Uluslararası Af Örgütü, 19 yaşındaki Amirhüseyin Hatemi’nin dün Tahran’daki Gezel Hesar Cezaevi’nde infaz edilmesine şiddetle tepki gösterdi. Hatemi, Ocak 2026 protestolarıyla bağlantılı olarak tutuklanmış ve bir ay geçmeden askeri bir tesise zorla girmeye teşebbüs ve kundaklama suçlamalarıyla ölüm cezasına mahkûm edilmişti. Ölüm cezasının, Hatemi’nin adil yargılanma hakkı ihlal edilerek verilmiş olması uluslararası kuruluş tarafından vurgulandı.
Aynı davada ölüm cezasına mahkûm edilen 19 yaşındaki Muhammed Emin Biglari, Ali Fehim, Ebulfazl Salihi Siyavuşhani ve Şahin Vahidparast Kulur da derhal infaz edilme riski altında bulunuyor. Yetkililerin, Emin Biglari’nin soruşturma aşamasında avukata erişimini engelleyip, dosyaya devlet tarafından görevlendirilen bir avukat ataması ve bu avukatın zorunlu itirafları esas alan dava sürecinde çıkarlarını savunmaması dikkat çekti. Ayrıca ailelerin tuttuğu bağımsız avukatların dava dosyasına erişimi engellenerek, Yüksek Mahkeme’ye temyiz başvurusunda bulunmaları önlenmişti.
SON İNFAZLAR VE YARGI SİSTEMİNE ELEŞTİRİLER
30 Mart-2 Nisan tarihleri arasında beş protestocu ve muhalifin infaz edilmesi, İran yargı sisteminin korku yaymak ve siyasi değişim talep edenlerden intikam almak amacıyla ölüm cezasını bir baskı aracı olarak kullandığını gösteriyor.
Uluslararası Af Örgütü, bu durumun, çocukların da içinde bulunduğu geniş bir grup protestocuyu ölüm cezası riski altında bıraktığını belirtiyor. Örgütün açıklamasına göre, Ocak 2026 protestolarıyla ilişkili suçlar nedeniyle ölüm cezası istemiyle yargılanan 30 kişi arasında 17 yaşında iki çocuk bulunuyor.
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ’NÜN ÇAĞRISI
Uluslararası Af Örgütü, dünya çapında başlattığı Acil Eylem ile İran yetkililerine yönelik şu çağrılarda bulunuyor:
İnfaz planlarını derhal durdurmak,
Mahkumiyetleri ve ölüm cezalarını bozmak,
Hızlı ve işkenceye dayalı tamamen haksız yargılamalara son vermek,
Tüm mahkumların adil yargılama hakkına uygun şekilde yargılanmasını sağlamak.
Ayrıca kuruluş, tüm Birleşmiş Milletler üye devletlerini ve uluslararası ile bölgesel kuruluşları acilen eşgüdümlü diplomatik adımlar atarak, İran yetkililerinden bu kararları iptal etmelerini ve infazları durdurmalarını talep etmeye çağırıyor.
