Ekonomi yönetiminin piyasaları soğutma operasyonu karşılıksız çeklerin yüzde 465 gibi korkunç oranda artması sonucunu doğurdu. 2016’da 26,1 milyar lira olan ve daha sonra kademeli olarak düşüş gösterip 2022 yılında 12 milyar liraya kadar gerileyen karşılıksız çek tutarı bu tarihten sonra ise hızla tırmanışa geçti. Tarihler 2023’ü gösterdiğinde tutar 55,7 milyar liraya ulaşmıştı. Ancak son 3 yılda artış hızı katlanarak arttı ve 2023’te 55,7 milyar lira olan karşılıksız işlemi yapılan tutar 2024’te 173,5 milyar liraya çıktı. 2025’te ise bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan, 35 bin keşideciye ait 307 bin adet çekin toplam tutarı 259,3 milyar lira oldu. Karşılıksız işlemi yapılan 18 bin 348 keşideciye ait toplam 33,2 milyar lira tutarındaki 46 bin 812 adet çek daha sonra ödendi. Bu yılın Ocak ayında da tablo değişmedi. Daha ilk aydan karşılıksız işlemi yapılan çek tutarı 21 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin, ibraz edilen toplam çeklere oranı ocak ayında tutar olarak yüzde 2,8, adet olarak ise yüzde 2,3 oldu. Karşılıksız işlemi yapılan çek tutarının en yüksek olduğu 5 il sırası ile İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Gaziantep olarak izlendi. Ocak 2026’da protesto edilen toplam 28 bin 672 adet senedin parasal tutarı da 10 milyar lira oldu.
TAHSİLAT KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Bankalara ibraz edilen çeklerin toplam hacmi artarken, karşılıksız kalan çek tutarlarının bu denli yükselmesi, özellikle KOBİ’ler, esnaf ve üretici kesim açısından ciddi bir risk unsuru oluşturuyor. Çek, Türkiye ekonomisinde halen yaygın bir ticari ödeme aracı olmayı sürdürürken; bu ölçekte geri dönüşler, zincirleme iflas ve tahsilat krizleri ihtimalini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, reel sektörün ayakta kalabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticari kredi faizlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. Bu durum ekonominin içinde bulunduğu krizin daha da derinleştiği sinyalini de veriyor. Tehlikeyi gören hükümet harekete geçerek reel sektörün finansa erişimini kolaylaştıracak bir dizi önlemi arka arkaya açıklamaya başladı. Ancak uzmanlar atılan adımlar konusunda geç kalındığını söyledi.
İŞSİZLER ORDUSU BÜYÜR VURGUSU
Yapısal reformların hala gerçekleşmemesinin bugünkü kriz ortamını içinden çıkılmaz hale getirdiğini dile getiren uzmanlar, “Paranın dönmediği bir sürece girdik. Karşılıksız çek oranları artıyor. Çözülmesi şu an bile zor olan işsizlik sorunu piyasadaki nakit sıkıntısını göz önüne aldığımızda daha da karmaşık hale gelecek. Çeklerin karşılıksız çıkması zincirleme olarak diğer şirketleri de etkileyerek yeni işsizler yaratacak” dedi. Çek ve senetlerin ödenmeme nedenini ekonomik kriz olarak nitelendiren uzmanlar, bu durum esnafın ve vatandaşın zorda olduğunun da kanıtı yorumunda bulundu. Öte yandan yapılan yeni düzenlemeye göre, karşılıksız çıkan bir çek için bankaların çek sahibine ödemek zorunda olduğu asgari tutar 12 bin 650 liradan 16 bin 350 liraya çıkarıldı. Bu değişiklik, çekini tahsil edemeyen vatandaşların alabileceği banka ödemesinin artması anlamına geliyor. Daha önce basılan çek defterleri için geçerli olan tutar da yükseltildi. Buna göre, eski çeklerde bankaların ödeme sorumluluğu 11 bin 120 liradan 14 bin 200 liraya çıkarıldı. Bu artış, halen dolaşımda olan eski tarihli çekleri de kapsıyor.
KONKORDATO SAYISI YÜKSEK
Bu yılın ilk 2 ayında binden fazla şirket konkordato başvurusu yaptı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik kriz nedeniyle konkordato başvurularının arttığını belirterek, “2026 yılının ilk 2 ayında bin 12 firmanın ya da şirketin konkordatoda bulunduğu görülüyor. Bu sorunların aşılabilmesi için mutlak surette ekonomik yapılanmanın yeni baştan değerlendirilmesi gerekiyor. İşçiye, çiftçiye, esnafa, emekliye, engelliye, dar gelirliye alım gücünü sağlayamayacağı gelirin altında bir gelirin sağlandığı ekonomik yapı sanayiciyi de sıkıntılı hale soktu” dedi.
