ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in yatırım şirketiyle bağlantılı olduğu belirtilen lüks tatil köyü projesine karşı başlayan protestolar dinmedi. Arnavutluk'un başkenti Tiran’da beşinci gününde de süren eylemlerde binlerce kişi, Adriyatik kıyısındaki çevresel açıdan hassas Zvërnec ve Vjosa-Narta bölgesinde planlanan projenin iptal edilmesini istedi. Protestocular, hükümetin istifası, stratejik yatırımcı statüsüne ilişkin düzenlemelerin kaldırılması ve koruma altındaki alanlara yönelik yasal değişikliklerin iptali dahil 5 talep açıkladı.
Kushner'in projesi, Sırp bakanı mahkemelik etti
Başkent Tiran’da günlerdir süren eylemlerde yurttaşlar, çevreciler ve sivil toplum temsilcileri, Adriyatik kıyısında yer alan Zvërnec ve Vjosa-Narta koruma alanı çevresindeki inşaat hazırlıklarına tepki gösterdi.
Arnavutluk basınına yansıyan bilgilere göre protestolar, 4 Haziran akşamı beşinci gününde de Başbakanlık binası önünde sürdü. Eylemciler, ellerinde pankartlar ve Arnavutluk bayraklarıyla önce İskender Bey Meydanı’nda toplandı, ardından Başbakanlık binasına yürüdü.
BEŞİNCİ GÜN PROTESTOSU ÜÇ SAATTEN FAZLA SÜRDÜ
Protesto, beşinci gününde de geniş katılımla yapıldı.
Arnavutluk basınındaki aktarımlara göre göstericiler, üç saatten fazla süren eylemde projenin iptal edilmesini istedi.
Eylemciler, “Arnavutluk satılık değildir” mesajını öne çıkarırken, çevresel açıdan hassas bölgede yürütülen hazırlık çalışmalarının durdurulması çağrısında bulundu.
Protestocular, eylemin yalnızca bir çevre meselesi olmadığını, ülkenin doğal varlıklarının, kıyı alanlarının ve kamu yararının korunmasıyla ilgili daha geniş bir mücadele olduğunu savundu.
5 TALEP AÇIKLANDI
Beşinci gün eyleminde protestocular adına yapılan açıklamada 5 temel talep duyuruldu.
Bu talepler arasında hükümetin istifası, stratejik yatırımcı statüsü ve buna bağlı yasal çerçevenin kaldırılması, “Paketës së Maleve” olarak anılan düzenlemenin iptali, Koruma Altındaki Alanlar Yasası’nda yapılan değişikliklerin geri alınması ve Kültürel Miras Yasası’ndaki değişikliklerin iptali yer aldı.
Eylemciler, bu taleplerin “özgür yurttaşların ortak iradesinden” doğduğunu belirterek protestoların sürdürülmesi mesajı verdi.

TEPKİNİN MERKEZİNDE ZVËRNEC VE VJOSA-NARTA VAR
Protestoların odağındaki proje, Arnavutluk’un Adriyatik kıyısında, Zvërnec köyü yakınındaki Pishë Poro-Nartë ve Vjosa-Narta koruma alanıyla bağlantılı bölgede planlanıyor.
Bölge, Arnavutluk’un en önemli doğal habitatlarından biri olarak gösteriliyor.
Vjosa-Narta sulak alanı, flamingolar başta olmak üzere göçmen su kuşları, Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları açısından kritik yaşam alanları arasında yer alıyor.
Protestocular, bölgede yapılacak büyük ölçekli turizm yatırımlarının ekosisteme geri dönüşü zor zararlar verebileceğini savunuyor.
PROJE KUSHNER’İN DAHA ÖNCE DUYURDUĞU PLANLARLA İLİŞKİLENDİRİLİYOR
Tartışmanın merkezindeki turizm projesi, Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in daha önce açıkladığı Arnavutluk planlarıyla ilişkilendiriliyor.
Kushner, 2024 yılında Arnavutluk’ta oteller ve yüzlerce villadan oluşan büyük ölçekli bir turizm yatırımı hedeflediğini duyurmuştu.
Arnavutluk hükümeti projeyi ülkenin turizmde üst lige çıkması için önemli bir fırsat olarak savunurken, karşı çıkanlar yatırımın çevresel, hukuki ve mülkiyet boyutlarının yeterince şeffaf yürütülmediğini belirtiyor.
İLK GERİLİM TEL ÖRGÜLERLE BAŞLADI
Protestolar, Zvërnec bölgesinde inşaat hazırlıkları kapsamında tel örgülerin kurulması ve ağır iş makinelerinin alana girmesiyle hız kazandı.
Bölge halkı ve çevreciler, koruma alanına yakın noktada yapılan hazırlıklara tepki gösterdi.
İlk eylemler sırasında bazı protestocularla özel güvenlik görevlileri arasında gerginlik yaşandığı, daha sonra gösterilerin Tiran’a taşındığı bildirildi.
DÖRDÜNCÜ GÜN EYLEMİNDE POLİSLE GERİLİM YAŞANDI
Arnavutluk basınına göre protestoların dördüncü gününde Tiran’da tansiyon yükseldi.
Göstericiler, İskender Bey Meydanı’ndan Başbakanlık binasına yürüdü. Yürüyüş sırasında polis barikatları ve metal engellerin aşılmaya çalışıldığı, güvenlik güçlerinin kalabalığın ilerleyişini durdurmak için müdahalede bulunduğu aktarıldı.
Yerel basına yansıyan haberlerde, protestocuların Başbakanlık çevresindeki güvenlik hattını aşmaya çalıştığı, polis müdahalesi sırasında su araçlarının kullanıldığı belirtildi.
“FLAMİNGO DEVRİMİ” İFADESİ ÖNE ÇIKTI
Eylemlerde flamingolar, protestonun sembollerinden biri haline geldi.
Göstericiler, bölgedeki flamingoların yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurgulayan pankartlar taşıdı.
Bazı Arnavutluk yayınlarında protestolar için “Flamingo Devrimi” ifadesi kullanıldı.
Bu ifade, çevre hassasiyetinin yanı sıra hükümetin yatırım politikalarına, kıyı alanlarının kullanımına ve karar süreçlerindeki şeffaflık sorunlarına yönelik daha geniş bir tepkiyi de temsil ediyor.

RAMA PROJEYİ SAVUNUYOR
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise projeyi savunmayı sürdürüyor.
Rama, Zvërnec yatırımının ülkenin turizm hedefleri açısından önemli olduğunu belirterek yatırımın Arnavutluk’u turizmde daha üst bir seviyeye taşıyabileceğini söyledi.
Başbakan, projenin lagüne zarar vermeyeceğini, çevresel süreçlerin tamamlanmadan ilerleme olmayacağını ve yatırımın yasal çerçeve içinde yürütüleceğini savundu.
Rama ayrıca, projeye yönelik tepkilerin bir bölümünün siyasi amaçlarla büyütüldüğünü ileri sürdü.
ŞİRKETTEN “SÜREÇLERE SAYGI” AÇIKLAMASI
Projeyle bağlantılı şirket tarafı ise kamuya ve kurumlara ilişkin süreçlere saygı duyduklarını bildirdi.
Şirket temsilcileri, yatırımla ilgili temel önceliklerinin çevresel sorumluluk, yerel istihdam, ekolojik iyileştirme ve bölge halkı için uzun vadeli değer yaratmak olduğunu savundu.
Buna karşılık çevre örgütleri ve protestocular, mevcut açıklamaların yeterli olmadığını belirterek projenin tüm izin, mülkiyet ve çevresel etki süreçlerinin şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmasını istiyor.
SPAK İNCELEMESİ DE GÜNDEMDE
Arnavutluk’ta tartışmayı büyüten başlıklardan biri de mülkiyet ve fon akışına ilişkin incelemeler oldu.
Arnavutluk’un yolsuzluk ve organize suçlarla mücadele yapısı SPAK’ın, bölgede mülkiyet ve para transferleriyle ilgili bazı süreçleri incelediği bildirildi.
Başbakan Rama, yatırımcıların arazi üzerindeki mülkiyet sürecine ilişkin kontrollerin yapıldığını savundu.
Ancak muhalifler ve protestocular, yalnızca mülkiyet meselesinin değil, koruma alanlarının statüsüne ilişkin yasal değişikliklerin ve yatırımcıya sağlanan ayrıcalıkların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtiyor.
PROTESTOLAR HÜKÜMETE YÖNELİK DAHA GENİŞ TEPKİYE DÖNÜŞTÜ
Başlangıçta çevresel kaygılarla başlayan eylemler, kısa sürede hükümete ve siyasal düzene yönelik daha geniş bir tepkiye dönüştü.
Beşinci gün protestosunda yalnızca projenin iptali değil, hükümetin istifası da talep edildi.
Gösterilerde iktidara ve muhalefete yönelik sloganlar atılması, eylemin klasik parti kutuplaşmasının dışında, daha geniş bir yurttaş tepkisi olarak şekillendiği yorumlarına neden oldu.

“ARNAVUTLUK SATILIK DEĞİLDİR” MESAJI
Protestoların en sık kullanılan sloganlarından biri “Arnavutluk satılık değildir” oldu.
Bu slogan, yalnızca Kushner bağlantılı proje üzerinden değil, ülkenin kıyı alanlarının büyük ölçekli yabancı yatırımlara açılması, koruma alanlarının statüsünün değiştirilmesi ve kamusal karar süreçlerinde yurttaşların dışarıda bırakılması eleştirileri üzerinden yükseldi.
Eylemciler, projenin yalnızca bir tatil köyü yatırımı olmadığını, Arnavutluk’un doğal mirasının geleceği açısından kritik bir eşik olduğunu savunuyor.
PROTESTOLARIN SÜRMESİ BEKLENİYOR
Arnavutluk basınına göre eylemciler, talepler karşılanmadığı sürece mobilizasyonun devam edeceği mesajını verdi.
Dördüncü gün protestosunda göstericiler, önümüzdeki günlerde de eylemleri sürdüreceklerini duyurmuştu. Beşinci gün eyleminde açıklanan talepler ise hareketin daha örgütlü bir aşamaya geçtiğini gösterdi.
