OECD Türkiye’nin büyüme tahminini yüzde 3,1’e indirdi

OECD Türkiye’nin büyüme tahminini yüzde 3,1’e indirdi

OECD, Haziran 2026 raporunda küresel ekonominin Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yeniden baskı altına girdiğini belirtti. Kuruluş, dünya büyümesinin 2026’da yüzde 2,8’e gerilemesini beklerken Türkiye için büyüme tahminini yüzde 3,3’ten yüzde 3,1’e düşürdü. OECD, enflasyonla mücadele konusunda ise dikkat çekici bir uyarıda bulunarak, “Dezenflasyon sürecindeki ilerleme yetersiz kalırsa Merkez Bankası politika faizini artırmalıdır” değerlendirmesini yaptı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Haziran 2026 Ekonomik Görünüm Raporu’nda küresel ekonominin Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı enerji şokunun baskısı altında olduğunu belirtirken, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki iki yılda büyümeyi sürdüreceğini ancak yüksek enerji fiyatları ve enflasyon riskleriyle karşı karşıya kalacağını bildirdi. OECD, enflasyondaki düşüşün yavaşlaması halinde Merkez Bankası’nın yeni faiz artışlarına gitmesi gerekebileceği uyarısında bulundu.

OECD’nin “Baskı Altında” temasıyla yayımladığı raporda, yılın başında yapay zeka yatırımları, güçlü finansal koşullar ve ticaret gerilimlerindeki azalma sayesinde küresel ekonominin beklenenden daha güçlü bir görünüm sergilediği, ancak Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasaları üzerindeki etkisinin yeni bir belirsizlik dönemi yarattığı ifade edildi.

Rapora göre Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksaklıkları ve enerji altyapısında meydana gelen hasarlar petrol, doğal gaz, gübre ve çeşitli sanayi girdilerinin fiyatlarını yükseltti. OECD, bu gelişmelerin küresel büyümeyi yavaşlatırken enflasyon görünümünü de bozduğunu değerlendirdi.

Kuruluşun temel senaryosuna göre dünya ekonomisinin büyüme hızı 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden 2026’da yüzde 2,8’e gerileyecek. Küresel büyümenin 2027 yılında ise yüzde 3,1’e yükselmesi bekleniyor. G20 ülkelerinde yıllık enflasyonun 2026’da yüzde 4’e çıkacağı, 2027’de ise yüzde 3,1’e gerileyeceği öngörülüyor.

OECD, çatışmaların uzaması halinde küresel ekonomide daha sert bir yavaşlama yaşanabileceğini de vurguladı. Alternatif senaryoya göre enerji arzındaki sorunların 2027’ye kadar sürmesi halinde küresel büyüme 2026’da yüzde 2,1’e, 2027’de yüzde 1,8’e kadar düşebilecek. Böyle bir durumda bazı ekonomilerin resesyona yaklaşabileceği, işsizliğin artabileceği ve enflasyon baskılarının güçlenebileceği belirtildi.

TÜRKİYE İÇİN BÜYÜME BEKLENTİSİ AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLDİ

OECD, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 büyüme tahmininde mart ayına göre aşağı yönlü revizyona gitti. Kuruluş, mart ayında yayımladığı ara raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyüyeceğini öngörürken, Haziran 2026 Ekonomik Görünüm Raporu’nda bu tahmini yüzde 3,1’e indirdi. OECD, 2027 yılına ilişkin yüzde 3,8’lik büyüme beklentisini ise korudu.

Rapora göre yüksek enerji ve emtia fiyatları ile sıkı finansal koşullar kısa vadede iç talep üzerinde baskı oluşturuyor. Buna karşın 2026’nın sonlarına doğru tüketici güvenindeki toparlanma ve faizlerde beklenen düşüşün tüketim ve yatırımları desteklemesi öngörülüyor.

OECD, enflasyondaki gerilemenin yeniden hız kazanmasıyla yıllık tüketici enflasyonunun 2027’nin ilk yarısında yüzde 20’nin altına düşeceğini, yıl sonunda ise yüzde 15 seviyesine gerileyeceğini tahmin ediyor.

Raporda enflasyondaki düşüşün son dönemde yavaşladığına da dikkat çekildi. Yıllık tüketici enflasyonunun Nisan 2026’da yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiği, Ocak ayında ise yüzde 30,7 olduğu belirtildi. Çekirdek enflasyondaki gerilemenin sınırlı kaldığı, üretici enflasyonunun ise geçen yıla göre yükseldiği ifade edildi.

OECD’DEN FAİZ ARTIŞI UYARISI

Raporda Türkiye açısından en dikkat çekici değerlendirmelerden biri para politikasına ilişkin oldu. OECD, Orta Doğu’daki çatışmaların başlamasından sonra faiz indirimlerinin durdurulduğunu hatırlatarak enflasyon beklentilerinin hâlâ Merkez Bankası hedefinin oldukça üzerinde bulunduğunu belirtti. Bu nedenle sıkı para politikasının sürdürülmesinin kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Kuruluş, enflasyondaki düşüşün beklenenden yavaş gerçekleşmesi halinde Merkez Bankası’nın politika faizini artırması gerektiğini ifade etti. Raporda, yüksek emtia fiyatlarının etkisinin azalmasıyla politika faizinin kademeli olarak düşebileceği ve 2027 sonunda yüzde 20 seviyesine gerileyebileceği öngörüldü.

OECD ayrıca Merkez Bankası’nın kur üzerindeki baskıları sınırlamak amacıyla önemli miktarda döviz ve altın rezervi sattığını, rezervlerin nisan ayında kısmen toparlandığını kaydetti.

ENERJİ FİYATLARI TEMEL RİSK OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

OECD’ye göre Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu en önemli risklerden biri Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı şokları.

Türkiye net enerji ve gübre ithalatçısı konumunda bulunurken, yüksek enerji fiyatları hem cari açık hem de enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Bununla birlikte OECD, Türkiye’nin petrol, doğal gaz ve gübre ithalatının büyük bölümünün doğrudan Basra Körfezi’nden gelmemesi nedeniyle arz risklerinin sınırlı olduğunu belirtti.

Raporda ayrıca Avrupa ekonomilerinde yaşanabilecek olası bir yavaşlamanın ve Çin’in üçüncü pazarlardaki rekabet baskısının Türkiye’nin ihracatı açısından risk oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

MALİ DİSİPLİN VE YENİLENEBİLİR ENERJİ VURGUSU

OECD, maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemeyi sürdürmesi gerektiğini belirtti. Rapora göre bütçe açığının 2025’teki yüzde 2,9 seviyesinden 2027’de yüzde 3,4’e yükselmesi beklenirken, kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.

Kuruluş, güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarının hızlandırılmasının enerji güvenliğini güçlendireceğini, enerji maliyetlerini azaltacağını ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artıracağını vurguladı.

Raporda ayrıca kadınların iş gücüne katılımını teşvik edecek vergi düzenlemeleri, beceri seviyesinin yükseltilmesi, hizmet sektöründeki giriş engellerinin azaltılması ve iş gücü piyasasında verimliliği artıracak reformların uzun vadeli büyüme potansiyelini destekleyeceği belirtildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN