ABD merkezli Washington Post gazetesinin ABD'li, Avrupalı ve Körfez bölgesinden yetkililer ile çeşitli uzmanlara dayandırdığı haberde, Körfez ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik hayal kırıklığının giderek arttığı savunuldu.
Haberde, ABD ile İran arasında devam eden gerilim nedeniyle Washington'ın bölgedeki müttefiklerinin, Trump yönetiminin İran'la barış sağlanması konusunda beklenen diplomatik sonuçları elde edememesinden endişe duyduğu belirtildi.
Gazeteye konuşan üç ABD'li yetkili ile eski bir diplomatın değerlendirmelerine göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt ve Bahreyn'de Washington ile ilişkilerin geleceği konusunda değerlendirmeler yapılıyor.
Bazı Körfez ülkelerinde, topraklarında bulunan geniş çaplı ABD askeri tesislerinin varlığının sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda da tartışmalar yürütüldüğü öne sürüldü.
Haberde, Körfez ülkelerinin silah tedariki ve güvenlik işbirliği konusunda Washington'a güvenmeye devam ettiği, ancak mevcut memnuniyetsizliğin bölge ülkelerini farklı seçenekleri değerlendirmeye yönelttiği kaydedildi.
“ABD’NİN YETERSİZ OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR”
Haberde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın da Körfez ülkelerinin güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme arayışının göstergelerinden biri olduğu belirtildi.
Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olduğu aktarılan adı açıklanmayan Avrupalı bir yetkili, anlaşmaya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu anlaşma, üç güçlü Müslüman ülkenin güvenlik ve savunma ortaklıklarını çeşitlendirmeye çalıştığını gösteriyor. ABD’nin yetersiz olduğu düşünülüyor"
“TRUMP’IN ÇÖZMEKTE ZORLANDIĞI BİR SAVAŞA GEREKSİZ YERE SÜRÜKLENDİKLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR”
ABD merkezli politik risk danışmanlığı ve araştırma şirketi Eurasia Group'un Orta Doğu ve Kuzey Afrika Birimi Direktörü Firas Maksad, Körfez ülkelerindeki rahatsızlığın savaşın başlamasından önce de bulunduğunu söyledi.
Maksad, Körfez'deki ABD müttefiklerinin mevcut durumla ilgili değerlendirmelerini şöyle aktardı:
"Daha en başından beri bir hayal kırıklığı vardı. Körfez’deki ABD müttefikleri, şimdi Trump’ın çözmekte zorlandığı bir savaşa gereksiz yere sürüklendiklerini düşünüyor"
Körfez ülkelerinin üst düzey yöneticileriyle geniş bağlantıları bulunduğu belirtilen Maksad, Trump'ın İran politikasının bölgede sıklıkla “istikrarsız” ve “öngörülemez” şeklinde nitelendirildiğini ifade etti.
ABD ASKERİ VARLIĞININ GEREKLİLİĞİ TARTIŞILIYOR
Bölgede görev yapan adı açıklanmayan Batılı bir diplomat ise gelişmelerin ABD'ye yönelik kamuoyu algısında henüz önemli bir değişim anlamına gelmediğini savundu.
Diplomat, İran'la savaş öncesinde de bölgedeki ABD güçlerinin “sevinçle” karşılanmadığını, ABD askeri varlığının “katlanılması gereken bir kötülük olarak görüldüğünü” belirtti.
Yetkili, mevcut durumla ilgili şu ifadeyi kullandı:
"Şimdi ise buna gerçekten ihtiyaç olup olmadığı sorgulanıyor"
“BU SAVAŞI TRUMP BAŞLATTI VE BEDELİNİ BİZ ÖDÜYORUZ”
Körfez bölgesinden adı açıklanmayan bir yetkili ise ABD'ye yönelik tepkilerin boyutuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yetkili, şöyle konuştu:
"Bu savaşı Trump başlattı ve bedelini biz ödüyoruz. ABD’ye duyulan öfke, İsrail ile birlikte ortak saldırıları başlattıkları Şubat ayından bu yana en yüksek noktada"
“MÜTTEFİKLER, ABD’NİN KENDİLERİNİ DAHA GÜVENSİZ HALE GETİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR”
Washington'daki Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü (AGSI) uzmanlarından Anna Jacobs da savaşın başlamasından bu yana Körfez ülkelerinde ABD'ye duyulan güvenin azaldığını söyledi.
Jacobs, ABD'nin bölgedeki müttefiklerinin Washington'ın politikaları nedeniyle kendilerini “daha güvende değil, daha güvensiz” hissettiklerini düşündüğünü belirtti.
AGSI uzmanı ve Kuveyt Üniversitesi'nde tarih alanında doçent yardımcısı olan Bader Al-Saif ise Trump yönetiminin politikalarındaki tutarsızlıkların son aylarda Körfez ülkelerinde endişeye yol açtığını ifade etti.
Al-Saif, ABD yönetiminin bölgedeki stratejisine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Trump’la yaşanan tüm bu gelgitlerden önce bile ortada net bir strateji yoktu"
HAZİRAN AYINDAKİ MUTABAKAT DA ELEŞTİRİLDİ
Al-Saif, haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına da değindi.
Mutabakatın Körfez ülkelerinin temel endişelerini karşılamadığını belirten Al-Saif, metinde İran'ın balistik füze cephaneliği ve Tahran'ın desteklediği vekil güçlere ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını ifade etti.
Al-Saif, söz konusu mutabakata ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Mutabakat zaptı tam bir şakaydı. Bu şartlar beğenilmedi ve bu yüzden anlaşma kısa süre içinde öldü"
“TOPLANTIYI ERTELEMEK YANLIŞ BİR MESAJ VEREBİLİR”
AGSI Başkanı Douglass Silliman da yakın zamanda gerçekleştirdiği bölge ziyaretinde Washington yönetimine yönelik memnuniyetsizliği gözlemlediğini belirtti.
Geçmişte ABD'nin Kuveyt ve Irak büyükelçiliği görevlerinde bulunan Silliman, bunun yanı sıra enerji altyapısına yönelik saldırılar düzenleyen İran yönetimine karşı bölgedeki öfkenin de arttığını kaydetti.
Silliman, Suudi Arabistan'ın ekim ayının sonunda düzenleyeceği ve “Çöldeki Davos” olarak anılan 10. Gelecek Yatırım Girişimi (FII) toplantısının, üst düzey yetkililer ve büyük şirketlerin yönetim kurulu başkanlarının bölgeyi ziyaret etmeye ne ölçüde istekli olduğunu gösterecek “erken bir sınav” olabileceğini söyledi.
Toplantının temasının bölgedeki devam eden güvenlik endişelerini yansıtacak şekilde değiştirilebileceğini belirten Silliman, şu ifadeyi kullandı:
"Toplantıyı ertelemek yanlış bir mesaj verebilir"
