İsrail basınında yer alan haberlere göre Başbakan Binyamin Netanyahu, Güvenlik Kabinesi üyeleriyle yaptığı değerlendirmede Gazze Şeridi’nde Hamas’ın silahsızlandırılması meselesini ele aldı. Toplantıda, bu amaçla uluslararası destekli bir koalisyon kurulması ihtimali masaya yatırıldı.
Netanyahu, kabine üyelerine yaptığı değerlendirmede böyle bir koalisyonun kurulmasının mevcut koşullarda son derece güç olduğunu ifade etti.
HÜRMÜZ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRME
Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden deniz trafiğine açmak amacıyla uluslararası bir koalisyon oluşturma girişiminde beklenen sonucu alamadığını öne sürdü.
Bu örnek üzerinden Gazze’de Hamas’ın silahsızlandırılmasına yönelik uluslararası bir yapı kurulmasının çok daha zor olduğunu savunan Netanyahu, Hamas’ın silah bırakma ihtimaline ilişkin de karamsar bir tablo çizdi.
Başbakan, Hamas’ın silahsızlandırılması için uluslararası koalisyon seçeneğinin, Hürmüz Boğazı için kurulacak deniz güvenliği koalisyonundan "daha az gerçekçi" olduğunu dile getirdi.
“İSRAİL BUNU KENDİ BAŞINA YAPMAK ZORUNDA KALACAK”
Netanyahu, değerlendirmesinde İsrail’in hedeflerine ulaşmak için dış destek beklemek yerine kendi askeri ve güvenlik kapasitesine dayanması gerektiğini savundu.
Bu çerçevede Tel Aviv yönetiminin Gazze’de Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda "bu işi kendi başına yapmak zorunda kalacağını" söylediği aktarıldı.
HAMAS’A DAHA ÖNCE 60 GÜN SÜRE VERİLDİĞİ İDDİASI
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu’nun 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Hamas’a silahsızlanması için 60 günlük süre tanınması konusunda uzlaşı sağlandığı iddia edilmişti.
Söz konusu iddialar, Gazze’de ateşkes sonrası döneme ilişkin olası güvenlik düzenlemeleri kapsamında gündeme gelmişti.
İSRAİL HÜKÜMETİNDEN ÖNCEKİ AÇIKLAMA
İsrail Hükümet Sekreteri Yossi Fuchs da 16 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Hamas’a silah bırakması için 60 günlük süre tanıyacaklarını, aksi halde çatışmaların yeniden başlayacağını belirtmişti.
Fuchs, bu sürenin yalnızca ağır silahları değil, örgütün elindeki bireysel silahlar dahil tüm mühimmatın bırakılmasını kapsadığını ifade etmişti.
