Düzce’de yetiştirilen Konuralp pirincinde 5 yılda ekim alanı genişletildi. Pirincin 2019 yılında tescillenmesi sonrasında üretiminin artması için Düzce Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi ortak çalışmalar yürüttü. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nün desteklediği “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda “Osmanlı saray mutfağının pirinci” olarak bilinen pirincin ekim alanı 1316 dekardan 2450 dekara çıkarıldı.

5 YILDA EKİM ALANI %86 ARTTI
Düzce’de yaklaşık 100 üreticiyle sertifikalı çeltik tohumu dağıtılarak destek sağlanırken, son 5 yıl içinde çeltik ekim alanı %86 oranında arttı. Teknolojinin üretime katıldığı destek projesinde de ürünün kalitesinin korunması ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflendi.
Zirai İnsansız Hava Araçları ile tohum ekimi ve gübreleme gibi yenilikçi yöntemlerle çiftçilere destek olunurken, ürünün kurutulması ve paketlenmesi işlemleri de şehirdeki modern tesislerde yüksek kalite standartlarına uygun olarak yapılıyor.

“BUNU YİYEN BAŞKA PİRİNÇ YEMİYOR”
50 yıldır dedelerinin öğrettiği çeltik üretimini yaptıklarını belirten 67 yaşındaki İsmet Aktepe, bu seneki yağışlardan dolayı tarla hazırlığının uzun sürdüğünü söyleyerek, "Şükürler olsun tarlaları hazırladık ve tohumlarımızı attık. Biz bakımı elimizden geldiğince iyi şekilde yapmaya çalışacağız. Gerisi Allah'ın takdiri." dedi.
Coğrafi işaretli pirincin tarihinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını belirten Aktepe, "Lezzeti ve tadındaki aroması anlamında diğer pirinç türlerinden çok farklı. Araştırmacılar buranın pirincinin Osmanlı saray mutfaklarına gittiğini yazıyor. Bu pirincin tadını bilenler her yıl bizlerden alıyor. Bu lezzet herkes tarafından tasdikleniyor. Bunu yiyen başka pirinç yemiyor." diye konuştu.
Teknolojiyle birlikte üretimde ekim alanlarını genişlettiklerini ve üretimi artırdıklarını belirten Aktepe, sözlerini şöyle sonlandırdı:
"Yaşımızdan kaynaklı eski yöntemle yapacak genç üretici bulmakta zor. 120 gün buradayız, ayrılamayız. Artık yapamayacak kadar yaşlanmıştık ki yardımımıza teknoloji yetişti. Drone, lazer alındı ve insan gücünü azalttık. Verim buna bağlı olarak arttı. Teknolojik aletler gübreyi, tohumu ölçülü atıyor. Bu anlamda şaşma yapmıyor. Elle atarken o dengeyi sağlayamıyorduk."
