TÜİK'in açıkladığı konut satış rakamlarındaki %14,3'lük artışın perde arkasındaki "fiyat haritası" netleşti. Veriler, Türkiye'de konut yatırımcısının rotasının metropollerden turizm ve sayfiye bölgelerine kaydığını gösteriyor.
Yayımlanan son bölgesel fiyat endeksi verilerine göre, Türkiye'nin farklı coğrafyalarında fiyat makası hiç olmadığı kadar açıldı.
İSTANBUL ENFLASYONA YENİLDİ Mİ?
Raporun en çarpıcı verisi İstanbul'dan geldi. Yıllardır Türkiye ortalamasının üzerinde getiri sağlayan İstanbul konut piyasası, 2025 yılında fren yaptı.
Grafik verilerine göre İstanbul (Kırmızı Çizgi), Türkiye genel fiyat artış endeksinin (Mavi Çizgi) yüzde 3,3 altında kaldı. Bu durum, İstanbul'daki fiyatların doygunluk noktasına ulaştığı ve yatırımcının deprem riski veya yüksek fiyatlar nedeniyle alternatiflere yöneldiği şeklinde yorumlanıyor.

YENİ ŞAMPİYON: AYDIN - DENİZLİ - MUĞLA HATTI
İstanbul duraklarken, Ege bölgesi adeta uçuşa geçti. "TR32 Bölgesi" olarak sınıflandırılan Aydın, Denizli ve Muğla, konut fiyatlarının en sert arttığı bölge olarak zirveye yerleşti.
Grafikte en üstte yer alan ve diğer bölgelerle farkı açan bu yükseliş, özellikle "yazlık" ve "güvenli bölge" arayışındaki talebin bu şehirlere kaydığını kanıtlıyor. İzmir de benzer bir trendle Ankara'nın çok üzerinde bir performans sergileyerek yatırımcısını güldürdü.
DOĞU İLE BATI ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜYOR
Bölgesel eşitsizlik, Doğu illerinde daha net hissedildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki konut fiyat artışları, Türkiye genel ortalamasının yüzde 17 altında kalarak reel olarak yatırımcısına kaybettirdi. Bu veri, konut talebinin alım gücü yüksek batı illerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
EKONOMİK PARADOKS: KİM ALIYOR, KİM BATIRIYOR?
Konut piyasasındaki bu hareketlilik, genel ekonomik tabloyla yan yana getirildiğinde ilginç bir tezat oluşturuyor.
Bir yanda Muğla ve Aydın'da fiyatları rekor seviyeye taşıyan, ipotekli satışları %49 artıran bir kitle var. Diğer yanda İhtiyaç kredisini ödeyemeyen geniş bir halk kitlesi. Bankacılık verilerine göre ihtiyaç kredisi takip oranları %5.35 seviyesine tırmanırken, ticari kredilerdeki sorunun sınırlı kalması, krizin doğrudan hane halkını vurduğunu gösteriyor.
