının yanında hiçbir şeyken, işkenceden nasıl korkarım!
Hapisteyim ama özgürüm; çünkü özgürlük sadece bedeninizi hareket ettirme kapasitesinden gelmez; bedeninizin ve ruhunuzun neslimizin ve tarihin en büyük çağrısına doğru ne kadar ilerlediğinden gelir!
Lütfen ayağa kalkın!
Sömürünün, baskının ve doğanın tahribatının olmadığı, daha iyi bir dünya inşa etmemiz gerekiyor. Soykırımların olmadığı ve tüm insanların ırk, cinsiyet, din, milliyet veya başka bir kritere bakılmaksızın özgür ve eşit yaşayabildiği bir dünya.
Gelecek hafta çok önemli; çünkü Filistinlilere karşı uygulanan, bir apartheid (ayrımcılık) ve sömürgeci devlet yapısına bürünen, bir din tarafından değil, Siyonizm adı verilen ırkçı ve üstünlükçü bir ideoloji tarafından yönetilen on yıllardır süren kesintisiz soykırım ve etnik temizlik sürecini simgeliyor.
Nakba (Büyük Felaket) hiç bitmedi!
Tüm yürüyüşlerde sizinle olacağım ve ülkelerinizin bu korkunç rejimle olan her türlü suç ortaklığını sonlandırmanızı umuyorum.
Fiziksel durumum, maruz kaldığım işkence veya açlık grevinin etkileri için korkmayın. Bebeğim ve dünyadaki tüm çocukların emperyalizmi ve siyonizmi geçmişte kalmış şeyler olarak görebilmesi için bunu bin kez daha yapardım.
Lütfen aileme iyi bakın, filoları ve tüm dayanışma eylemlerini destekleyin.
Biz beraberiz.
Büyük bir kucaklama ve haydi bu dünyayı dönüştürelim.”
KÜRESEL SUMUD FİLOSU NEDİR?
Küresel Sumud Filosu, Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması ve bölgeye insani yardım ulaştırılması amacıyla farklı ülkelerden aktivistlerin katılımıyla oluşturulan uluslararası bir girişim olarak faaliyet yürütüyor.
Filo organizatörleri, müdahalenin uluslararası sularda gerçekleştiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunurken, İsrail tarafı ise Gazze’ye uygulanan deniz ablukasının güvenlik gerekçesiyle sürdürüldüğünü öne sürüyor.
