İngiltere Başbakanı Keir Starmer, BBC Radio 5’e yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın dünya ekonomisi açısından kritik önemde bir enerji geçiş noktası olduğunu belirterek, İngiltere’nin yaklaşımının boğazı kapatmak değil açık tutmak olduğunu söyledi.
Starmer, ABD’nin boğazda uygulamayı planladığı abluka kararına ilişkin, "Müttefiklerimizle boğazı kapatmaya değil, açmaya çalışıyoruz. Biz ablukayı desteklemiyoruz. Bizim açımızdan tüm diplomatik, siyasi ve kapasiteye yönelik hazırlıklar boğazın açık tutulmasına odaklanmış durumda." dedi.
Başbakan, İngiltere’nin diplomatik ve askeri hazırlıklarını enerji akışının kesintisiz sürmesi hedefi doğrultusunda şekillendirdiğini ifade etti.
ENERJİ FİYATLARI UYARISI: KAPANMA FATURALARI BÜYÜTEBİLİR
Starmer, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte sonuçlar doğuracağını belirterek, petrol ve doğal gaz sevkiyatında yaşanacak aksamanın doğrudan tüketicilere yansıyacağını söyledi.
Deniz ablukası nedir? ABD'den Hürmüz Boğazı'nda İran'a yönelik tarihi karar
Boğazın kapalı kalmasının piyasalara yeterli enerji arzının ulaşamaması anlamına geleceğini kaydeden Starmer, "Bu da fiyatların artması, bizi şu an dinleyen herkesin daha yüksek enerji faturasıyla karşılaşabileceği anlamına geliyor. Böyle olmasını istemiyorum. Enerji faturalarının sabitlenmesini ve düşmesini istiyorum. Bu yüzden boğazın açık kalması çok hayati." ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, son günlerde yükselişe geçen petrol fiyatları ve akaryakıt maliyetlerine ilişkin kaygıların arttığı bir dönemde geldi.
BÖLGEDEKİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ SÜRECEK
İngiltere Başbakanı, Hürmüz Boğazı çevresinde mayınlar ve İran’a ait dron tehditlerine karşı hava ve deniz unsurlarının görev yapmayı sürdüreceğini belirtti.
Starmer, bu faaliyetlerin temel amacının deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak ve uluslararası enerji koridorunun açık kalmasını temin etmek olduğunu dile getirdi.
“İNGİLTERE SAVAŞA SÜRÜKLENMİYOR”
Bölgede yükselen tansiyonun doğrudan bir çatışmaya dönüşmesi ihtimaliyle ilgili de konuşan Starmer, Londra yönetiminin savaşın tarafı olmayacağını net biçimde ifade etti.
Üzerinde çatışmalara katılma yönünde baskı bulunduğunu belirten Starmer, "Gerçekten üzerimde ciddi bir baskı var ancak baskı ne olursa olsun savaşa sürüklenmediğimiz konusunda çok net konuşuyorum. İngiltere savaşa sürüklenmiyor. Bu bizim ulusal çıkarımıza değil. Yasal temeli olmayan, ciddi ve net bir plan olmadığı sürece böyle olacak." dedi.
Başbakan, İngiltere’nin ulusal çıkarlarının diplomatik çözüm ve enerji yollarının açık tutulmasından geçtiğini vurguladı.
HÜRMÜZ’DE GERİLİM YÜKSELDİ
ABD-İsrail ile İran arasında süren çatışmalar nedeniyle Basra Körfezi’nin dünya enerji arzındaki rolü yeniden gündemin merkezine yerleşti. Basra Körfezi’nin ağzında bulunan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıldığı en kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Pakistan’da 11 Nisan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren İran-ABD görüşmeleri sonuçsuz kalırken, taraflar anlaşmazlık başlıklarından birinin Hürmüz Boğazı olduğunu duyurmuştu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Türkiye saatiyle 17.00 itibarıyla İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatılacağını açıklamıştı.
Bu gelişmelerin ardından İngiltere’nin “ablukaya değil boğazın açılmasına odaklı” tutumu, müttefikler arasında yaklaşım farklılıklarını da görünür hale getirdi.
