Trump İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük ateşkesi duyurdu: Netanyahu 'etnik temizlik'le övündü

Trump İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük ateşkesi duyurdu: Netanyahu 'etnik temizlik'le övündü

ABD Başkanı Trump, İsrail ile Lübnan arasında bu gece (TSİ) 24.00'te başlayacak 10 günlük geçici ateşkesi duyurdu. Trump anlaşmayı "çözdüğü 10. savaş" olarak kutlarken; İsrail Başbakanı Netanyahu, Lübnan'dan çekilmeyeceklerini ve 10 kilometrelik bir "tampon bölge" kurduklarını açıkladı. Netanyahu'nun zafer edasıyla duyurduğu bu tampon bölgenin ardında ise, uluslararası uzmanların "etnik temizlik" olarak nitelediği, Lübnan köylerinin kontrollü patlamalarla haritadan silinmesi gerçeği yatıyor.

Aylardır süren şiddetli çatışmalar ve sivil katliamların ardından İsrail ile Lübnan sınırında silahlar 10 günlüğüne susuyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda gerçekleşen diplomatik trafik sonuç verdi ve Washington'da yürütülen müzakerelerin ardından geçici ateşkes kararı alındı. Ancak ateşkesin şartları ve sahada yaratılan yıkım, kalıcı bir barışın önündeki en büyük engeller olarak duruyor.

Sosyal medya hesabından ateşkesi resmen duyuran Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini belirtti.

Liderleri yakın zamanda Beyaz Saray'da ağırlayacağını açıklayan Trump, "Bu iki lider, ülkeleri arasında barışı sağlamak amacıyla saat 17.00'de (TSİ 24.00) 10 günlük bir ateşkesi resmen başlatacakları konusunda mutabık kaldılar" dedi. Trump ayrıca, kendi dış politika başarısına vurgu yaparak "Dünya çapında 9 savaşı çözmek benim için bir onurdu ve bu benim 10. savaşım olacak" ifadelerini kullandı.

NETANYAHU: "LÜBNAN'DAN ÇIKMIYORUZ"

Ateşkesin duyurulmasının hemen ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ulusa sesleniş konuşması yaptı. Konuşmasında Hizbullah'ın "İsrail'in uluslararası sınıra çekilmesi" şartını kesin bir dille reddettiğini açıklayan Netanyahu, Lübnan'da kalıcı bir işgal bölgesi kurduklarını itiraf etti.

Netanyahu'nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle oldu:

"Güç Dengesini Değiştirdik": "Çağrı cihazı operasyonları, Nasrallah'ın ortadan kaldırılması ve 150 bin roketlik cephaneliğin yokedilmesiyle güç dengesini kökten değiştirdik. 40 yıldan uzun süredir ilk kez Lübnan'dan doğrudan barış görüşmeleri için çağrı aldık."

"Hizbullah'ın Şartlarını Reddettim": "Hizbullah, İsrail'in uluslararası sınıra çekilmesini ve 'sessizliğe karşı sessizlik' modelini şart koştu. İkisini de reddettim. Lübnan'dan çıkmıyoruz."

10 Kilometrelik Tampon Bölge: "Denizden başlayıp Hermon eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan, 10 kilometre derinliğinde çok daha güçlü ve sağlam bir güvenlik şeridinde kalmaya devam ediyoruz. Bu sayede yerleşim yerlerimize yönelik işgal tehlikesini ve doğrudan tanksavar atışlarını engelliyoruz."

İran'a Yönelik Trump Mesajı: "Başkan Trump ile görüştüm. Kendisi deniz ablukasını sürdürmekte ve İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmakta kararlı. Bu tehdidi bir kez ve sonsuza dek ortadan kaldırabileceğine inanıyor."

whatsapp-image-2026-04-16-at-22-02-38.jpeg
İsrail’in tamamen yok ettiği köyün önceki ve sonraki hali

NETANYAHU'NUN ÖVÜNDÜĞÜ 'GÜVENLİK ŞERİDİ' ASLINDA BİR SAVAŞ SUÇU!

Netanyahu'nun "10 kilometrelik güvenlik şeridi" diyerek övündüğü bu işgal bölgesinin inşası, aslında İsrail'in Lübnan'da işlediği savaş suçlarının tam merkezini oluşturuyor.

Yayınlanan ve uydu görüntülerine dayanan kanıtlar, İsrail ordusunun bu tampon bölgeyi oluşturmak için sınır boyundaki sivil kasaba ve köyleri kontrollü patlamalarla adeta haritadan sildiğini ortaya koymuştu. Sadece Taybeh ve Aita al-Shaab köylerinde 860'tan fazla sivil bina, camilerle birlikte eşzamanlı patlatılarak enkaza çevrilmişti.

Uluslararası hukuk uzmanları, BM Özel Raportörleri ve akademisyenler, İsrail'in askeri bir zorunluluk olmaksızın tüm sivil köyleri yok ederek bir "tampon bölge" yaratmasını açıkça "savaş suçu" ve Şii nüfusa yönelik bir "etnik temizlik" olarak nitelendiriyor.

Netanyahu'nun ABD destekli bir ateşkes masasında elini güçlendiren bu "tampon bölge" stratejisinin ardında, güneyden sürülen 820 bin Lübnanlı sivil ve asla geri dönemeyecekleri moloz yığınına dönmüş kasabalar bulunuyor. Önümüzdeki 10 günün, bu ağır savaş suçlarının gölgesinde kalıcı bir barışa mı yoksa daha büyük bir ilhaka mı evrileceği merak konusu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN