Altın fiyatlarındaki yükselişin ardından yatırımcılar önce gümüşe yönelmiş ancak gümüşte de fiyatlar hızla artınca yeni tercihler şekillenmeye başladı ve yatırımcılar bakıra yönelmeye başladı. Piyasalarda fiyatlar hızla artarken yatırımcılar bakırı “yeni altın” olarak görüp görmemek gerektiğini tartışmaya başladı.
Fakat uzmanlar, bakırın altın ve gümüşe göre farklı bir dinamiğe sahip olduğunu ve yatırım yapmadan önce dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

YATIRIMCININ YENİ ALTERNATİFİ BAKIR
Fiyatlardaki artışlar yatırımcıyı yeni alternatif arayışlarına yöneltti. Altının tarihi zirveleri oynaması, gümüşteki güçlü artış gözleri bakıra çevirdi. Fakat uzmanlara göre bu yönelimin ardından büyük oranda “henüz yükselmemiş varlık arayışı” bulunuyor.
Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, bakır fiyatlarındaki hareketliliğin sosyal medyada spekülatif şekilde gündem olduğunu aktararak, bakırın esas olarak endüstriyel bir metal olduğunu vurguluyor.

“BAKIRDA FİZİKİ ALIM SATIM MÜMKÜN DEĞİL”
Yıldırımtürk, bakırda fiziki alım satımın mümkün olmadığının altını çiziyor. Bakırın, altın ve gümüş gibi fiziki olarak gram bazında işlem gören bir ürün olmadığını vurgulayan Yıldırımtürk, işlemlerin bankalar ve aracı kurumlar üzerinden, kaydi ve kontrat bazlı yapıldığını söylüyor. Yıldırımtürk’e göre bakır yatırımı, ancak finansal okuryazarlığı yüksek, vadeli işlemler ve kontratlı piyasalar konusunda deneyimli yatırımcılara uygun.
Ekonomim’de yer alan habere göre; uzmanlar tarafından paylaşılan veriler kapsamında küresel bakır talebi bugün yaklaşık 26 milyon ton seviyesinde olurken, bu rakamın 2035 yılına kadar 32-34 milyon tona çıkması bekleniyor. Enerji dönüşüm sürecinin tek başına 6-7 milyon tonluk ek talep yaratacağı tahmin ediliyor.
Buna karşılık bakır cevheri tenörlerinde de ciddi düşüşler yaşanıyor. Son 25 yılda bakır cevherinin kalitesi yarıdan fazla gerileme gösterirken, büyük bakır yataklarının keşif oranı da önemli oranda azalmış durumda.
