Milyonlarca çalışana ve işverene rahat nefes aldıracak karar Resmi Gazete'de yayımlanan yeni ekonomi paketiyle netleşti! Hükümetin önümüzdeki 3 yıllık yol haritasını çizen 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nda (OVP), maaşlarda doğrudan düşüşe yol açacak olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne (TES) yer verilmedi. SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın kulis bilgilerine göre; asgari ücretlinin sırtına binecek ek yük ve işverenin yüzde 44'leri bulacak prim maliyeti, sistemin fişini çekti. Yıllardır sürekli ertelenen ve hem işçi hem de patron sendikalarının karşı çıktığı "zorunlu kesinti" planı, kağıt üzerindeki hesapların saha gerçeklerine uymaması nedeniyle tamamen iptal edildi. Peki, masadaki kesinti rakamları neydi, sistem neden tıkandı? İşte OVP'nin gizli detayı...
ÇALIŞANLARDAN KESİLECEK OLAN TES KARARI VERİLDİ
Hükümetin ekonomideki makro hedeflerini ve yapısal reformlarını içeren 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı'nın (OVP) yankıları sürüyor. Programın açıklanmasıyla birlikte milyonlarca çalışanın ve işverenin gözü, aylardır tartışılan ve maaşlardan zorunlu kesinti yapılmasını içeren Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) başlığına çevrilmişti. Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) yerini alması planlanan ve hem işçiden hem işverenden kesilecek primlerle yeni bir fon yaratmayı hedefleyen TES, yeni OVP metninden tamamen çıkarıldı.

Türkiye Gazetesi yazarı ve Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, köşesinde ele aldığı analizde, "müneccimlik yapmadıklarını, sahanın gerçeklerinin bu sistemin uygulanamayacağını çok önceden gösterdiğini" belirterek, TES'in tamamen rafa kaldırıldığını duyurdu.
ASGARİ ÜCRET 27 BİN TL'YE DÜŞECEKTİ
Halihazırda net 28.075 TL olan asgari ücret, açlık sınırının 37.388 TL'ye ulaştığı bir ortamda zaten 9.313 TL geride kalmış durumda. Eğer TES iptal edilmeseydi ve planlandığı gibi maaşlardan yüzde 3'lük bir zorunlu kesinti daha yapılsaydı, asgari ücretlinin eline geçen net para 27.084 TL'ye kadar düşecekti. Tasarruf için kurulan fon mantığının, çalışanın sofrasındaki ekmeği daha da küçültecek olması, Cumhurbaşkanlığı'nın bu "emrivaki" sisteme geçit vermemesindeki en temel etken oldu.
KAĞIT ÜZERİNDEKİ PLANLAR DUVARA ÇARPTI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki ihtisas komisyonlarında 23 yıl boyunca kıdem tazminatı ve tasarruf fonu tartışmalarını takip ettiğini belirten Karakaş, sistemin çöküşünü takvimsel çıkmazlara bağladı:

Hedefler Tutmadı: 2023 yılında ilan edilen OVP'de TES'e geçiş için 2024 sonbaharı işaret edilmişti. Bu tarih önce 2025'e, ardından 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'na kaydırıldı.
Mevzuat Eksikliği: Sürekli ötelenen takvim ve kurulamayan mevzuat altyapısı sistemi kilitledi. Karakaş bu durumu, "Saha gerçeklerini görmeden kağıt üzerinde yapılan planlar eninde sonunda duvara çarpmaya mahkumdur" sözleriyle özetledi.
İŞVERENİN PRİM YÜKÜ YÜZDE 44'E YÜKSELECEKTİ
TES'in rafa kalkmasındaki bir diğer kritik dinamik ise işveren tarafının karşı karşıya kaldığı devasa prim maliyetleri oldu:
Sürdürülemez Oranlar: Ocak 2026 itibarıyla SGK ve işsizlik primlerinin toplamı yüzde 38,75'e tırmanmıştı. Sistemin hayata geçmesiyle yüzde 3 işveren ve yüzde 3 işçi payı eklenince toplam prim yükü yüzde 44,75'e fırlayacaktı.
Kayıt Dışı İstihdam Riski: İmalat dışı sektörlerde uygulanan yüzde 5'lik prim indiriminin yüzde 2'ye çekilmesinin KOBİ'leri zaten zorladığını vurgulayan Karakaş, gücü tükenen esnafa yeni yükler bindirmenin resmi istihdamı daraltıp kayıt dışı ekonomiyi körükleyeceğini ifade etti.
TES'in iptal edilmesinde, sosyal tarafların (işçi ve işveren sendikalarının) ortak bir noktada buluşamaması nihai kararı belirledi. İsa Karakaş süreci şu sözlerle noktaladı:
"Cumhurbaşkanımız çalışanları ve işverenleri ilgilendiren tüm meselelerde tarafların uzlaşmasına ve iradelerine büyük önem vermiştir. Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminde de hem çalışanların hem de işverenlerin haklı gerekçelerle yanaşmamaları nedeniyle bu sistem emrivaki bir şekilde yürürlüğe konulmamıştır."
