Küresel finans piyasalarının yakından takip ettiği Fitch Ratings, Türkiye’nin borçlanma dinamiklerine ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. 2025 yılını güçlü bir büyümeyle kapatan Türkiye’nin, dördüncü büyük gelişmekte olan piyasa ihraççısı konumuna yükseldiği belirtilirken, 2026 yılı için "pozitif görünüm" mesajı verildi.
FİNANSMANDA "ÇEŞİTLENDİRME" VE "FAİZ İNDİRİMİ" ETKİSİ
Fitch’e göre, piyasadaki bu genişlemede üç temel faktör rol oynayacak:
Yüksek Finansman İhtiyacı: Yaklaşan büyük vadeli borç ödemeleri ve dış finansman gereksinimi.
Stratejik Çeşitlendirme: İhraççıların finansman kaynaklarını dijital tahviller ve varlık temelli sukuklarla çeşitlendirme isteği.
Para Politikası Rüzgarı: Hem Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) hem de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz indirimlerinin, borçlanma maliyetlerini düşürerek daha uygun bir ortam yaratması bekleniyor.
COP31 VE YEŞİL FİNANSMAN DÖNÜŞÜMÜ
T24'ün haberine göre, Türkiye’nin dolar cinsi borçlanmalarında çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) temalı ihraçların payı halihazırda yüzde 10 seviyesinde bulunuyor. Fitch, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) ile birlikte, sürdürülebilir finansman araçlarına ilginin ivme kazanacağını ve ESG payının artacağını öngörüyor.
SUKUK PİYASASINDA TÜRKİYE İMZASI
Fitch İslami Finans Küresel Başkanı Bashar Al Natoor, Türkiye’nin küresel sukuk piyasasında 5. sıraya yerleştiğine dikkat çekti. 2025’te sukuk ihraçlarının yüzde 50’den fazla arttığını belirten Natoor, ilk Türk kurumsal sukukunun derecelendirildiğini de anımsattı. Fitch tarafından not verilen Türk sukuklarının büyük bölümü "BB-" notuna sahipken, tüm ihraççılar için "Pozitif Görünüm" korunuyor.
HASSASİYETLER VE RİSKLER: JEOPOLİTİK VE ENFLASYON
Rapor, büyüme potansiyeline rağmen piyasanın kırılganlıklarına da dikkat çekiyor. Faiz ve kur oynaklığının yanı sıra yüksek enflasyon, jeopolitik gelişmeler ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler, Türk borçlanma araçları üzerindeki hassasiyeti canlı tutuyor. Yabancı yatırımcıların yerel kamu borçlanma araçlarındaki payı 2025 sonunda yüzde 7,6’ya gerilese de, banka dışı kurumların artan ilgisi yatırımcı tabanındaki çeşitliliği destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
