Elektrikli otomobiller küresel pazarda hızla yayılmaya devam ederken, her modelin aynı başarıyı ve kullanıcı memnuniyetini sunmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Otomotiv sektöründe yapılan son değerlendirmeler, bazı elektrikli araçların teknoloji, maliyet ve uzun vadeli kullanım açısından ciddi dezavantajlar barındırdığını gözler önüne serdi.
GOBankingRates’e konuşan sektör uzmanları, 2026 projeksiyonlarına dayanarak satın alınması önerilmeyen elektrikli otomobilleri ve bu modellerin öne çıkan sorunlarını tek tek sıraladı. Liste; bir dönem pazara yön veren ancak artık çağın gerisinde kalan modellerden, yüksek fiyatına rağmen kullanıcıyı zorlayan yeni nesil araçlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
NISSAN LEAF
Elektrikli otomobil pazarının öncülerinden biri olarak kabul edilen Nissan Leaf, uzmanlara göre artık rekabet gücünü büyük ölçüde kaybetmiş durumda. carVertical otomotiv uzmanı Aivaras Grigelevičius, modelin özellikle batarya teknolojisi ve şarj hızı açısından rakiplerinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Uygun fiyat avantajına rağmen düşük menzil ve yavaş şarj süreleri, Leaf’i uzun vadede kullanıcı için dezavantajlı bir seçenek haline getiriyor.

GMC HUMMER EV
GMC Hummer EV, büyük boyutları ve dikkat çekici teknolojileriyle öne çıksa da, günlük kullanım açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor. JustAnswer otomotiv uzmanı Chris Pyle, dört tekerlekten yönlendirme gibi karmaşık sistemlerin uzun vadede arıza riskini artırdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Hummer EV, pratik bir ulaşım aracı olmaktan çok, teknolojik sınırları sergileyen bir vitrin modeli olarak öne çıkıyor.

RIVIAN R1S
Tasarımı ve arazi yetenekleriyle dikkat çeken Rivian R1S, sahip olma maliyeti açısından listenin en riskli modellerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, özellikle gövde ve kaporta onarımlarının son derece pahalı olduğunu vurguluyor. Küçük bir hasarın bile on binlerce dolarlık masraflara yol açabilmesi, aracı uzun vadede ciddi bir finansal yük haline getiriyor.

TESLA MODEL X
Tesla Model X, piyasaya çıktığı dönemde sunduğu yeniliklerle büyük ilgi görmüştü. Ancak martı kanadı şeklindeki arka kapılar, yıllar geçmesine rağmen tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu kapıların sızdırma, kapanma ve mekanik dayanıklılık sorunları yaratabildiğini belirtiyor. Ayrıca yüksek performansın batarya tüketimini artırarak menzil avantajını sınırladığı ifade ediliyor.

TOYOTA BZ4X
Toyota’nın elektrikli otomobil pazarındaki ilk ciddi hamlelerinden biri olan bZ4X, markanın alışılmış kalite algısının altında kalmakla eleştiriliyor. Aivaras Grigelevičius, modelin yenilikçilikten uzak olduğunu, menzil ve şarj hızının segment ortalamasının gerisinde kaldığını söylüyor. Uzmanlara göre 2025 ve sonrası için bu seviyede bir elektrikli otomobile yatırım yapmak ekonomik açıdan mantıklı görünmüyor.

FORD MUSTANG MACH-E
Ford Mustang Mach-E, taşıdığı isim nedeniyle büyük beklenti yaratsa da, uzmanlara göre kimlik sorunu yaşayan bir model olarak öne çıkıyor. Chris Pyle, batarya aşırı ısınma problemlerinin tam anlamıyla çözüldüğüne dair net bir tablo olmadığını belirtiyor. Ayrıca Mustang adının, geleneksel benzinli Mustang modelleriyle yapılan sürekli kıyaslamalar nedeniyle aracın algısını olumsuz etkilediği ifade ediliyor.

UZMANLARDAN ELEKTRİKLİ ARAÇ ALACAKLARA UYARI!
Uzman değerlendirmelerine göre elektrikli otomobil almayı düşünen tüketicilerin yalnızca marka bilinirliğine veya ilk çıkıştaki popülerliğe odaklanmaması gerekiyor. Batarya teknolojisi, onarım maliyetleri, şarj altyapısıyla uyum ve uzun vadeli kullanım giderleri, satın alma sürecinde belirleyici kriterler olarak öne çıkıyor.
Öte yandan 2026 için yapılan ayrı bir analizde, kompakt elektrikli otomobil sınıfında Renault 5 E-Tech’in dengeli fiyatı, modern teknolojisi ve donanım seviyesiyle daha rasyonel bir seçenek olduğu hatırlatılıyor. Uzmanlara göre doğru elektrikli otomobil seçimi, sadece bugünü değil, önümüzdeki yılları da hesaba katmayı gerektiriyor.
