Orta Doğu, modern tarihin en kritik virajlarından birinde 27. sabahına uyandı. Washington ve Tahran hattında "şartlar savaşı" sürerken, Cumartesi günü için ortaya atılan ateşkes iddiası piyasalarda temkinli bir iyimserlik yarattı.
TRUMP’IN "CUMARTESİ" PLANI VE DİPLOMATİK SATRANÇ
İsrail basınında geniş yer bulan iddialara göre, Beyaz Saray, bölgedeki askeri maliyetin ve küresel ekonomik baskının artması üzerine strateji değişikliğine gidiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, taraflar tam bir mutabakata varmasa dahi Cumartesi günü bir ateşkes ilan ederek gerilimi dondurabileceği öne sürülüyor.
Ancak bu tablo, İran cephesinden gelen sert açıklamalarla gölgeleniyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin bölge ülkelerini İsrail’in çıkarları için feda ettiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Şu anki siyasetimiz ülkeyi savunmaya devam etmektir. ABD ile herhangi bir müzakere masası yoktur."
15 MADDELİK PLAN VE TAHRAN’IN 5 ŞARTI
Washington tarafından sunulan 15 maddelik ateşkes taslağına Tahran’ın yanıtı gecikmedi. Taslağı "tek taraflı ve aşırı" olarak nitelendiren İran yönetimi, barışın anahtarının kendi ellerinde olduğunu iddia ederek karşı bir deklarasyon yayımladı:
İran, masaya oturmak için 5 ana şart öne sürdü.
"Savaşı biz bitiririz" mesajıyla askeri kapasitesine olan güvenini tazeleyen Tahran, nükleer tesisler üzerindeki denetim baskısının kaldırılmasını ön koşul olarak görüyor.
