İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, Gazze’deki İsrail ordusunun saldırıları ile sivil ölümlerini konu alan “NAZA” belgeselinin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor hakkında açıklama yaptı.
Zohar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “iğrenç” olarak nitelediği belgeselin Uluslararası Venedik Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülmesini “şoke edici” olarak değerlendirdi.
Zohar, Filistinlileri hedef alan gözetleme ve uzaktan öldürme mekanizmalarında görev almış İsrail ordusu mensuplarının itiraflarına yer veren belgeselin, Gazze’deki askeri saldırıları soykırım olarak ele aldığını belirtti.
Belgeselin “vatana ihanet” anlamına geldiğini öne süren Zohar, yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’un vatandaşlıklarının ellerinden alınması için derhal harekete geçeceğini ifade etti.
“NAZA” VENEDİK FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜL ALDI
İtalya’da bu yıl 83’üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali’nde, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamını belgeleyen “NAZA” filmi “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor tarafından hazırlanan belgesel, İsrail ordusunun Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlara ilişkin anlatımlara yer veriyor.
YÖNETMEN ABRAHAM ÖDÜL TÖRENİNDE KONUŞTU
Belgeselin yönetmenlerinden Yuval Abraham, festivalde ödülünü alırken yaptığı konuşmada İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Abraham, İtalya ve Almanya’yı işaret ederek bu ülkelerin İsrail’in saldırılarını izlediğini ve savaşı sona erdirecek baskının oluşmasını engellediklerini dile getirdi.
Abraham'ın konuşması şöyle:
"Jüriye teşekkür ederim. İkimiz de burada olmaktan minnet duyuyoruz. Elbette burada olmak kolay değil. Bu filme onu daha izlememişken bile saldırıda bulunuldu. Gerçekleri görmemek için çok şey yapılıyor. Gerçek şu ki bu festival başladığından beri, bu on günlük süre zarfında İsrail, Gazze'de en az altı Filistinli çocuk öldürdü. Üç yaşındaki bir kızın okulu bombalandı, yedi yaşındaki bir kız arabada babasıyla, iki kız kardeş evde uyurken öldürüldü. Konuştuğumuz İsrailli istihbarat teşkilatları bize bu toplu katliamların nasıl sistematik olduğunu söylüyor. Kaza sonucu değil de tasarlanarak yapıldıklarını, cinayet eylemleri tamamen Filistin halkının ortadan kaldırılmasına yönelik. Açıkça söylemek istiyorum ki bu gerçek Filistinli gazeteciler sayesinde ilk günden beri yayınlanıyor. İki yüzden fazla gazeteci Gazze'de İsrail tarafından öldürüldü. Sesleri susturuldu ve yok sayıldı. Bir suçun yok sayılmasının o suçun devam etmesini sağladığına inanıyoruz. Bu yüzden İsraillilerin bu filmi izlemesi bizim için çok önemli, bu suçları işleyen bizim ülkemiz İsrail ve Avrulalılar da izliyor. Özellikle de burada İtalya'da çünkü sizin hükümetiniz ve Alman hükümeti bu savaşı bitirecek baskıyı engelliyor."
FİLMİN ADI İSRAİL ORDUSUNDAKİ BİR KISALTMAYA GÖNDERME YAPIYOR
Belgeselin adı olan “NAZA”nın, İsrail ordusunca erkekler, kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere “bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller için” kullanılan bir kısaltmaya atıfta bulunduğu belirtildi.
Belgeselde yer alan kişilerin güvenliğini sağlamak amacıyla farklı röportaj yöntemleri kullanıldı. Yapımın 3 yıl boyunca Tel Aviv’deki çatılarda gizlice çekildiği ve belgeselde yer alan kişilerin kimliklerinin, seslerinin ve görünümlerinin dijital değişikliklerle gizlendiği aktarıldı.
Belgeselde katılımcılar, İsrail ordusunun Gazze’de kullandığı “gizli sistem” ve gizli yöntemlere ilişkin ayrıntılar anlattı.
İSRAİL ORDUSUNUN GÖZETLEME VE SALDIRI YÖNTEMLERİ ANLATILIYOR
Yapımda konuşan kişiler, İsrail ordusunun saldırılarında kullanılan gözetleme sistemleri ile uzak mesafeden gerçekleştirilen bombalamalara ilişkin ayrıntılı anlatımlarda bulundu.
Belgeselde yer alan anlatımlara göre, operasyonlarda yapay zeka kullanılarak potansiyel Hamas hedefleri tespit ediliyor. Bu kapsamda, çoğu zaman içerisinde ailelerin bulunduğunun bilindiği ev ve dairelerin bombalandığı ifade ediliyor.
Belgeselde ayrıca Gazzelilerin sığınak olarak kullandığı yerleşim yerlerinin kasten yakılması ve gıda dağıtımı sırasında insanların öldürülmesine doğrudan tanıklık eden İsrail ordusu mensuplarının anlatımlarına da yer verildi.
Yapımda konuşan bazı kişilerin, gizli bir istihbarat biriminde görev yaptığı ve doğrudan Netanyahu’ya bağlı oldukları belirtildi.
