ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hattı, tarihinin en gergin haftalarından birine giriyor. Washington yönetiminin, Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ı satın alma isteğinin reddedilmesi üzerine başlattığı diplomatik baskı, otomotiv endüstrisini derinden yaralayacak bir yaptırıma dönüştü. Donald Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın yanında duran Almanya, İngiltere, Fransa, İsveç, Norveç, Hollanda ve Finlandiya'ya yönelik cezalandırıcı tarifeleri devreye sokuyor.
1 Şubat itibarıyla %10 olarak başlayacak ek gümrük vergileri, "Grönland'ın tamamen satın alınması" yönünde bir anlaşma sağlanamazsa 1 Haziran'da %25'e yükselecek. Bu durum, halihazırda çelik ve alüminyum vergileriyle mücadele eden Avrupalı üreticiler için tedarik zincirinde yeni bir kırılma noktası anlamına geliyor.

"MALİYETLER DEVASA OLACAK"
Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA), Trump'ın açıklamasının hemen ardından sektördeki endişeyi dile getirdi. VDA Başkanı Hildegard Mueller, ABD pazarının Alman üreticiler için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu ek tarifelerin maliyetleri, özellikle halihazırda zorlu olan bu dönemde Alman ve Avrupa endüstrisi için devasa boyutlarda olacaktır" ifadelerini kullandı.
Volkswagen, Audi, Porsche, BMW, Mercedes-Benz ve Jaguar Land Rover gibi markalar, ABD'ye en çok ihracat yapan şirketler arasında yer alıyor. %25'e varan bir vergi artışı, bu markaların Amerika pazarındaki rekabet gücünü ciddi oranda zayıflatabilir veya bu maliyetin tüketiciye yansıtılmasına neden olarak satış adetlerini düşürebilir.
I spoke to @SecGenNATO, @EmmanuelMacron, @Keir_Starmer, @bundeskanzler and @GiorgiaMeloni.
— Ursula von der Leyen (@vonderleyen) January 18, 2026
Together we stand firm in our commitment to uphold the sovereignty of Greenland and the Kingdom of Denmark.
We will always protect our strategic economic and security interests.
We…
AB'DEN SERT TEPKİ
Brüksel ve Washington arasındaki hatlar ısınırken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarla AB'nin duruşunu sertleştirdi. NATO Genel Sekreteri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile doğrudan görüştüğünü belirten von der Leyen, "Birlikte, Grönland ve Danimarka Krallığı'nın egemenliğini koruma taahhüdümüzde kararlıyız" mesajını verdi.
Von der Leyen, krizin fitilini ateşleyen ve Trump'ın tepkisini çeken askeri manevralara da açıklık getirdi. Komisyon Başkanı, "Önceden koordine edilmiş ve müttefiklerle yürütülen Danimarka tatbikatı, Kuzey Kutbu güvenliğini güçlendirme ihtiyacına yanıt vermektedir ve kimseye tehdit oluşturmamaktadır" diyerek, bu hamlenin meşruiyetini savundu. "Tarifeler transatlantik ilişkilere zarar verir ve tehlikeli bir aşağı yönlü sarmal riski taşır" uyarısını yineleyen von der Leyen, Avrupa'nın stratejik ekonomik ve güvenlik çıkarlarını her zaman koruyacağını, bu meydan okumaları "kararlılıkla" karşılayacaklarını vurguladı.
Bu diplomatik restleşmenin gölgesinde Brüksel, ekonomik savunma hattını da kuruyor. Kulislerden sızan bilgilere göre, AB şimdiden 93 milyar euro değerinde bir misilleme tarifesi hazırlığı içerisinde. Bu paketin, Amerikan viskisi (Bourbon), uçak parçaları ve tarım ürünlerini hedef alması bekleniyor

TİCARET ANLAŞMASI VE 'GİZLİ MADDE' KRİZİ
Gelinen nokta, Brüksel ve Washington arasında geçtiğimiz Temmuz ayında varılan ve otomotiv sektörüne "kısmi" bir nefes aldıran ticaret ateşkesini de fiilen bitirdi. Ancak bu anlaşma, başından beri sağlam temellere dayanmıyordu aslında. Metnin satır aralarına gizlenmiş ve Trump'ın "ulusal güvenlik" gerekçesiyle istediği zaman devreye alabildiği yasal boşluk (Section 232), Avrupalı sanayiciler tarafından "Truva Atı" olarak nitelendiriliyordu.
Avrupa Parlamentosu Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange'nin daha önce "Bu bir anlaşma değil, şantaj" diyerek sert çıktığı bu yapı, otomobilleri %15 gümrük vergisi tavanı ile korusa da, çelik ve alüminyum gibi kritik hammaddeleri %50'lik devasa vergilerle baş başa bırakmıştı. AB Komisyonu, bu "şantaj" maddesinin etkilerini kırmak için Kasım ayında çelik ve alüminyumda "kota sistemi" (TRQ) ve endüstriyel robotları koruyacak bir "ekonomik güvenlik çalışma grubu" içeren yeni bir eylem planı hazırlamıştı.
Trump'ın Grönland hamlesi ise AB'nin bu kurtarma planını masadan tamamen sildi. Avrupa Parlamentosu'nun en büyük grubu olan EPP'nin lideri Manfred Weber, "Mevcut tehditler ve şantajlar altında, ABD ile ticaret anlaşmasının onaylanması artık mümkün değil" dedi. Perşembe günü Brüksel'de yapılacak olağanüstü zirvede liderler, sadece Grönland krizini değil, ABD'nin satır aralarına gizlenmiş olduğu bu maddeleri de masaya yatıracak.
