Ford, geçen Aralık ayında ana hatlarını duyurduğu Avrupa transformasyon planının müşteriye dönük marka platformunu bugün "Ready-Set-Ford" adıyla resmen başlattı. Şirket, 2029 sonuna kadar pazara süreceği beş yeni binek araç ve ağır hizmet tipi Ranger Super Duty pikabı için ürün ve hizmet detaylarını bayileriyle paylaştı.
Strateji, Ford Avrupa için kritik bir dönemece denk geliyor. Şirket 2024'te Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre kıtada yaklaşık 426 bin adetlik satışla yüzde 17'lik düşüş yaşadı ve pazar payı yüzde 3,3'e geriledi. Fiesta'nın 2023'te, ardından Focus'un Saarlouis fabrikasının kapatılmasıyla birlikte 2025 sonunda hattan çekilmesi binek gamını dar bir SUV-pikap eksenine sıkıştırdı. Mart 2025'te Dearborn merkez, Avrupa iştirakine 4,4 milyar euroya varan sermaye desteği kararı almıştı.
TİCARİ TARAFTA YAZILIM ATAĞI
Yeni stratejinin omurgasını üç ana hat oluşturuyor. Avrupa'nın 11 yıldır en çok satan ticari araç markası olan Ford Pro tarafında şirket, araç satışından yazılım ve veri hizmetlerine doğru gelir tabanını derinleştirmeye çalışıyor. Bağlantılı 1,2 milyon ticari aracın günde 6 milyon sinyal ürettiğini açıklayan Ford, küçük işletmelere yönelik bayi merkezli yeni bir filo verimlilik hizmeti devreye alacak. Pilot uygulamalarda araçların onarım sürelerinin yüzde 50'ye kadar kısaldığı, arızaların yüzde 80'inin önceden tespit edildiği belirtildi.
Ticari hattaki diğer büyük yeni ürün ağır hizmet tipi Ranger Super Duty oldu. Acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik ve savunma sanayisi kullanıcılarına yönelik pikap, 8 ton birleşik kütle, 4,5 ton çekme ve yaklaşık 2 ton taşıma kapasitesi sunuyor. Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, modelin "Avrupa'da yeni bir ağır hizmet kamyonet segmenti" oluşturduğunu söyledi. Ranger ailesi 11 yıldır kıtada en çok satan pikap konumunda bulunuyor.
RENAULT'YA YASLANAN BİNEK ATAĞI
Binek tarafında ise gerçek dönüşüm yaşanacak. 2029 sonuna kadar pazara sürülecek beş model arasında 2028'den itibaren İspanya Valencia'da üretilecek kompakt bir Bronco SUV, B segmentinde bir elektrikli hatchback, küçük bir elektrikli SUV ve iki çoklu enerji crossover yer alıyor. Tüm modeller, Ford'un "multi energy" adını verdiği yapı içinde elektrikli, plug-in hibrit veya menzil artırıcılı versiyonlarla sunulacak.
Yeni ürünlerin önemli bir kısmı, Ford'un geçen Aralık ayında Renault Group ile imzaladığı stratejik ortaklığa dayanıyor. Anlaşma, Renault'nun Ampere elektrikli platformunu kullanarak Fransa Douai'deki ElectriCity tesisinde iki Ford markalı elektrikli modelin üretilmesini öngörüyor. İlk modelin 2028 başında pazara çıkması bekleniyor. Ortaklık, Ford'un halen Volkswagen ile sürdürdüğü MEB platform iş birliğinin yanına eklenen ikinci bir teknoloji bağı niteliğinde. Explorer ve Capri elektrikli modelleri MEB tabanlı üretiliyor.
VALENCIA'DA GEELY GÖRÜŞMELERİ ARKA PLANDA SÜRÜYOR
Valencia fabrikası, Avrupa stratejisinin merkezindeki tesise dönüştürülüyor. Bugüne kadar yalnızca Kuga'nın üretildiği fabrikanın geleceği, Mondeo, Galaxy ve S-Max'in hattan çekilmesinden bu yana belirsizdi. Bronco üretimi kararı, tesisin orta vadeli üretim yükünü güvence altına alıyor.
Ancak Valencia'nın bir bölümü için bir başka senaryo da gündemde. Daha önceki haberimizde de aktardığımız gibi Ford ile Çinli Geely, fabrikanın bir kısmının Geely tarafından kullanılmasını öngören bir düzenleme üzerinde görüşüyor. AB, Çin yapımı elektrikli araçlara yüzde 37,6'ya varan ek tarife uyguluyor. Geely'nin Valencia hattını kullanması, hem bu tarifeleri devre dışı bırakacak hem de Ford'un atıl kapasiteden gelir elde etmesine olanak tanıyacak. İki şirket daha önce ABD pazarına yönelik bir platform paylaşımı görüşmesi de yürütmüş ancak müzakereler siyasi baskı nedeniyle çökmüştü.
Geely, benzer bir modeli Renault ile çoktan hayata geçirdi. Fransız grubun fabrikalarını kullanan Çinli üretici, Güney Kore ve Brezilya pazarları için Geely tabanlı modeller üretiyor.
BRÜKSEL'E EMİSYON ESNEKLİĞİ VE 'MADE IN EU' TALEBİ
Açıklamanın siyasi cephesini AB'ye yönelik somut talepler oluşturdu. Baumbick, CO₂ hedeflerinin tüketici talebi ve şarj altyapısı gerçekliğine göre yeniden ayarlanmasını, plug-in hibrit ve menzil artırıcılı elektrikli araçların geçiş döneminde teşvik edilmesini istedi. "Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar için üretiyoruz" diyen Baumbick, "sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten tercih edeceği yoldur" ifadesini kullandı. Şirkete göre yeni hafif ticari araç satışlarının yalnızca yüzde 10'u elektrikli ve ticari segmente konacak agresif hedef, şebeke erişim sorunları yaşayan küçük işletmeler için "ek vergi etkisi" yaratıyor.
Ford ayrıca AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında getireceği "Made in EU" tanımından Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık'ın dışlanmamasını talep etti. Avrupa Komisyonu'nun 4 Mart 2026'da önerdiği düzenleme, hangi araçların kamu teşvikleri ve filo alımlarından yararlanacağını belirleyecek. Paydaş istişare süreci bu ayın başında tamamlandı ve metin şimdi Avrupa Parlamentosu ile Konsey müzakerelerine taşınıyor. Türkiye Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, tanımdan dışlanmanın Gümrük Birliği'nin işlevini boşa düşüreceği uyarısında bulunmuştu.
Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk, açıklamasında Türkiye operasyonu için önceliğin "binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak" olduğunu söyledi. Yücetürk'e göre Ready-Set-Ford'un müşteri odaklı yaklaşımı bu yapı için zemin sağlayacak.
