Ortadoğu ve İslam coğrafyasının sekiz önemli aktörü, Mescid-i Aksa’nın (Harem-i Şerif) tarihi ve hukuki statüsüne yönelik saldırılara karşı tek ses oldu. Yapılan ortak açıklamada, İsrailli aşırılıkçı bakanların ve yerleşimcilerin polis koruması altında gerçekleştirdiği baskınların, dünya genelindeki Müslümanlara yönelik açık bir kışkırtma olduğu vurgulandı.
"MÜNHASIR YETKİ KUDÜS VAKIFLARI DAİRESİ'NDEDİR"
Bildiride, Mescid-i Aksa’nın 144 dönümlük alanının tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu hatırlatılarak şu hukuki çerçeve çizildi:
Harem-i Şerif’in idaresi ve girişlerin düzenlenmesi konusundaki tek yasal yetkili mercii, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’dir.
Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişim kategorik olarak reddedilmiştir.
YERLEŞİM FAALİYETLERİ VE OKUL SALDIRILARINA TEPKİ
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları, İsrail’in son dönemde onayladığı 30’dan fazla yeni yerleşim birimi kararını da sert bir dille eleştirdi. Bu kararların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024 tarihli istişari görüşlerine aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca;
İşgal altındaki Batı Şeria’da Filistinli çocuklara ve okullara yönelik son dönemdeki saldırılar kınanarak sorumluların hesap vermesi istendi.
Filistin halkının yerinden edilmesine veya toprakların ilhakına yönelik adımların "iki devletli çözüm" umudunu doğrudan baltaladığı ifade edildi.
ULUSLARARASI TOPLUMA "AHLAKİ SORUMLULUK" ÇAĞRISI
Açıklamanın sonuç bölümünde, uluslararası topluma İsrail’in yasa dışı uygulamalarına son vermesi için kararlı bir tutum alma çağrısı yapıldı. Bakanlar, barışın ancak 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin tesisiyle mümkün olacağını yineleyerek Filistin halkının meşru haklarına verdikleri sarsılmaz desteği ilan ettiler.
