Anayasa Mahkemesi (AYM), Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci’nin üniversitedeki protestolar sırasında “6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi kanunu” kapsamında bir öğrenciye karşı ‘önleyici tedbir’ almasının protesto hakkını ihlal ettiğini ifade etti.
Boğaziçi Üniversitesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’den milletvekili aday adayı da olan Melih Bulu’yu 2 Ocak’ta rektör olarak atamasıyla öğrenci ve akademisyen protestoları başladı. Protestolar, Bulu’nun görevden alınmasının ardından yerine Naci İnci’nin atanmasıyla devam etti.
T24'ün haberine göre beş yıllık süreç boyunca öğrenciler ve akademisyenler, yağmur ve kar demeden rektörlük makamına sırtlarını dönerek protestolar gerçekleştirdi. Bu süre içinde üniversitenin kapısına kelepçe vurulduğu, eylem yapan onlarca öğrencinin gözaltına alındığı, seçilmiş eski rektör Prof. Dr. Üstün Ergüder ve mezunların okula alınmadığı, akademisyenlerin derslerinin ve kampüse girişlerinin engellendiği aktarıldı.
REKTÖR İNCİ’YE 6284 SAYILI KANUN KAPSAMINDA KORUMA VERİLDİ
Protestolar sırasında Rektör Naci İnci’nin, “6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi kanunu” kapsamında bir öğrenci hakkında koruma talebinde bulunduğu, bu talep üzerine mahkemenin “önleyici tedbir” kararı verdiği belirtildi.
Mahkeme kararında, öğrencinin “bir ay süreyle şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması”na hükmedildi. İnci’nin talebinin gerekçesi olarak “öğrencilerin protestolarını sürdürmesi” gösterilirken, mahkeme kararında İnci için “ısrarlı takip mağduru” ifadeleri yer aldı.
AYM: “ISRARLI TAKİP” GEREKÇESİ AÇIKLANMADI
Bir öğrencinin başvurusu üzerine söz konusu “önleyici tedbir” kararını inceleyen Anayasa Mahkemesi, Rektör İnci’ye “ısrarlı takip” gerekçesiyle verilen tedbirin, öğrencilerin protesto hakkını ihlal ettiğine karar verdi.
AYM, İnci’nin “nasıl bir ısrarlı takip mağduru” olduğunun somut biçimde açıklanmadığını, ayrıca mahkemelerin kanunu geniş yorumlayarak bu yönde bir değerlendirme yapamayacağını belirtti. Anayasa Mahkemesi, birinci derece mahkemenin “ısrarlı takip” gerekçesini ortaya koyamadığını vurgulayarak ihlal kararı verdi.
