Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 131 yatırım fonunu tasfiyeye alması, 56 kişinin tutuklanması ve aracı kurumlara kayyum atanmasıyla derinleşen adli soruşturmada, oklar dönemin en üst düzey denetim makamına yöneldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, 2022 ile 2026 yılları arasında 4 yıl boyunca SPK Başkanlığı görevini yürüten İbrahim Ömer Gönül, "şüpheli" sıfatıyla savcılığa ifade vermek üzere davet edildi.
"BİN KAT ARTIŞ GÖZDEN KAÇAR MI?" SORUSUNA CEVAP
Görev süresi boyunca fonlarda ve borsa hisselerinde yaşanan olağandışı tırmanışlara neden zamanında müdahale edilmediği yönündeki eleştirilerin odağında yer alan Gönül, adliyeye gitmeden önce Hürriyet gazetesinden Musa Kesler’e açıklamalarda bulundu.
Kesler’in "Bir hissedeki bin kat artış SPK’nın gözünden kaçabilir mi? Bu fonların manipülasyonu nasıl fark edilmedi?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan eski SPK Başkanı, denetimlerin sıkı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Denetim ve gözetimler sıkıdır. Manipülasyonun veya kural dışı bir hareketin gözden kaçması olmaz. Tabii hiçbir şey yüzde 100 de değildir. Ayrıca öncelikle delillendirmek gerekir.
Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen ‘manipülasyon’ olarak sınıflandıramayız. Soruşturup delillendirmemiz gerekir. Bu da bugünden yarına olmaz, ortalama üç-dört aylık bir süreç alır. Dosya da öylece oluşturulur."
"GÖZETİM BİRİMLERİ HER GÜN TAKİP EDER, İLERİ İNCELEME BAŞLAR"
Kurul bünyesindeki denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığını anlatan Gönül, SPK içerisinde özel piyasa gözetim birimleri bulunduğunu ve olağandışı hareketlerin bu birimlerce anlık tarandığını kaydetti.
Gönül, teknik sürecin işleyişine ilişkin şu bilgileri verdi:
"Bu gözetim birimleri her gün hisselerdeki artışları takip eder. Yapay artış, manipülasyon şüphesi olanlar mercek altına alınıp incelenir. Şüphe yoğunlaşırsa ‘ileri inceleme’ başlar. Karşılıklı işlemlere bakılır.
Alan ile satan arasındaki ilişki incelenir. Şüphe somutlaşırsa dosya oluşur ve soruşturma başlar. Gerekli yaptırımlar uygulanır. Bu gözetimler süreklidir. Biz gerekli denetleme ve gözetimi uygun şekilde yaptık. Savcılığa bu konularda detaylı bilgi vereceğiz."
SİYASETTE VE İŞ DÜNYASINDA "İHMAL" TARTIŞMASI BÜYÜMÜŞTÜ
İbrahim Ömer Gönül’ün şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, kamuoyunda ve siyaset koridorlarında haftalardır süren denetim tartışmalarının hemen ardından geldi.
Eski Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, 4 şirketinin parasının tasfiye edilen fonda kilitlendiğini açıklarken "Kıytırıktan bir şirketin hissesi 10 liradan 1.000 liraya çıkarken SPK neden müdahale etmedi? Elinde saniye saniye izleme imkânı vardı, maalesef büyük bir ihmal var" diyerek doğrudan düzenleyici otoriteyi hedef almıştı. Muhalefet partileri de Tera Portföy ile Tera Yatırım Bankası arasındaki 30 milyar liralık borç ve fon paslaşmasının SPK ve BDDK tarafından nasıl fark edilmediğini sormuştu.
