Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, 25 Eylül’de yayımladığı “Neymiş Bu Yapısal Reformlar?” başlıklı yazısında fon krizinin ardından Türkiye ekonomisinde kurumsal yapı ve denetim mekanizmalarını tartışmaya açtı.
Fon krizinde iki haber daha erişime engellendi: Gerekçe “milli güvenlik ve kamu düzeni”
Eğilmez, yıllardır hukukun üstünlüğü, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı, kamu görevlerinde liyakat ve güçler ayrılığına dayalı bir yönetim modeli kurulmadan ekonomide kalıcı istikrar sağlanamayacağını savunduklarını hatırlattı.
Fon krizi ve sonrasında yaşananların “yapısal reform” kavramının neden önemli olduğunu gösterdiğini belirten Eğilmez, finansal sistemde bir noktada başlayan güven kaybı, likidite sıkışıklığı veya ödeme sorununun zamanında müdahale edilmezse başka piyasalara ve kurumlara yayılabileceğine dikkat çekti.
“ASIL MESELE RİSKLERİN NE KADAR ERKEN TESPİT EDİLEBİLDİĞİ”
Eğilmez’e göre tartışmanın yalnızca belirli fonların performansı ya da yatırımcıların paralarını çekip çekememesi üzerinden yürütülmesi yeterli değil.
Asıl sorunun, finansal sistemin bütününü ilgilendiren risklerin ne kadar erken tespit edilebildiği, denetlenebildiği ve kontrol altına alınabildiği olduğunu belirten Eğilmez, sınırlı görünen problemlerin gerekli önlemler alınmazsa sistemik riske dönüşebileceğini ifade etti.
Eğilmez, mevcut krizin yalnızca kısa vadeli piyasa hareketleriyle açıklanamayacağını, yıllar boyunca uygulanan ekonomi politikaları ile kurumların öngörülebilirliği ve hukuka ilişkin algının da ekonomik aktörlerin güvenini etkilediğini savundu.
BAĞIMSIZ DENETİM VE LİYAKAT VURGUSU
Eğilmez, finansal sistem açısından bağımsız ve liyakat esasına dayalı denetim mekanizmalarının kritik önemde olduğunu belirtti.
Sorunun yalnızca belirli bir kurumun yönetimi olmadığını ifade eden Eğilmez, herhangi bir finansal kuruluşta ortaya çıkabilecek problemin zamanında tespit edilmesini ve siyasi ya da başka baskılardan uzak biçimde müdahale edilmesini sağlayacak bir kurumsal yapı bulunması gerektiğini söyledi.
“GÜNÜ KURTARAN ÖNLEMLER YETMEZ”
Eğilmez, kalıcı çözümün yalnızca piyasaya kısa vadeli müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin güveni yeniden tesis edecek kapsamlı bir yapısal reform sürecine ihtiyaç duyduğunu savunan Eğilmez, bu sürecin başlıca unsurlarını şöyle sıraladı:
• Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına ilişkin kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi
• Kamu kurumlarında öngörülebilirlik ve hesap verebilirliğin artırılması
• Ekonomi yönetiminde kurumsal bağımsızlık ve şeffaflığın güçlendirilmesi
• Veriye dayalı karar alma süreçlerinin geliştirilmesi
• Kamu maliyesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması
• Merkez Bankası’nın fiyat istikrarına odaklanan güvenilir bir politika çerçevesine sahip olması
• Finansal piyasaların daha şeffaf ve dayanıklı hale getirilmesi
• Verimlilik, rekabet, eğitim ve işgücü piyasalarına yönelik reformların hayata geçirilmesi
Fon soruşturmasında 3. dalga operasyon: Kapalı fonda hesabı bulunan 6 kişi gözaltında
“FİNANSAL SİSTEMDE GÜVEN EN AZ RAKAMLAR KADAR ÖNEMLİ”
Eğilmez, finansal krizlerin yalnızca finansal araçlarla çözülemeyeceğini belirterek, piyasalardaki güvenin kalıcı biçimde yeniden oluşturulması için kurumlara, kurallara ve ekonomi politikalarına duyulan güvenin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Finansal sistemde güven, en az rakamlar kadar önemli” diyen Eğilmez, herhangi bir krizin yalnızca ortaya çıktığı noktada değil, diğer alanlara yayılma ihtimali ve finansal sistemin bu şoklara dayanıklılığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“NORMAL FONLARDA SORUN YOK DİYE RİSK BİTMİŞ SAYILAMAZ”
Eğilmez, normal fonlarda belirgin bir sorun görülmemesinin önemli olduğunu ancak bunun finansal sistemin tamamının risklerden uzak olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtti.
Eğilmez’e göre öncelikli hedef, mevcut problemlerin daha geniş bir finansal krize dönüşmesini engellemek ve benzer sorunların yeniden yaşanmasını önleyecek kurumsal yapıyı oluşturmak olmalı.
İKİ TEMEL ŞART SAYDI
Eğilmez, yapısal reformlardan önce çözülmesi gerektiğini söylediği iki temel meseleyi de şöyle sıraladı:
“Siyasi otorite teknik denetim ve uygulama süreçlerine müdahale etmemeli.”
“Hukukun en üst düzeyden en alta kadar istisnasız ve eşit uygulanmasını sağlayacak bir yapı kurulmalı.”
Eğilmez, Türkiye’de temel problemin çoğu zaman kural eksikliğinden değil, mevcut kuralların uygulanmasındaki eşitsizlik ve öngörülemezlikten kaynaklandığını savundu.
Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi için yalnızca mevcut krizin çözülmesine değil, benzer sorunların yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek kurum ve kuralların oluşturulmasına odaklanılması gerektiğini belirtti.
