İran savaşı ve Orta Doğu'da artan gerilim, küresel altın piyasalarında dengeleri temelden sarsarken, Türkiye'nin attığı stratejik adım dünya ekonomisinin gündemine oturdu. Bloomberg'in analizine göre; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın artan enerji maliyetlerine karşı kurunu korumak için iki haftada 60 ton (8 milyar dolar) altın satması, merkez bankalarının "sürekli altın alıcısı" olduğu yönündeki küresel algıyı değiştirdi. Dünyanın gözü şimdi Türkiye'nin başlattığı bu akımı diğer ülkelerin takip edip etmeyeceğinde.
Jack Ryan imzalı habere göre, tırmanan İran savaşı, altında yaşanan rekor yükselişi tersine çevirme potansiyeli taşıyor ve bu yeni dönemin öncülüğünü piyasadaki reaksiyonuyla Türkiye yapıyor.
TCMB'DEN İKİ HAFTADA 60 TONLUK DEV HAMLE
Bloomberg'in raporunda, Türkiye'nin artan enerji maliyetleri ve yüksek dolar talebi karşısında Türk Lirası'nı korumak amacıyla proaktif bir strateji izlediği vurgulandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yalnızca Mart ayı içerisindeki iki haftalık süreçte yaklaşık 60 tonluk (8 milyar dolar değerinde) altın satışı ve takası (swap) gerçekleştirdi.
Analizde, TCMB'nin bu devasa hamlesinin, aynı dönemde finansal çalkantılar, artan tahvil faizleri ve güçlenen dolar nedeniyle altın destekli borsa yatırım fonlarından (ETF) nakde kaçan küresel yatırımcıların yarattığı toplam çıkıştan bile daha büyük olduğuna dikkat çekildi.
"MERKEZ BANKALARI SADECE ALIR" EZBERİ ÇÖKÜYOR
Küresel finans krizinden bu yana ve özellikle 2022'de Rusya'nın döviz rezervlerinin dondurulmasının ardından, merkez bankaları dolar varlıklarını çeşitlendirmek için net altın alıcısı konumundaydı. Ancak Türkiye'nin bu yüklü satışı, piyasadaki uzun vadeli varsayımları sorgulatmaya başladı.
Değerli metaller ticaret ve rafineri şirketi MKS PAMP SA'nın Metal Stratejisi Başkanı Nicky Shiels, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Merkez bankalarının sürekli ve tek yönlü alıcılar olduğu yönündeki ezber artık sorgulanıyor" ifadelerini kullandı. Haberde, diğer ülkelerin de Türkiye'yi örnek alması durumunda altındaki genel alım hızının yavaşlayacağı uyarısı yapıldı.
ENERJİ İTHALATÇILARI TÜRKİYE'NİN İZİNDEN GİDEBİLİR
Altın fiyatları, bu yılın başlarında onsu 5.000 doları aşarak rekor kırmış, ancak savaşın getirdiği risklerle bu zirveden yaklaşık %18 oranında gerilemişti. Bloomberg analizine göre, savaşın uzaması halinde Türkiye gibi diğer enerji ithalatçısı ülkeler de benzer adımlar atabilir. Kabaran petrol ve doğalgaz faturaları, devletlerin kasalarında altın rezervine dönüştürebilecekleri daha az dolar kalması anlamına geliyor.
Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla petrodolar akışı kesilen Körfez ülkelerinin de durumu piyasalar açısından bir başka risk faktörü olarak değerlendiriliyor.
PİYASALAR ŞİMDİ ÇİN'E BAKIYOR
ABD Hazine tahvillerinin aksine, altın piyasasına müdahale edip fiyatları destekleyecek "son çare alıcısı" konumunda bir kurum (Fed gibi) bulunmuyor. Bu durum, fiyatları desteklemek isteyen piyasa oyuncularının umutlarını Çin Merkez Bankası'na bağlamasına neden oldu.
Ancak analizin sonucunda çarpıcı bir uyarı yer alıyor: Gelişmekte olan ekonomiler, artan maliyetler karşısında dolar bulmak için Türkiye'nin yaptığı gibi topluca piyasaya altın satmaya yönelirse, altın fiyatlarında hızla aşağı yönlü bir satış sarmalının tetiklenmesi kaçınılmaz olacak.
